20. Hukuk Dairesi 2015/4047 E. , 2016/451 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 10/11/2014 gün ve ... sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla ve 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 09.02.2011 tarih ve 6110 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 14. maddesinin son fıkrası ve aynı Kanuna 6572 sayılı Kanunun 27. maddesi ile eklenen geçici 14. maddesi ile 22.01.2015 tarih ve 29244 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak 02.02.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun işbölümüne ilişkin 19.01.2015 tarih ve 2015/8 sayılı kararı gereğince, karar düzeltme incelemesi yapma görevinin Dairemize ait olduğu anlaşılmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişi vekili, 18.04.2013 havale tarihli dilekçesiyle; müvekkilinin maliki olduğu 1103 sayılı parselin tapu kaydının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle 2013 yılında kesinleşen mahkeme kararıyla iptal edildiğinden bahisle fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla 8.450,00.-TL maddi tazminatın taşınmazın tapu iptal davasının açıldığı 18/11/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Daha sonra 05.12.2013 tarihli harçlı ıslah dilekçesiyle tazminat isteğini artırarak toplamda 11.550,00.-TL tazminat isteğinde bulunmuştur.
Tazminat istemine dayanak 1103 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliğiyle ve 330,00 m² yüzölçümüyle davacı adına tapuda kayıtlı iken, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.01.2013 gün ve ... sayılı kararı ile 1103 sayılı parselin kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydı iptal edilerek parselin tapu sicilinden terkinine karar verilmiş, bu karar temyiz edilmeksizin 11.04.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
Mahkemece dava kabul edilmiş 11.550,00.-TL maddi tazminatın 8.450,00.-TL’sine dava tarihi olan 18.04.2013 tarihinden, geriye kalan 3.100,00.-TL’sine ise ıslah tarihi olan 05.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı ... temyizi üzerine 5. Hukuk Dairesince, “…Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor geçersizdir. Şöyle ki; dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre, dava konusu taşınmaz arazi niteliğinde olup, arazilere ziraat mühendisi bilirkişilerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi kurulunca, ekilebilir net ürün gelirine göre değer biçilmesi gerektiği düşünülmeden, inşaat mühendisi ve emlak bilirkişilerince düzenlenen ve soyut ifadelerle piyasa rayiçlerine göre değer biçen rapora göre hüküm kurulması…” doğru görülmemiştir, denilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Davacı ... vekili, bu kez Yargıtay kararının düzeltilmesini istemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazmini isteğine ilişkindir.
Her ne kadar, 5. Hukuk Dairesince yerel mahkeme kararının yukarıda yazılı şekilde bozulmasına karar verilmiş ise de, tazminat istemine dayanak 1103 sayılı parsele bitişik komşu ve yüzölçümü eldeki davaya konu parsel ile aynı miktarda olan ve aynı bilirkişilerce yine aynı miktarda değer biçilen 1082 sayılı parsel hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13/02/2014 gün ve ... sayılı karar; Yargıtay 5. Hukuk Dairesince 27.10.2014 gün ve ... sayılı karar ile harç yönünden düzeltilerek onandığı anlaşılmıştır. Bu durumda yani yerel mahkeme hükmünün aynı koşullara sahip bitişik komşu taşınmaz hakkındaki kesinleşen yargı kararıyla uyumlu olduğu nazara alındığında hükmün emsal karar gibi düzeltilerek onanması gerekirken zuhulen bozulduğu bu kez yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından, davacı ... vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile önceki bozma ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 10/11/2014 gün ve ... sayılı bozma ilamı kaldırılarak yerine, “İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davalı ... harçtan muaf olduğu halde, mahkemece peşin harç ve ıslah harcının yargılama giderlerine dahil edilmesi suretiyle ... harç yükletilmesi doğru değil ise de, belirtilen bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının iki numaralı bendinin tümü ile çıkartılarak, yerine “Davalı ... harçtan muaf olduğundan ilam harcı alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan peşin harç ve ıslah harcının talebi halinde davacıya iadesine ve davacı tarafından karşılanan 679,15.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve yerel mahkemenin 13/02/2014 gün ve 2013/82-2014/67 sayılı kararının 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK"nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 18/01/2016 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y Y A Z I S I
Dava, TMK"nın 1007. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince "...dava konusu taşınmaz arazi niteliğinde olup arazilere ziraat mühendisi bilirkişilerden oluşan üç kişilik bilirkişi kurulunca, ekilebilir net ürün gelirine göre değer biçilmesi gerektiği düşünülmeden, inşaat mühendisi ve emlak bilirkişelerince düzenlenen ve soyut ifadelerde piyasa rayiçlerine göre değer biçen rapora göre hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun işbölümüne ilişkin 19/01/2015 tarih ve 2015/8 sayılı kararı gereğince; kararı düzeltme incelemesi yapma görevi Dairemize verildiğinden Sayın çoğunluk tarafından 5. Hukuk Dairesinin bozma ilâmının zuhulen verildiği görüşüyle yerel mahkeme kararının emsal karar ve hüküm nedeniyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ise de sayın çoğunluğun görüşüne aşağıdaki gerekçelerle katılmıyorum.
... köyü, ... mevkiindeki 1103 parsel sayılı taşınmaz davacı adına 330 m² tarla niteliğiyle kayıtlı iken, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 17/01/2013 tarihli kararı ile kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydı iptal edilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.
TMK"nın 1007. maddesi uyarınca davacı tazminat talep etmektedir. Mülkiyet hakkından yoksun bırakılan kişinin adil bir şekilde zararının tazmini gerekir.
Zarar, kişinin iradesi dışında mal varlığında meydana gelen eksilmedir. Davacının tapusunun iptal edilmesi sebebiyle mal varlığındaki azalmanın belirlenerek zararının giderilmesi gerekir.
Tapusu iptal edilen taşınmaz kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından, herhangi bir şekilde kullanımı mümkün değildir. Davacı da taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyette bulunmamış, başka bir şekilde de kullanmamıştır. Etrafta 500 m² kadar herhangi bir yapılaşma bulunmadığı, zeminde kum hareketleri olduğu, taşınmazın belediye imar sınırları dışında bulunduğu dosya içerisindeki belgelerden anlaşılmaktadır. Tapu kaydında niteliği tarla ise de tarım yapılamayacağından net gelir yöntemi uygulanamaz, arsa olarak da nitelendirilemez.
Dosya içerisindeki kroki incelendiğinde, onlarca taşınmazın tapusunun kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldıklarından tapudan terkin edildiği, bu nedenle dava konusu taşınmaza bitişik 1082 sayılı parselin tapusunun iptali nedeniyle açılan davada verilen kararın onanması nedeniyle eldeki kararın da onanması gerektiği şeklindeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. Zira, diğer kişiler de dava açtığında bu onama kararımız emsal alınacaktır. Yalnış emsal, emsal olmaz.
Somut olayda davacının zararı nedir? Başka bir deyişle, mal varlığındaki eksilmenin parasal karşılığı nedir? Kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından veya orman olduğundan tapusu iptal edilen taşınmazların değerinin belirlenmesinde taşınmazların nitelikleri önem kazanmaktadır. Taşınmazlar tapu kaydı iptal edilmeden önce malikleri tarafından herhangi bir şekilde kullanılmakta ise veya uygulama imar planı içerisinde ve belediye hizmetlerinden faydalanmakta ise o kullanım şekli veya imar planındaki niteliği dikkate alınarak değerinin belirlenmesi mümkündür. Ancak, somut olayda olduğu gibi kullanılmayan, kullanımı mümkün olmayan taşınmazların değerinin ya arsa olarak emsal satışlar ya da tarla olarak gelir metoduna göre belirlenmesi ve bu miktar tazminata hükmedilmesi hakkaniyete uygun olmamaktadır.
Bu durumda taşınmazın yüzölçümünü, kıymetini etkileyecek bütün nitelik ve unsurları ve herbir unsurun ayrı ayrı değerini, varsa vergi beyanını, resmî makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini, bedelin tesbitinde etkili olacak diğer kriterleri, davacının taşınmazı edinirken harcadığı emek veya ödediği bedeli de gözönünde tutarak taşınmazın değerinin belirlenmesi, ekolojik dengenin korunması için Devletlerin, kurumların ve kişilerin yükümlülükleri de gözetilmek suretiyle uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekir.
Dosyada bilirkişi raporu soyut ifadelere dayandığından ve denetime elverişli bulunmadığından hükme esas alınamaz. Yukarıdaki ölçütlere uygun bilirkişi raporu alınmak suretiyle uygun bir tazminata hükmedilmesine işaretle hükmün değişik gerekçeyle bozulması düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun, düzelterek onama gerekçesine katılmıyorum.