15. Ceza Dairesi 2017/9067 E. , 2019/11414 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- TCK"nın 204/1, 43, 62/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- TCK"nın 158/1-f-son, 62/1, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 17/11/2009 tarihinde katılandan iki adet araç satın alarak, karşılığında müşteki ..."ya ait çek koçanından boş vaziyette çalınan ve 39.700 TL bedel ile düzenlenen 3259246 nolu çeki verdiği, 15/12/2009 tarihinde sanığın yanında haklarında beraat hükümleri kesinleşen ... ve ... ile birlikte tekrar katılanın iş yerine gelerek, önceden satın almış olduğu araçları vererek tır satın almak istediğini beyan ettiği, bu esnada sanıkla birlikte gelen ...’in müşteki ..."ya ait olup, çalınan 3259248 numaralı, 17/01/2010 keşide tarihli, 38.600 TL bedelli çeki katılana gösterdiği, katılanın arkadaşının sanıkların ellerinde bulunan çekin sahte çek olduğu yönünde istihbarat aldığından, tır satışını yapmayarak, durumu güvenlik güçlerine haber verdiği, sanığın bu şekilde zincirleme şekilde nitelikli dolandırcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilen olayda; her ne kadar sanık savunmalarında; suça konu çekleri tanık ..."ndan yaptığı alışveriş karşılığında aldığını iddia etmiş ise de, tanık ..."nun sanıkla aralarında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı ve çeki de kendisinin vermediği yönünde anlatımlarda bulunması, sanığın çeki tanık ..."dan aldığına dair herhangi bir delil ibraz edememesi, 04.05.2010 tarihli ekspertiz raporu ile 08.02.2013 tarihli bilirkişi raporunda; 3259246 numaralı çekteki 1. cirantacı el yazıları ve imzanın sanığın eli ürünü olduğu, çek üzerindeki el yazıları ve keşideci imzasının sanık ve tanık ...’nun eli ürünü olmadığı, 3259248 numaralı çekteki keşideci imzası ve el yazılarının sanık ve tanık ...’nun eli ürünü olmadığı yönünde görüş ve kanaatlerin bildirilmesi, müşteki ...’nın çeklerinin çalınması olay ile ilgili Tokat C.Başsavcılığı’nın 2010/7653 Soruşturma sayılı dosyası, Tokat Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/1551 Esas ve 2010/308 karar sayılı çek iptali konulu ilamı, katılan beyanları, tanık anlatımları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın 17/11/2009 tarihinde 39.700 TL bedelli çeki vererek, katılan 2 adet araç satın aldığı, 15/12/2009 tarihinde ise 38.600 TL bedelli çek karşılığında, tır satın almaya çalıştığı, ancak bu eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından; sanığın 5237 sayılı TCK"nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda tamamlanan ve teşebbüs aşamasında kalan eylemleri nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hükümler kurulurken TCK"nın 158/1-f-son maddesi gereğince hükmolunacak hapis cezasının üç yıldan, adli para cezasının ise elde edilen haksız menfaatin iki katından az olamayacağının düzenlenmesine rağmen, temel cezanın 2 yıl hapis cezası ve 5 gün adli para cezası olarak belirlenip, herhangi bir arttırım ya da indirim yapılmaksızın sonradan 3 yıl hapis cezası ve 3.970 gün adli para cezasına çıkarılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın herhangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine ancak;
5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin 1, 2 ve 4. numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin verdiği 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlayarak yürürlüğe girdiğinden, iptal kararına göre değerlendirme yapılmasında zorunluluğun bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin ilgili bölümlerin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibarelerinin eklenmesi, suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.