20. Hukuk Dairesi 2015/4689 E. , 2016/682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalılar vekili ile davacı ... Yönetimi ve asli müdahil ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, ... ilçesi, ... köyü 569 sayılı parselin ifrazından oluşan 1015 ada 10 parsel sayılı 426 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliğinde olduğu halde, davalı adına tapuda kayıtlı olduğunu bildirerek, 1015 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıdının iptalini ve orman niteliğiyle ... adına tescilini istemiş, ... aynı iddia ile davaya müdahil olmuştur.
Mahkemece; her ne kadar yörede kesinleşmiş orman kadastrosu var ise de, taşınmazın fındık bahçesi niteliğinde olduğu, eski tarihli hava fotoğraflarında fındık bahçesi ile orman alanlarının karıştırılması sonucu taşınmazların yanlışlıkla orman kadastro sınırı içinde bırakıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, ... Yönetimi ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13/12/2012 tarihli ve 2012/7211 E. - 14363 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece, çekişmeli taşınmazın memleket haritası ve dayanağı hava fotoğraflarında orman sayılmayan yer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman tahdidi kesinleştiğinden uyuşmazlığın orman tahdidine göre çözümlenmesi gerekir.” denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan 1015 ada 10 sayılı parselin dahili davalılar adına olan tapu kaydının kısmen iptali ile 10.06.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 151 m²"lik alanın kesinleşmiş orma tahdit haritasında kaldığından ve ifrazı mümkün olmadığından 1015 ada 10 sayılı parselin 302/852 hisse ile ..., 275/852 hisse ile dahili davalılar ... ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, dahili davalılar vekili, davacı ... Yönetimi ve asli müdahil ... tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27/03/2014 tarihli ve 2014/1668 E. -3732 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 151 m² kısmının orman tahdidi içinde içinde kalan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, geri kalan 269 m² kısmının ise, kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı, üzerinde 25-30 yaşlarında fındık ocakları bulunduğu, davalılar yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu sebeple, ..., ... Yönetimi ve davalıların diğer temyiz itirazları yerinde değil ise de; taşınmazın ifrazı mümkün olmadığı gerekçesi ile taşınmazın paylı olarak ... ve kişiler adına tescili mümkün değildir. Ormanlar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, ormanların paylı mülke konu olması düşünülemeyeceğinden kesinleşen orman sınırı içinde kalan kısmın taşınmazdan ifrazı ile orman vasfıyla ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken, aksi düşünceyle taşınmazın paylı olarak tesciline karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır." ifadelerine yer verilmiştir.
Mahkemece bozma ilâmına uyularak dava konusu ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan 1015 ada 10 sayılı parselin dahili davalılar adına olan tapu kaydının kısmen iptali ile 10.06.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 151 m²"lik alanın ifrazı ile orman vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline, geri kalan kısmın davalıların üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm dahili davalılar vekili ile davacı ... Yönetimi ve asli müdahil ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1974 yılında yapılan arazi kadastrosu ve 06.04.1982 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A madde gereğince d. davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdıkları temyiz harcının istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının ... Yönetimine yükletilmesine, ...den harç alınmasına yer olmadığına
20/01/2016 gününde oy birliği ile karar verildi.