20. Hukuk Dairesi 2015/3423 E. , 2016/1224 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi temsilcisi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1974 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında,... köyü, 234 parsel sayılı 15820,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı gerçek kişiler adına tespit edilmiş, ...nin bu tespite karşı yaptığı itiraz üzerine, ... Tapulama Hâkimliğinin 18.07.1980 gün ve 1980/15 - 37 sayılı kararı ile “…davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi tarafından ibraz edilen kroki esas olmak üzere orman olarak gösterilen 3820,00 m²’lik kısım hakkındaki tespitin iptaline, orman olarak tespit harici bırakılmasına, orman olmadığı anlaşılan 12.000,00 m²’lik kısmın da tespit gibi 1/2 hisse oranında davalılar ... ve ... adlarına tescillerine…” karar verilmiş ve 234 sayılı parsel halen de 12.000,00 m² yüzölçümüyle 1/2 hisse oranında davalılar ... ve ... adına fındık bahçesi niteliğiyle tapuda kayıtlıdır.
Davacı ... Yönetimi vekili 19.03.2014 tarihli dava dilekçesiyle, dava konusu 234 sayılı parselin kısmen 13.04.1989 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı iddiasıyla, çekişmeli parselin orman tahdit sınırları içinde kalan bölümünün tapusunun iptali ile orman vasfıyla ... adına tescili isteğiyle dava açmıştır.
Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan yer iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 6831 sayılı Kanuna göre yapılarak 13.04.1989 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece, davacı ... Yönetiminin davası kesin hüküm gerekçesiyle reddedilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı ... Yönetimi, kesinleşmiş orman tahdidine dayandığına göre, tahdit uygulaması için bilirkişi yardımına başvurulması zorunludur. Ancak, mahkemece keşif yapılmamıştır.
Keşif, hâkimin, doğru karar verebilmek için uyuşmazlık konusunu, bulunduğu yere giderek incelemesi ve gerektiği takdirde mahallinde bu konu hakkında uzman kişilerin görüşünü alması, tarafların delillerini mahallinde inceleyip değerlendirmesi işlemidir. 6100 sayılı HMK"nın 288. maddesinde, "Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur." denilmektedir.
Mahkemece varsayıma dayalı gerekçe ile taşınmazın tahdit içinde kaldığı kabul edilmiş ancak öncesinde taraflar arasında görülen ... Tapulama Hâkimliğinin 18.07.1980 gün ve 1980/15-37 sayılı kararının kesin hüküm niteliğinde olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, kesin hüküm olarak kabul edilen ... Tapulama Hakimliğinin dava dosyası getirtilmediği gibi keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın orman tahdidindeki konumu da belirlenmemiştir. Esasen, bu tür davaları keşif yapmadan ve keşfe dayalı delilleri toplamadan sonuca ulaştırmak da olanaklı değildir. Zira, somut olayda, davacı ... Yönetiminin davaya konu yaptığı yerin neresi olduğu, yani davanın konusunun neresi olduğu keşif yapılmadan saptanamaz. 234 sayılı parselin kısmen tahdit içinde kaldığı iddia edildiğinden, tahdit içinde kaldığı iddia edilen yerin gerçekten 234 sayılı parsel içinde olup olmadığı veya 234 sayılı parselin iddia edildiği şekilde kısmen orman tahdidi içinde kalıp kalmadığı, kısmen tahdit içinde bırakılmış ise taşınmazın hangi bölümünün tahdit içinde kaldığı tespit edilmemiş, eldeki davanın konusu kesin olarak saptanmamıştır.
Mahkemece, bu şekilde varsayıma dayalı gerekçe ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla, mahkemece verilen hüküm, eksik incelemeye dayalı ve denetime olanak vermediğinden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 08/02/2016 gününde oy birliği ile karar verildi.