Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/2965
Karar No: 2019/1608
Karar Tarihi: 19.02.2019

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2018/2965 Esas 2019/1608 Karar Sayılı İlamı

8. Hukuk Dairesi         2018/2965 E.  ,  2019/1608 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Ecrimisil


    Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

    K A R A R

    Davacı vekili, vekil edeninin 5 parsel sayılı taşınmazda bulunan 126 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının dava konusu taşınmazı haksız yere işgal ettiğini, vekil edeni tarafından davalı aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 11/06/2013 tarihinden geriye dönük olarak 5 yıllık 20.000,00 TL haksız işgal tazminatının dönem sonlarından başlatılacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 07/02/2013 tarihli dilekçesi ile talebini 47.958,71 TL"ye artırmıştır.
    Davalı vekili, dava konusu bağımsız bölümün yöneticisi olduğu dernek için kiralandığını, derneğin kira bedellerini davacı nam ve hesabına ödediğini, davacının kira bedellerini herhangi bir çekince koymadan aldığını, kira tutarı üzerinden hesaplanması gereken aylık ecrimisilin davacıya ödendiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davanın kabulüne, 47.958,71 TL"nin yıllara göre (tahakkuk dönem sonlarından başlatılacak ) kademeli olarak yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, haksız işgal iddiasına dayalı ecrimisil istemine ilişkindir.
    1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
    Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 126 numaralı bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle dükkan vasfı ile davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/27 Esas sayılı dosyası ile meni müdahale davası açıldığı ve 2012/131 Karar sayılı ve 23/02/2012 tarihli kararla, davalının dava konusu yere el atmanın önlenmesine karar verildiği ve kararın 29/05/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
    Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.02.2004 günlü ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
    25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
    Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçeleri bilimsel verilere ve HMK"nin 266. vd. maddelerine uygun olmalıdır.
    Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
    İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ...... artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
    Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda denetime elverişli emsal kira bedelleri karşılaştırılmadığı gibi, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası tespit edilerek sonraki dönemler için ...... artış oranı uygulanması yerine, 2013 yılı kira bedeli tespit edilerek geriye doğru hesaplama yapılmıştır.Yukarıdaki ilkede de belirtildiği üzere öncelikle ilk dönem için rayiç bedel belirlenip sonraki ilerleyen yıllara ...... artış oranı yansıtılarak ecrimisil belirlenmesi gerekirken tam tersi yol izlenerek hesaplama yapılması ve Mahkemece de hesaplama tarihine göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
    O halde, mahkemece yapılması gereken iş, az yukarıda bahsi geçen ilke ve uygulamalar gözetilerek, emsaller de araştırılmak suretiyle ecrimisil bedelinin belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması olmalıdır.
    Yine, bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK"nin 297/2. maddesinde “...taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu düzenleme karşısında uyuşmazlığın çözümlenmesine karar veren mahkemenin, kuracağı hükmün açık, net ve infaza elverişli olması gereklidir. Ne var ki; mahkemece kurulan hükmün infaza elverişli olduğunu söyleyebilme imkanı da bulunmamaktadır. Mahkemece hüküm altına alınan miktarın ne kadarlık kısmının hangi döneme ait olduğu, dönem sonları ve hangi miktara hangi tarihten itibaren faiz işletileceği açıkça belirlenmemiştir.
    O halde, hükmedilen ecrimisil ve faizin her birinin başladığı dönem sonunun hüküm fıkrasında gösterilmemesi HMK’nin 297. ve devamı maddeleri uyarınca doğru olmadığından ve hükmün infazında zorluk çıkaracağından kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK"nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK"un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi