23. Hukuk Dairesi 2014/1290 E. , 2014/5462 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/11/2013
NUMARASI : 2010/666-2013/555
Taraflar arasındaki tazminat ve kur"a çekiminin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı B.. I.. yönünden husumet yokluğundan, davalı S.S. ... Yapı Kooperatif yönünden esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı, davalı kooperatife üye olduğu 2003 yılında daire fiyatlarının 30.000,00-40.000,00 TL arasında olduğunu, 2005 yılında bölgede konut fiyatlarının artması ile birlikte kooperatif yönetiminin herhangi bir genel kurul kararı olmaksızın daire fiyatlarını 80.000,00 TL"ye çıkardığını, tapu vermeme tehdidi ile üyelere senet imzalatıldığını, kooperatifin işleyişinde pek çok usulsüzlükler bulunduğunu, defterlerin üyelere gösterilmediğini, yüklenici ile yapılan anlaşmalar konusunda bilgi verilmediğini, kooperatife borcu olan üyelere haksız olarak 1. katlardan kur"a çektirildiğini, iki buçuk yıldır genel kurul yapılmadığından oturma ruhsatının halen alınmadığını, bu nedenle evin 2008 yılındaki değeri ile 2010 yılındaki değeri arasında 5.000,00 TL tutarında bir kayıp meydana geldiğini, bazı dairelerin değerlerinin çok altında satıldığını, bu durumun da üye başına ek maliyet getirdiğini, projenin dışına çıkılarak yapılan imalatların da maddi kayıplara neden olduğunu, tapunun verilmemesi nedeniyle bankadan para çekmesi gerektiğinden fazladan 12.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, oysaki yüklenici diğer davalının, bir kısım üyelere bankadan para çekmelerine lüzum kalmadan taksitle daire verdiğini, bunun da üyeler arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek, toplam 34.000,00 TL maddi zararının davalılardan tahsilini, kur"a çekiminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcileri, davanın reddini istemişlerdir.
Davalı B.. I.. vekili, kooperatife ait inşaatı yapan şirketin yetkilisi olan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ileri sürülen iddiaların kooperatifin iç işleyişine ilişkin olduğunu savunurak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davalılardan B.. I.."ın diğer davalı kooperatifin inşaatlarını yapan firmanın yetkilisi olduğu, bu itibarla anılan davalıya husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığı, davacının, konut maliyetlerinin artırılmasından, bazı üyelerin aksine kendisinden peşin para alınmasından ve kendisine verilen dairenin yanlış değerlendirilmesinden kaynaklandığını ileri sürdüğü zararlarına ilişkin olarak, bu konularda alınan teknik raporlara süresi içerisinde itiraz etmediği, bu hususlar genel kurullarda belirlenmiş ise 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmış bir davasının bulunmadığı, kur"a çekiminin iptaline yönelik talebine ilişkin olarak da yine 1 aylık hak düşürücü sürede herhangi bir davanın açılmadığı, kur"a çekiminden sonra kooperatifin ferdileşmeye gittiği, iskân ruhsatı alınması yükümlülüğünün yüklenici firmaya ait bulunduğu, davacının bu konuda bir talep hakkının olmadığı gerekçesiyle, davalı B.. I.. yönünden davanın husumet yokluğundan, davalı kooperatif yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının davalı B.. I.. hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davalı kooperatif hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı HMK"nın "Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi" başlıklı 31/1. maddesi "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." şeklinde düzenlenmiş ve bunun hakimin görevi olduğu açıkça vurgulanmıştır. Maddede, hakimin maddi anlamda davayı sevk yetkisi düzenlenmektedir. Bu yetkisiyle hakim, olayın ve hukuki uyuşmazlığın olgusal ve hukuki boyutlarını gerekli olduğu ölçüde taraflara birlikte ele alabilecek, tarafların zamanında uyuşmazlığın çözümü için önemli vakıaların tamamı hakkında açıklama yapmalarını, özellikle ileri sürülen vakıalardaki eksiklikleri tamamlamalarını, delilleri ikame etmelerini ve gerekli talepleri ileri sürmelerini sağlayabilecektir.
HMK"nın 194. maddesinde de somutlaştırma yüküne yer verilmiştir. Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerekir. Somut bir şekilde ortaya koymadan genel sayılabilecek ifadelerle iddia veya savunma amacıyla vakıaların ileri sürülmesi durumunda, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi mümkün olmayacağı gibi, vakıaların anlaşılması için ayrıca bir araştırma yapılması ve zaman kaybedilmesi söz konusu olacaktır. Taraflar, haklarını dayandırdıkları hukuk kuralının aradığı koşul vakıalara uygun, somut vakıaları açıkça ortaya koymalıdırlar. Bu vakıaların somut olarak ileri sürülmesi, ilgili taraf için bir yüktür; bu yükü yerine getirmeyen taraf hukuki sonuçlarına katlanmak zorunda kalacaktır.
Davacı tarafça kooperatif yönetiminin yaptığı bir takım usulsüz işlemlerden dolayı zarara uğradığını ileri sürülerek, maddi tazminat isteminde bulunulmuş ise de, dava dilekçesinde uğradığı zararın dayanakları açık bir şekilde somutlaştırılmamıştır. Bu durumda, davacıdan maddi zararının dayanakları konusunda açıklama alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, soyut iddialara dayalı dava dilekçesi esas alınıp sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, mahkemece alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, yeterli inceleme ve araştırmaya da dayanmamaktadır. Kooperatifler hukukunda mutlak değil, nispi eşitlik ilkesi geçerlidir. Eşitlik ilkesi gereği tüm ortaklara konut tesliminin aynı tarihte ve emsal üyelerin ödemeleri nazara alınarak aynı nitelikte yapılması gerekir. Bu durumda, aynı statüdeki diğer üyelere teslim edilen bağımsız bölümlerin ne şekilde teslim edildiği, eşitlik ilkesinin ihlâl edilip edilmediği saptanmalıdır. Mahkemece bir kısım genel kurul kararları getirtilmiş ise de kooperatif diğer kayıt ve belgeleri temin edilmemiştir. Bu durum karşısında mahkemece, kooperatif defter, kayıt ve belgelerinin öncelikle kooperatiften, temin edilemezse mahallinde keşif yapılması, yine temin edilemezse anasözleşmenin 40. maddesi uyarınca, ilgili Ticaret Sicil Memurluğu"ndan, temin edilemezse anasözleşmenin 41. maddesi hükmü gereğince ilgili Bakanlık İl Müdürlüğü"nden,bilançolar, yönetim ve denetim kurulu raporları, gelir gider cetvelleri, genel kurul tutanakları istenerek, kooperatif uygulamaları konusunda uzman bir bilirkişiden, iddia, savunma ve dosyadaki delilleri, 6100 sayılı HMK"nın 194. madddesi uyarınca davacı taraftan alınan açıklama da dikkate alınarak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 23. maddesindeki eşitlik ilkesi çerçevesinde değerlendiren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer taraftan, davalı kooperatif tasfiye halinde olduğu halde gerekçeli karar başlığında yazılı bulunan unvanının başına "Tasfiye Halinde" ibaresinin eklenmemiş olması HMK"nın 297/1-b maddesine aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı B.. I.."a yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.