23. Hukuk Dairesi 2014/5433 E. , 2014/5642 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/07/2013
NUMARASI : 2009/483-2013/198
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili asıl davada, müvekkili ile davalılar arasında 07.09.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını ancak, sözleşmenin BK"nın 15. ve Noterlik Kanunu"nun 86 ve 87. maddelerine aykırı olmasından dolayı hükümsüz olduğunu, müvekkilinin 69 yaşında olduğunu, sözleşmenin içeriğini, hak ve yükümlülüklerini anlayabilecek düzeyde okur-yazar olmadığını, güçlükle adını soyadını yazabildiğini, yetkili noterin müvekkilinin okuma yazma durumunu incelemeden sözleşmeyi onayladığını, tarafların Sincan"da oturmalarına rağmen sözleşmenin Ankara"daki noterlikte düzenlenmesinin kötüniyet için karine teşkil ettiğini, tarafların yapılacak inşaatın sadece işçiliği için sözlü olarak anlaştıklarını, müvekkilinin bu amaçla notere gittiğini, bu nedenle şekil şartlarına uymayan noterde düzenlenen şekilde yapılan sözleşmenin hükümsüz olduğunu, müvekkilinin davalının gönderdiği ihtarname üzerine yakınlarının yardımı ile sözleşmenin içeriğini öğrendiğini, tüm malzemelerin giderinin müvekkili tarafından karşılandığını, davalı tarafın sadece işcilik yaptığını ve bedelinin de ödendiğini, davalıların kötüniyetli ve hileli davranışları sonucu müvekkilinin iradesinin sakatlandığını ileri sürerek, 07.09.2007 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının sözleşmede imzası bulunduğunu, resmi ve özel tüm işlemlerini okuma yazması olması nedeniyle kendisinin yaptığını, kamu ve özel kurumlarda imzası bulunduğunu, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi"nde dava açıldığını, inşaatın bitirilip teslim edilmesinden sonra sözleşmenin feshini istemenin iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili birleşen davada, davalıların, müvekkilleri ile ......Lokantacılık Turizm İnşaat Nak Oto Tamir Temizlik ve Taahhüt Ltd. Şti. adına İ.. K.. arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde Noterlik Kanunu"nun 86 ve 87. maddeleri ile Borçlar Kanunu"nun 15. maddesine uymamaları nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu, davalıların hukuken sorumlu bulunduğunu, 69 yaşında olup okuma yazma bilmeyen müvekkilinin hukuki ehliyeti araştırılmaksızın davalı noterce işlem yapıldığını, gerçek niyeti ve iradesi dışında bu sözleşmenin davalı noterce düzenlenerek müvekkiline imzalatıldığını, sözleşmenin iptali için dava açıldığını, davanın kabulü halinde sözleşmeyi düzenleyen davalı noterliğin de hukuki sorumluluğunun doğacağını ileri sürerek, her iki davanın birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının sözleşmenin yapıldığı 07.09.2007 tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporundan anlaşıldığı, sözleşmenin şekil şartlarına uygun olduğu, sözleşmede yazılanların ilgililer tarafından okunduğu, yazılanların gerçek istekleri olduğunu bildirmeleri üzerine tanzim edildiğinin noterce düzenlenen sözleşmede belirtildiği ve sözleşmenin alt kısmında davacı ve davalının el yazıları ile okudum şeklinde beyanda bulunarak sözleşmeyi noter huzurunda imzaladıkları, davacı tarafça sözleşmenin davacının gerçek niyet ve iradesi dışında noterce düzenlenerek kanuna aykırı davranılarak iradesi dışında imzalattırıldığını iddia edilse de bu hususun davacı tarafından kanıtlanamadığı, sözleşmenin yapıldığı tarihten uzunca bir zaman geçtikten sonra, davacının sözleşmenin iptali için işbu davayı açtığı, davacının fiil ehliyetini haiz olduğu, okuma yazma bildiği ve kendi el yazısıyla imzasını atabildiğinin açıkça anlaşıldığı, davacının imza atmaya muktedir olmadığına ilişkin iddiasının doğru ve yerinde bulunmadığı, yapılan sözleşmenin şekil şartlarına ve yasaya uygun bulunduğunun anlaşıldığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.