Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/30532
Karar No: 2020/7065
Karar Tarihi: 17.06.2020

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2016/30532 Esas 2020/7065 Karar Sayılı İlamı

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2016/30532 E.  ,  2020/7065 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenin -... isimli marketinin ... Şubesinde mağaza sorumlusu olarak 01.04.2011 tarihinde işe başladığını, işçilik hak ve alacaklarını tam olarak alamadığı için 24.12.2013 tarihinde iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini, işyerinde fazla çalışma yapıldığını, resmi ve dini bayramlarda da aynı şekilde çalışmaya devam edildiğini, hafta tatillerinin ve yıllık izin sürelerinin kullandırılmadığını, çalışmalarının karşılığı olan ücret alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin 25.12.2013 ve 27.12.2013 tarihlerinde izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın işine devam etmemesi üzerine haklı nedenle feshedildiğini, davacının ödenmeyen hak ve alacağı bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Karar süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; özellikle süresinde verilmeyen gerekçeli temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar değerlendirilmeksizin süre tutum dilekçesi dikkate alınarak “kamu düzenine aykırılık” ve “açık hukuka aykırılık” halleri ile sınırlı olarak yapılan hukuki denetim niteliğindeki temyiz incelemesine göre, davacı tarafın tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu davacının fazla mesai yapıp yapmadığı ve fazla mesai süresinin hesaplanması noktasındadır.
    Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
    Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
    İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
    Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
    Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu"nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
    Somut olayda, dosya içeriğine göre fazla çalışma ücreti alacağı, davalı tarafından sunulan imzalı puantajlara göre davacının fazla çalışma yapmadığı anlaşıldığından puantaj kaydı sunulmayan ve puantajların imzasız olduğu dönemler için tanık anlatımlarına göre hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Ancak beyanları hesaplamaya esas alınan tanıkların davalı işverene karşı açtıkları aynı nitelikte davaları bulunduğu anlaşılmaktadır. Başka delillerle desteklenmeden salt husumetli tanık anlatımlarına dayalı olarak hesaplama yapılarak anılan alacağın hüküm altına alınması isabetli olmamıştır.
    Bu noktada değinilmesi gerekirki, emsal dosyalardaki kabuller ve davalı tarafından dosyaya sunulan imzalı ve imzasız puantajlara göre, işyerinde hafta tatillerinde çalışıldığı, genel tatil günlerinde çalışılmasına rağmen kısmen karşılığının ödenmediğinin anlaşılması karşısında anılan alacakların hüküm altına alınması ve davacı işçinin iş sözleşmesini haklı fesih koşulların oluşması nedeni ile kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü isabetlidir.
    Davacı tanıklarından ..."ün davalı işverene karşı açtığı davada, Dairemizin 02.03.2016 tarih, 2014/34877 esas - 2016/6142 karar sayılı ilamı ile davalı işyerinde yalnız iki ayda bir envanter sayımı yapılan günlerde fazla mesai yapıldığı belirtilmiştir. Ancak diğer davacı tanığı ...’ın davalı işverene karşı açtığı davada, Dairemizin 13.12.2017 tarih, 2015/29226 esas ve 2017/28541 karar sayılı ilamında da kabul edildiği üzere, davacının imzaladığı sözleşmede yer alan fazla çalışmanın aylık ücrete dahil olduğuna ilişkin düzenleme nedeni ile iki ayda bir envanter sayımı nedeni ile yapılan fazla çalışmaların da yıllık ikiyüz yetmiş saati aşmadığının anlaşılması karşısında fazla çalışma ücreti alacağının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi