23. Hukuk Dairesi 2014/5976 E. , 2014/5447 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2012
NUMARASI : 2012/1124-2012/1570
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Şikayetçi vekili, borçlu ....Tekstil San. ve İhr. Ltd. Şti"nin üçüncü kişi .... Factoring A.Ş."den olan alacağının bir kısmının müvekkili tarafından temlik alınmış olmasına rağmen İstanbul 14. İcra Müdürlüğü"nün 2012/1082 E. sayılı dosyasında düzenlenen 17.07.2012 tarihli sıra cetvelinde paylaşıma tabi tutulduğunu, ayrıca şikayet olunanın geçerli bir haczinin de bulunmadığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir.
Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; alacaklının borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibe geçtiği, şikayetçilerin temlik belgesi sunmak sureti ile icra dosyasında menfaatlerinin zarara uğradığını iddia ettiği, ancak İstanbul 13. İcra Müdürlüğü"nün 2001/304 E. sayılı dosyasında taşınmaz üzerindeki haczin düştüğü ve bu bilginin dairesince İstanbul 10. İcra Müdürlüğü"ne bildirildiği, temlik işlemleri ile ilgili olarak Sarıyer İcra Mahkemesi"ne yapılan şikayetlerin reddedildiği, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü"nce İcra Mahkemesi"nce verilen kararlara uygun işlem yapıldığı, icra müdürünün mahkeme kararlarına uyarak işlem yapmasında yasal zorunluluk bulunması sebebi ile şikayetin reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi"nin 30.11.2011 tarihli kararı ile bozulduğu, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılamada takip konusu ipoteğin 16.01.2011 tarihli olduğu, bu tarihten önce aynı taşınmaza İstanbul 13. İcra Müdürlüğü"nce haciz konulduğu, bu haczin düşüp düşmediği hususunun çekişmeli olduğu, şikayetçilerin takip konusu alacağın bir kısmını ipotek alacaklısından temlik aldıklarını bildirdikleri, icra müdürlüğünce de takip yapan ipotek alacaklısının alacağı ödendikten sonra kalan bakiyenin kendilerine ödenmesi ile alacaklı olduklarının kabul edildiği, temlikin geçerliliğinin konusu ise genel mahkemelerin yargılama yetkisi içinde bulunduğu, bu nedenle taşınmaz üzerinde önceki tarihli haciz ve temlik nedeni ile ipotek alacağı bulunduğundan icra müdürlüğünce sıra cetveli yapılarak söz konusu uyuşmazlıkların sıra cetvelinde itirazda tartışma olanağının sağlanması gerektiği, şikayetçinin ibraz ettiği 10.08.2012 tarihli temlikname kapsamında hukuki yararının bulunduğu anlaşılmış olması karşısında şikayetin kabulü ile 25.11.2010 tarihli müdürlük kararının iptaline karar vermek gerektiği gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
1-6100 sayılı HMK"nın 297/1-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2. fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiştir. Anılan 297/1-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği; aynı Kanun"un 297/2. maddesinde ise, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Mahkeme kararının gerekçe bölümü ile hüküm sonucunun çelişkili olması, mahkeme kararlarının tereddüt doğurmayacak şekilde açık olması kuralına aykırılık oluşturur.
Mahkemece, kararın gerekçe kısmında dosya içeriği ile ilgisi olmayan, başka bir karara ait olduğu anlaşılan hususlara yer verilerek, bu gerekçelere dayalı olarak şikayetin kabulü gerektiği belirtildiği halde, hüküm fıkrasında şikayetin reddine karar verilmiş, bu suretle hükmün gerekçesi ile sonucu arasında çelişki oluşturulmuş olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre, şikayetçi vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayetçi yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.