
Esas No: 2019/776
Karar No: 2019/3689
Karar Tarihi: 06.03.2019
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/776 Esas 2019/3689 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ..."ün müşteki ..."na yönelik eylemleri sebebiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 106/1 ve 43(iki kez) maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis ve 7 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2014 tarihli ve 2014/113 esas, 2014/364 sayılı kararını müteakip, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle yapılan inceleme neticesinde uzlaşma hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığından bahisle infaz durdurma kararının ortadan kaldırılmasına dair Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2014/113 esas, 2014/364 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/01/2017 tarihli ve 2016/839 Değişik İş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü"nün 16/01/2019 gün ve 94660652-105-05-783-2017-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/01/2019 gün ve 2019/6207 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın müşteki ..."na yönelik isnat olunan tehdit ve hakaret suçlarını birlikte işlediği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 253. maddesinin üçüncü fıkrasına, 09/07/2009 tarihinde Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 5918 sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz" cümlesinin, suç tarihi itibariyle yürürlükte olduğu, 5237 sayılı Kanun"un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun, suç tarihi itibariyle uzlaştırma kapsamında olmadığı, hakaret suçunun ise, tehdit suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle CMK"nın 253/3-son cümlesindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma kapsamı dışında kaldığı, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35. maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 253 ve 254. maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde 5237 sayılı Kanun"un 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, sanığa yükletilen hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaştırma kapsamında bulunmadığı ancak, yeni düzenlemeyle tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması sebebiyle bu suçun da uzlaştırma kapsamına girdiği ve her iki suç yönünden de uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesinin gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ..."ün müşteki ..."na yönelik eylemleri sebebiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 106/1 ve 43(iki kez) maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis ve 7 ay 15 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2014 tarihli ve 2014/113 esas, 2014/364 sayılı kararını müteakip, 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle yapılan inceleme neticesinde uzlaşma hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığından bahisle infaz durdurma kararının ortadan kaldırılmasına dair Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2014/113 esas, 2014/364 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/01/2017 tarihli ve 2016/839 Değişik İş sayılı kararının, sanığın müşteki ..."na yönelik isnat olunan tehdit ve hakaret suçlarını birlikte işlediği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 253. maddesinin üçüncü fıkrasına, 09/07/2009 tarihinde Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 5918 sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz" cümlesinin, suç tarihi itibariyle yürürlükte olduğu, 5237 sayılı Kanun"un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun, suç tarihi itibariyle uzlaştırma kapsamında olmadığı, hakaret suçunun ise, tehdit suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle CMK"nın 253/3-son cümlesindeki düzenleme uyarınca uzlaştırma kapsamı dışında kaldığı, 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34 ve 35. maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 253 ve 254. maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde 5237 sayılı Kanun"un 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı, sanığa yükletilen hakaret suçunun ise, suç tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaştırma kapsamında bulunmadığı ancak, yeni düzenlemeyle tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alınması sebebiyle bu suçun da uzlaştırma kapsamına girdiği ve her iki suç yönünden de uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesinin gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ... hakkında, hükümlerden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun uyarınca uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesinin gerekip gerekmediğinin belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Ceza Genel Kurulu"nun 29/05/2018 tarihli ve 2017/15-496 esas, 2018/246 sayılı kararında belirtildiği üzere; uzlaştırma kurumu, uyuşmazlığın yargı dışı yolla ve fakat adli makamlar denetiminde çözümlenmesini amaçlayan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Uzlaştırma; bu kapsama giren suçlarda, fail ve mağdurun suçtan doğan zararın giderilmesi konusunda anlaşmalarına bağlı olarak, devletin de ceza soruşturması veya kovuşturmasından vazgeçmesi ve suçun işlenmesiyle bozulan toplumsal düzenin barış yoluyla yeniden tesisini sağlayıcı nitelikte bir hukuksal kurumdur. 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 73. maddesinin sekizinci fıkrasında, "Suçtan zarar göreni gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi olup, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan suçlarda, failin suçu kabullenmesi ve doğmuş olan zararın tümünü veya büyük bir kısmını ödemesi veya gidermesi koşuluyla mağdur ile fail özgür iradeleri ile uzlaştıklarında ve bu husus Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından saptandığında kamu davası açılmaz veya davanın düşürülmesine karar verilir" hükmü ile uzlaşma kurumuna, aynı tarihte yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK"nın 253, 254 ve 255. maddelerinde ise, uzlaşmanın şartları, yöntemi, sonuçları, kovuşturma aşamasında uzlaşma ile birden fazla failin bulunması hâlinde uzlaşmanın nasıl gerçekleşeceğine ilişkin hükümlere yer verilmiştir. 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun"un ikinci maddesiyle, 5237 sayılı TCK"nın 73. maddesinin başlığında yer alan “uzlaşma” ibaresi metinden çıkarılmış, 45. maddesiyle de aynı maddenin sekizinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış, yine 24 ve 25. maddeleri ile CMK"nın 253 ve 254. maddeleri değiştirilmiştir. CMK"nın 5560 sayılı Kanun"un 24. maddesi ile değiştirilen 253. maddesinin üçüncü fıkrası; "(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez." biçimdeyken 09/07/2009 tarihli Resmî Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 5918 sayılı Kanun"un sekizinci maddesiyle anılan fıkraya "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz" cümlesi eklenmiştir. 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun"un 34. maddesi ile yapılan değişiklikle madde başlığı "Uzlaştırma" olarak değiştirilmiş ve 6763 sayılı Kanun ile uzlaştırma kapsamındaki suçların sayıları artırılmış, TCK"nın 106. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit, aynı Kanun"un 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık ve 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçları uzlaştırma kapsamına alınmış, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlara ilişkin sınırlama kaldırılmıştır. Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar yönünden ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına dahil edilmiştir. Uzlaştırma kurumu, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabilecek, bu uygulama sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacak, 5237 sayılı Kanun"un 7/2. maddesindeki düzenleme de nazara alınarak kesinleşen ve infaz edilmekte olan hükümlerde de uygulanabilecek ve bu husus infaz aşamasında gözetilebilecektir. Yerine getirilen hükümler yönünden ise, uzlaştırma sanığın hukuki yararının bulunması koşuluyla uygulanabilecektir.
Uzlaştırma CMK"nın 253. maddesinde ayrıntılarıyla düzenlenmiş, mahkeme tarafından uzlaştırmaya ilişkin anılan Kanunun 254. maddesinde; " (1)Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. (2) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. ...yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır. " denilmiştir.
Uzlaştırmanın asıl olarak soruşturma evresinde yapılması gereken bir işlem olduğu, kovuşturma aşamasında uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasının ise istisnai olarak Cumhuriyet savcısı tarafından uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde mümkün olduğu kabul edilmelidir.
Uzlaştırma usulü uygulanmaksızın dava açılması veya suçun uzlaştırma kapsamında olduğunun ilk defa duruşmada anlaşılması halinde uzlaştırmanın uygulanması gerekmekte olup uzlaşma başarıyla gerçekleşir ve edim bir defada yerine getirilirse kamu davasının düşmesine karar verilecektir.
İncelenen dosyada;
Sanık ... hakkında eşi ..."e yönelik kasten yaralama, hakaret ve tehdit, kayınvalidesi ..."na yönelik hakaret ve tehdit suçlarından cezalandırılması talebiyle 02/12/2013 tarihinde kamu davasının açıldığı, yargılama neticesinde Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2014 tarihli ve 2014/113 esas, 2014/364 sayılı kararıyla sanığın, katılan ...."e yönelik kasten yaralama eylemi nedeniyle TCK"nın 86/2, 86/3-a maddeleri uyarınca 6 ay hapis, telefonla hakaret ve tehdit eylemleri nedeniyle TCK"nın 125/1, 43/1, 106/1-1. cümle ve 43/1. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün ve 7 ay 15 gün hapis, kayınvalidesi ..."na yönelik hakaret ve tehdit eylemleri nedeniyle de TCK"nın 125/1, 43/1, 106/1-1. cümle ve 43/1. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün ve 7 ay 15 gün hapis cezalarıyla cezalandırılmasına karar verildiği, hükümlerin 15/01/2015 tarihinde kesinleştiği, hükümlerin infazı sırasında Cumhuriyet savcısı tarafından 07/12/2016 tarihinde 6763 sayılı Kanun uyarıca ek karar talep edildiği, önce infazın durdurulduğu, daha sonra Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2014/113 esas, 2014/364 sayılı ek kararıyla 02/12/2016 tarihinde Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle yapılan inceleme neticesinde uzlaşma hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığından bahisle infaz durdurma kararının ortadan kaldırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edildiği, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/01/2017 tarihli ve 2016/839 Değişik İş sayılı kesin nitelikteki kararıyla itirazın reddedildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Sanık ..."ün eşi..."i işyerinde darp etmesi, ayrıca telefonla hakaret ve tehdit etmesi karşısında, hakaret ve tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamında bulunmayan eşe karşı kasten yaralama suçuyla birlikte işlenmediği anlaşılmıştır.
6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 34 ve 35. maddeleriyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 253 ve 254. maddelerinde yapılan değişiklik çerçevesinde sanık ..."e yükletilen eşi ... ve kayınvalidesi ..."na yönelik TCK"nın 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamına alınması, sanığa yükletilen hakaret suçlarının ise, suç tarihi itibariyle CMK’nın 253/3-son cümlesi uyarınca tehditle birlikte işlenmesi nedeniyle uzlaştırma kapsamında bulunmaması ancak, yeni düzenlemeyle tehdit suçlarının uzlaştırma kapsamına alınması sebebiyle bu suçların da uzlaştırma kapsamına girmesi nedeniyle bütün suçlar yönünden uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesinin gerekmesi karşısında, Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/12/2016 tarihli ve 2014/113 esas, 2014/364 sayılı ek kararına karşı, katılan ..."na yönelik hakaret ve tehdit suçlarından kurulan hükümler bakımından Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan itirazın, kabulü gerekirken yasal olmayan gerekçeyle reddine dair Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/01/2017 tarihli ve 2016/839 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
IV-Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/01/2017 tarihli ve 2016/839 Değişik İş sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK"nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 06/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.