20. Hukuk Dairesi 2015/14845 E. , 2016/685 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı zilyedliğe dayanarak yörede 1999 yılında ilk kez yapılan ve 04/12/2003 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu sırasında ... köyü, ... mevkiindeki sınırları dava dilekçesinde belirtilen 20 dönüm civarındaki taşınmazın orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu ileri sürerek, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne 20/05/2005 tarihli bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 24613.34 m2"lik taşınmazla ilgili tahdidin iptaline, bu yerin orman sayılmayan yer olduğunun tespitine karar verilmiş, hükmün davalılar ... ... ve ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24/11/2009 tarih ve .../... - ... sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma ilâmında özetle; "Dosya içeriğinden dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre orman kadastrosunun yapıldığı, çekişmeli yer ve çevresinin orman olarak sınırlandırıldığı, bu orman parselinin çeşitli bölümlerine kişilerce açılan orman kadastrosuna itiraz ve tescil davalarında bu bölümlerin orman sınırları dışına çıkartılıp adlarına tescillerini istedikleri, bu davaların ayrı ayrı yürütüldüğü, bazı davalarda kabul kararı verilip o bölümün orman sınırları dışına çıkartıldığı ancak tescil hükmü kurulmadığı gibi geniş orman parselinin kalan bölümü hakkında da sicil oluşturulmadığı anlaşılmaktadır. Yerin hangi ada ve parsel altında orman parseli olarak işlem gördüğü, halen tutanak aslının nerede olduğu sorularak düzenli sicil oluşturulması ve çelişkili kararlar verilmemesi açısından bu orman parselinin tutanak aslı hangi dosyada davalı ise tüm dava dosyaları o dava dosyasında birleştirilmeli, davacının tescil istemi de olduğundan ... de davaya dahil edilip husumet yaygınlaştırılmalı, dava orman parselinin bir bölümü ile ilgili olduğundan bu yerin eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarında orman olmasa dahi ancak kişi yararına tespit gününe kadar zilyetlikle kazanma koşullarının oluşması halinde bu davanın dinlenme olanağının bulunduğu düşünülmelidir. Öncelikle davacıdan varsa tapu, vergi kaydı gibi belgeler ile zilyetlik tanıklarının isimleri sorulmalı, bundan sonra eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı yöntemince uygulanmalı, yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılmalıdır. 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, önceki malikler yönünden araştırma yapılmalı, ancak zilyetlik koşullarının oluşması halinde dava edilen bölümün kişiler adına, kalan bölümün de orman
olarak ... adına tesciline karar verilmelidir. Zilyetlik koşullarının oluşmadığı belirlendiği takdirde taşınmazın orman olmadığı saptansa dahi davanın reddi gerektiği düşünülmelidir." hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece bozma ilâmına uyulmuş; çekişmeli taşınmazın yer aldığı orman parselinin 6831 sayılı Kanun gereğince yapılan ve 04/12/2003 tarihinde ilân edilerek dava tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu sonucunda oluştuğu, ancak tapuya tescil işleminin yapılmadığı gerekçesiyle orman kadastrosuna itiraz davası ile tescil davası tefrik edilerek ayrı esaslara kaydedilmiş; tescil davası yönünden görevsizlik kararı verilerek bu dava ile ilgili dosya asliye hukuk mahkemesine devredilmiştir. Asliye hukuk mahkemesince kadastro mahkemesine ait .../... Esas sayılı orman kadastrosuna itiraz davasının sonucu beklenmiştir. Kadastro mahkemesinin .../...Esas sayılı dosyasında; bilirkişi tarafından (A) harfi ile gösterilen 24613.34 m2"lik taşınmazla ilgili orman sınırlandırmasının iptali ile bu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespitine, tescil istemi yönünden tefrik kararı verilmiş olup ayrı bir esasta görevsizlik kararı verildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18/04/2013 tarih ve .../... - ... sayılı kararı ile onandığı anlaşılmıştır.
Kadastro mahkemesi kararından sonra bu davanın sonucunu bekleyen asliye hukuk mahkemesince yargılamaya devam edilerek davanın kabulüne, fen bilirkişisi ... ..."in 15/08/2011 tarihli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 24613.34 m2lik taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, ... karşılık tescil talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, Kadastro Mahkemesinin .../... E. sayılı dosyasınada uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, ... ve ... ... yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının ... ... yükletilmesine, ...den harç alınmasına yer olmadığına 20/01/2016 gününde oy birliği ile karar verildi.