23. Hukuk Dairesi 2014/669 E. , 2014/5458 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri(Kapatılan) 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 17/04/2013
NUMARASI : 2011/263-2013/105
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK"nın 438/I. maddesindeki parasal sınır, 5236 sayılı Kanun"un 19. maddesiyle HUMK’na eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2013 yılı için 18.563,00 TL’dir.
Temyize konu kararda dava değerinin 10.000,00 TL olması nedeniyle, duruşma isteğinin miktar yönünden reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arsa sahibi M.. K.. ve onun vekili sıfatıyla hareket eden diğer davalı H.. A.. arasında 2000 yılında üç adet sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeler uyarınca davalılara 225.000 Alman Markı"nın nakit olarak verildiğini ve 21 dairenin 10.03.2000 tarihine kadar tesliminin taahhüt edildiğini, o tarihte müvekkiline teslim edilen 09.07.1998 tarihli imar çapına göre bahse konu arsanın inşaat alanının net 14.181 m² olduğunu, daha sonra ilgili belediyece yer tespiti yapılırken ana su dağıtım boru hattının arsanın altından geçtiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin bu iş için plan tadilatı nedeniyle belediyeye 5.000.000 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, yine arsa üzerindeki hava mania alanının kaldırılması için müvekkilinin gerekli müracaatlarda bulunduğunu, yani arsa üzerindeki fiili ve hukuki ayıpların giderilmesi için gerekli yasal yollara başvurduğunu, bu işlerin 9 aylık zaman kaybına sebep olduğunu, arsa sahibi davalı M.. K.."ın yapılan bu işlere ilgisiz kaldığını, oysaki iş sahibinin arsayı her türlü ayıptan ari olarak yükleniciye teslim etmesi gerektiğini, yapılan bu çalışmalar sonucunda toplam inşaat alanında 3.000 m²"lik bir kayıp oluştuğunu, müvekkilinin bu nedenle 7 kat izni verilen yerin davalının da yararına olarak 11 kata çıkarılması için belediyeye yaptığı başvurusunun kabul edildiğini, bunun için yeniden plan ve proje masrafları ortaya çıktığını, öte yandan bahse konu parselin mülkiyetine ilişkin geçmişten gelen Erciyes Üniversitesi ile davalı arasında devam eden tapu iptali tescil davasına müvekkilinin yıllar sonra müdahil olduğunu, müvekkilinin gayretleri ile davanın kazanıldığını, bu dava için müvekkili tarafından avukat tutulduğunu, bu davanın devam ettiği dönem içinde müvekkilinin daire satamadığını, parseldeki bu hukuki ayıbın da davalı tarafından uzun yıllar gizlendiğini, müvekkilinin bu dava nedeniyle de büyük zarara uğradığını, tüm bu masraflara katılması gereken davalı M.. K.."ın hiç bir masrafa katılmadığını ileri sürerek, arsanın 10.03.2000 tarihinden önceki hukuki ayıpları için müvekkili tarafından yapılan masraflar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL"nin, bu tarihten sonra arsa sahibi davalılar yararına yapılan masraflar için de 5.000,00 TL"nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede plan ve proje değişiklikleri yapılırken arsa sahibinin muvafakatının alınması gerektiği öngörülmüş olmasına rağmen, davacının muvafakat almadan 34 daireden oluşan 11 katlı binalar yapmaya başladığını, iddiaya konu hususların müvekkili tarafından davacıya karşı başka bir mahkemede açılan tapu iptali tescil davasında tartışıldığını, arsanın teslim edildiği tarihte ruhsat almaya engel herhangi bir ayıbı bulunmadığını, Erciyes Üniversitesi tarafından açılan davanın da inşaatın devam etmesini engellemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmeye konu parselin sözleşmenin yapıldığı tarihte sözleşme ile kararlaştırılan vasıf ve miktarda inşaat yapılmasına uygun olduğu, söz konusu parsel 10.03.2000 tarihinde davacı yükleniciye devredilmiş olmasına rağmen makul süre içerisinde herhangi bir ayıp ihbarında bulunulmadığı, davacı yüklenici tarafından sonradan yapılan tevhit, ifraz, ihdas, terk gibi işlemlerin inşaat alanını büyütmek için yapıldığı, bu işlemler için harcanan paraların davalılardan istenemeyeceği, taşınmazın altından geçen anasu dağıtım borusunun estetik ve kullanışlılık açısından kaydırılmak istendiği, parselin altından geçen su borusunun sözleşme ile kararlaştırılan vasıfta inşaat yapılmasına engel teşkil etmediği, bunun kaldırılması için yapılan masrafların da davalılardan istenemeyeceği, sözleşmenin imzalanmasından sonra hava mania alanlarda değişiklik yapılması ve Erciyes Üniversitesi ile olan davada davalılara isnat edilebilecek bir kusur bulunmadığı, davacı, kat sayısını 7"den 11"e çıkarabilmek için belediyeye hibe şeklinde kreş yaptırdığını ve inşaat projelerinin değiştirilmesi için ek harcamalar yaptığını ileri sürmüş ise de sonuçta kat sayısı artmış bulunduğundan ortaya çıkan masraflara da katlanmak zorunda olduğu, basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olan davacı yüklenicinin sözleşme yapmadan önce maddi ve hukuki ayıpları önceden araştırıp ona göre hareket etmesi gerektiği, sonradan inşaat alanının genişletilmesi ve kat sayısının artırılması amacıyla yapılan masrafların davalılardan talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar