
Esas No: 2014/5392
Karar No: 2014/7140
Karar Tarihi: 08.05.2014
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/5392 Esas 2014/7140 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : TURHAL 1. ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/11/2013
NUMARASI : 2013/336-2013/733
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı-k.davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili talep edilmiştir.
Karşı davada ise, karşı davacıya ait ve karşı davalı(davacı) da kalan altın künye ve zincir ile bir adet kırmis ve bir yüzüğün aynen iadesi, olmazsa bedelinin tahsili, ayrıca toplam 3.000 TL"nin davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Mahkemece; çeyiz eşyalarına yönelik istemin kısmen kabulüne, ziynet eşyalarına yönelik talebin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 10.04.2013 tarih ve 2013/4815 E. 2013/6110 K.sayılı ilamı ile "...davacıya ziynet eşyalarının davalıda kaldığı iddialarına yönelik davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden" bozulmuştur.
Dairemizin bozma ilamına uyularak mahkemece bu kez, davalının ziynet eşyalarının davacıda kaldığına ilişkin yemini eda ettiği, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçe gösterilerek; davacının ziynet eşyalarına yönelik talebinin reddine, mahkemenin 2012/18 E.- 2012/623 K.sayılı dosyası ile eşya ve para alacağı ile karşı dava yönünden verilen hükmün Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2013/4815 E.- 2013/6110 sayılı ilamı ile kesinleştiği anlaşıldığından, bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı-k.davacı temyiz etmektedir.
Tüm dosya kapsamından, Dairemizin 2013/4815 E.- 2013/6110 K.sayılı bozma ilamında yalnızca davacının temyiz ettiği belirtilerek, davacı yönünden kararın bozulduğu, davalı-k.davacı temyizi yönünden bir inceleme yapılmadığı, bu nedenlerle de bozma ilamı ile karşı davacının talepleri yönünden mahkemece verilen ilk karardaki hükmün kesinleşmesinin sözkonusu olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle mahkemece, karşı davacının talepleri konusunda da olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.