19. Hukuk Dairesi 2018/443 E. , 2019/5031 K.
"İçtihat Metni"
Asıl ve birleşen dosya davacısı .... vekili Av. ... ile asıl ve birleşen dosya davalısı ... İnş. Turz. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av. ... ile birleşen dosya davalısı ... vekili Av. ... arasında görülen dava hakkında Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen 2016/721 esas, 2016/712 karar sayılı ve 29.11.2016 tarihli hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 2017/2306 esas, 2017/7235 karar sayılı ve 24.10.2017 tarihli ilamına karşı asıl ve birleşen dosya davacısı .... vekilince süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı vekili, davacı kooperatifin davalı .... Ltd. Şti."nden toplam 96.471,00 TL bedelli inşaat malzemesi aldığını, alınan malzeme karşılığı toplam 126.042,25 TL bedelli bono verildiğini, ödenmeyen her bono bedelinin diğer bono içine katılarak tekrar bono düzenlendiğini, gerçekte tüm bono bedellerinin Antalya 2. İcra Müdürlüğü"nün 2006/5781 esas sayılı icra dosyasına konu 90.000,00 TL"lik bono içerisinde toplandığını, bu bononun vadesinde ödenemediğini, bu nedenle davacı kooperatifin inşa ettiği D blok 1 ve 2 no’lu dükkanların davalı şirket sahibine satışının yapılması için anlaşmaya varıldığını, davalının dükkanlar karşılığı iade etmesi gereken senetleri iade etmediği gibi tapu iptal ve tescil davası açtığını, bu nedenle davacı kooperatifin dükkanların satışından vazgeçtiğini ileri sürerek davalı şirketin takip konusu ettiği 25.000,00 TL, takip konusu edilmeyen 3.842,25 TL ve 1.200,00 TL bedelli senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takiplerinde faiz talebine dayanak yapılan sözleşmelerin iptaline ve % 40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı .... Ltd. Şti. vekili, dava konusu 25.000,00 TL ve 90.000,00 TL bedelli senetlerin borca karşılık verildiğini, 90.000,00 TL"lik senedin önceki senetleri kapsar şekilde verildiği iddiasının doğru olmadığını, 3.842,25 TL ve 1.200,00 TL"lik senetlerin ellerinde olmadığını, davacının özgür iradesi ile imzaladığı faiz sözleşmelerinin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, davacı kooperatifin davalı ..."in sahibi olduğu diğer davalı şirketten aldığı inşaat malzemeleri karşılığında senet verdiğini, bu senetlerin vadesinde ödenmemesi nedeniyle davacı kooperatif ile davalı ... arasında 2 adet dükkanın satışı konusunda işyeri satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, davalıya bir adet 105.000,00 TL bedelli makbuz verildiğini, davalı ..."in kendi elindeki makbuza iadesi gereken senetlerin vergi nedeniyle yazılmasını istemediğini, ancak davacı kooperatif elinde kalan makbuzda iadesi gereken senetlerin yazılı olduğunu, bu senetlerin iade edilmeyip icra takibine konu edildiğini, söz konusu makbuzdaki davalı ... tarafından 105.000,00 TL ödeme yapıldığına yönelik kaydın gerçek olmadığını, davacı kooperatifin makbuz nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili, davacı ile davalı ... arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin, diğer davalı ... Şirketi ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle sözleşmenin ... Şirketi’ne verilen senetler karşılığı yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, davalı ...’in nakit 105.000,00 TL ödeme yaptığını, davacı elindeki makbuzda yazan not açıklamalarının davalı ...’in elinde bulunan makbuzda yazılı olmadığını, davacının sonradan ekleme yaptığı bu açıklamalardan davalı ..."in haberi olmadığını, davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, olayda iki ayrı alacak, iki ayrı alacaklı ve iki ayrı hukuki ilişki bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2012/8496 esas ve 2013/4928 karar sayılı ve 21.03.2013 tarihli ilamı ile dava konusu talep açıklattırılmadan ve eksik peşin harç tamamlattırılmadan karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak verilen hüküm, Dairemizin 2015/11481 esas ve 2016/10931 karar sayılı ve 16.06.2016 tarihli ilamı ile kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davada; davalı takip alacaklısının isticvap ve yemin beyanında 3.842,25 TL ve 1.200,00 TL bedelli bonoların kendisinde olmadığını ve alacaklı olmadığını bildirmesi nedeniyle bu bonolar yönünden talebin kabulü gerektiği, davacının davalıdan aldığı mal bedeline karşılık dava konusu bonoları verdiği, taraflar arasındaki bonoların karşılığında davacıya ait taşınmazın davalıya satışına ilişkin sözleşmenin gerçekleşmediği, davalı tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verildiği, bonoların ödendiğinin iddia ve ispat edilemediği, davacının Antalya 4. İcra Müdürlüğü"nün 2006/15918 esas sayılı dosyasında takip konusu olan 25.000,00 TL bedelli bono nedeniyle borçlu olduğu, bu sebeple bu bonoya yönelik borçlu olmadığı yönündeki isteğin reddinin gerektiği, dava konusu Antalya 4. İcra Müdürlüğü"nün 2006/15918 sayılı takip dosyasındaki faize dayanak alınan "muacceliyet ve faiz sözleşmesi" ile Antalya 2. İcra Müdürlüğü"nün 2006/5781 sayılı dosyasında işlemiş faize dayanak alınan "ödenirlik ve faiz sözleşmesi"nin geçerli olup olmadığı değerlendirildiğinde, davalı vekilinin kambiyo senetlerine özgü takip yaptığı, takipte vade farkı değil, vade tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olduğu, takibin kambiyo senedine dayalı takip olması nedeniyle 3095 sayılı Yasa"nın 2. maddesi uyarınca avans faizi talep edebileceğinden anılan faiz sözleşmelerinin geçersizliğine yönelik talebin kabulü gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davacının takip dışı 3.842,25 TL ve 1.200,00 TL bedelli bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, Antalya 2. İcra Müdürlüğü 2006/5781 sayılı dosyasında işlemiş faizin 35.029,59 TL"lik kısmından sorumlu olmadığının tespitine, Antalya 4. İcra Müdürlüğü"nün 2006/15918 sayılı takip dosyasında işlemiş faizin 44.515,75 TL"lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davada; davalının davacıya karşı dava konusu 105.000,00 TL"lik makbuza dayalı bir talebi bulunmadığı gibi bu belge içeriğindeki bonolarla ilgili menfi tespit davası açıldığının da anlaşıldığı gerekçesiyle birleşen davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen dosya davacısı vekili ile asıl dosya davalısı ... İnş. Ltd. Şti. vekili ve birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 2017/2306 esas ve 2017/7235 karar sayılı ve 24.10.2017 tarihli ilamı ile; “1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı-birleşen davalı .... Ltd. Şti."nin asıl davaya yönelik temyizine gelince; davacı Antalya 2. İcra Müdürlüğü 2006/5781 sayılı takip dosyasındaki faiz ile ve Antalya 4. İcra Müdürlüğü 2006/15918 sayılı dosyasına konu bono ve faiz ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Antalya 4. İcra Müdürlüğü 2006/15918 sayılı takibe konu 25.000,00 TL bedelli bononun 29.11.2004 tarihinde ödenmemesi halinde vade tarihinden itibaren aylık %10 gecikme ile ödeneceği, Antalya 2. İcra Müdürlüğü 2006/5781 sayılı takibe konu 24.11.2005 vadeli 90.000,00 TL"lik bononun gününde ödenmemesi halinde ise aylık %12 vade farkı ödeneceği kabul ve taahhüt edilmiştir. Her iki bononun bedelsiz kaldığı kanıtlanamadığından icra takiplerindeki faiz oranları taraflar arasındaki sözleşmeye göre hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 3-Birleşen davalı ..."in temyizine gelince; adı geçen yönünden açılan menfi tespit davasında borcun ödendiği ileri sürülmüş ve ödemeye yönelik makbuz ibraz edilmiş ise de bu makbuzun aslında nakit ödeme yapılmadığı satış bedelinden mahsup edildiği dolayısıyla davalı ..."in müvekkilinde herhangi bir alacağı bulunmadığı ileri sürülmüş ise de bu iddia kanıtlanamadığından davanın bu gerekçeyle esastan reddi gerekirken karar gerekçesinde ... yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçe gösterilerek reddedilmesi ve davalı ... yönünden eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir,” gerekçeleriyle (1) nolu bend uyarınca davacının asıl ve birleşen davalara yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl davanın davalısı ... İnş. Turizm Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. yararına bozulmasına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davanın davalısı ... yönünden bozulmasına karar verilmiş, iş bu ilama karşı asıl ve birleşen dosya davacısı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
(1) Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere göre, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine uymayan asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) Davacı kooperatif tarafından Antalya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/5781 esas sayılı takibine konu 24.11.2005 vade tarihli, 90.000,00 TL bedelli bononun gününde ödenmemesi halinde aylık %12 vade farkı ödeneceği kabul ve taahhüt edilmiş ise de, davalı anılan takipte vade farkı değil, akdi faiz talebinde bulunmuştur. Davalının takip talebinde faiz talebinde bulunmuş olması nedeniyle vade farkına yönelik kararlaştırılan oranın (aylık % 12) uygulanması mümkün değildir. İş bu takipte uygulanacak faiz oranı, 3095 sayılı Yasa uyarınca ticari işlerde uygulanacak avans faizi oranıdır. Dairemizce bu husus gözetilerek asıl dosya davalısı ... İnş. Turizm Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddi gerekirken kabulüne karar verildiği anlaşılmış olmakla, asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin bu yönden karar düzeltme itirazının kabulüne karar verilerek Dairemizin 2017/2306 esas ve 2017/7235 karar sayılı ve 24.10.2017 tarihli ilamının (2) nolu bendinin hükümden çıkarılarak yerine (2) nolu bend olarak “Davalı-birleşen davalı .... Ltd. Şti."nin asıl davaya yönelik temyizine gelince; davacı Antalya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/5781 esas sayılı takip dosyasındaki faiz ile Antalya 4. İcra Müdürlüğü’nün 2006/15918 esas sayılı dosyasına konu bono ve faiz ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Antalya 4. İcra Müdürlüğü’nün 2006/15918 sayılı takibe konu 25.000,00 TL bedelli, 29.11.2014 ödeme tarihli bononun vade tarihinde ödenmemesi halinde vade tarihinden itibaren aylık %10 gecikme faizi ile ödeneceği kabul ve taahhüt edilmiştir. 25.000,00 TL’lik bu bononun bedelsiz kaldığı kanıtlanamadığından anılan bu bono bakımından icra takibinde faiz oranı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” yazı dizisinin eklenmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 2017/2306 esas ve 2017/7235 karar sayılı ve 24.10.2017 tarihli ilamının (2) nolu bendinin hükümden çıkarılarak yerine (2) nolu bend olarak “Davalı-birleşen davalı .... Ltd. Şti."nin asıl davaya yönelik temyizine gelince; davacı Antalya 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/5781 esas sayılı takip dosyasındaki faiz ile Antalya 4. İcra Müdürlüğü’nün 2006/15918 esas sayılı dosyasına konu bono ve faiz ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Antalya 4. İcra Müdürlüğü’nün 2006/15918 sayılı takibe konu 25.000,00 TL bedelli, 29.11.2014 ödeme tarihli bononun vade tarihinde ödenmemesi halinde vade tarihinden itibaren aylık %10 gecikme faizi ile ödeneceği kabul ve taahhüt edilmiştir. 25.000,00 TL’lik bu bononun bedelsiz kaldığı kanıtlanamadığından anılan bu bono bakımından icra takibinde faiz oranı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” yazı dizisinin eklenmesine, Dairemizin 2017/2306 esas ve 2017/7235 karar sayılı ve 24.10.2017 tarihli ilamının (1) ve (3) nolu bendlerinin aynen korunmasına, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen asıl ve birleşen dosya davacısına iadesine, 07/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.