20. Hukuk Dairesi 2015/3476 E. , 2016/1233 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ...Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ...vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Tapuda davalı adına kayıtlı olan ...Köyü 182 sayılı 10.000,00 m² yüzölçümündeki parsel, 5304 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işleminde, 27843 ada 57 parsel sayılı taşınmaz olarak 9825,78 m² yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilmiş, 3402 sayılı Kanunun 11. maddesine göre 09.06.2010 ilâ 08.07.2010 tarihinde ilân edildiği tutanak arkasına yazılmıştır.
..., 07.07.2010 tarihinde, taşınmazın yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinde orman sınırları içinde bırakıldığını ileri sürerek, bu bölümün tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle kadastro mahkemesinde dava açmıştır.
Kadastro Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın yenileme kadastrosunun yapıldığı, bu çalışmanın teknik çalışmalar ile sınırlı olduğu, yenileme kadastrosu nedeniyle tapu siciline geçmiş ya da geçmemiş mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine, ...Köyü 27843 ada 57 sayılı parselin 9825,78 m² olarak tapu kütüğüne aktarılmasına, sınırların ve yüzölçümünün düzeltilmesine karar verilmiş, ...tarafından temyiz edilmekle hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.11.2011 tarih ve ... - ... sayılı kararıyla bozulmuştur.
Bozma kararında özetle: “Mahkemece, çekişmeli parsellerin yenilemeden önceki tutanak ve haritaları ile yenilemeden sonraki çapı haritası ve tutanağı getirtilerek, harita ve jeodezi uzmanı bilirkişi yardımıyla keşif ve inceleme yapılarak, yapılan çalışmanın 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesiyle 29/11/2006 tarihli ve 26361 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usûl ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğe uygun olup olmadığı saptanmalı, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınmalı, yapılan çalışmaların kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu belirlenirse, bu aykırılıkları giderecek hüküm kurulmalı, çalışmanın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı saptanırsa, .... bu yöne temas eden davasının reddine karar verilmeli, dava dilekçesinde aynı zamanda taşınmazların bir bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan Devlet Ormanı olduğu iddia edildiğinden, bu davada kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek, tasarrufa ilişkin bu dava yönünden görevsizliğe karar verilmelidir" denilmiştir.
Mahkemece ilk kararda direnilmesi üzerine; Yargıtay HGK"nın 12.12.2012 gün ve .... E. - ..... K. sayılı ilâmı ile direnme kararı, özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmanın kanun ve teknik ölçülere uygun olduğundan buna yönelik davanın reddine, dava konusu eski 182 yeni 27843 ada 57 sayılı parselin 9825,78 m² olarak tapu kütüğüne aynen aktarılmasına, ... mülkiyete yönelik açtığı davada 3402 sayılı Kanunun 25, 26 ve 27. maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hükmün taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, dosya asliye hukuk mahkemesine gönderilmiştir.
Asliye hukuk mahkemesince daha önce Hazine tarafından da aynı iddiayla dava açıldığı ve açtığı davanın reddedildiği, bu kararın taşınmazın orman olmadığı yönünde güçlü delil teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan yer iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Yörede 1946 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1977, 1985 ve 1987 yıllarında yapılıp kesinleşen aplikasyon, 2. madde ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve ... tarafından 19.09.2002 tarihinde ... Köyü 182 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile ...adına tescili istemiyle dava açıldığı, ... tarafından açılan bu davanın .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/12/2004 gün ve ... – .... sayılı kararı ile reddine karar verildiği, temyiz üzerine Dairemizin 01/11/2005 gün ve ... – ... sayılı kararıyla; “çekişmeli taşınmazın yörede yapılan 1947 yılındaki orman tahdidinde ve 1979 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasında tahdit içinde kaldığı, 1953 yılında 5653 sayılı Kanuna göre yapılan maki tefrik işleminde makilik alan içinde kaldığı, 1963 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında 30000 m2 olarak 75 parsel sayısıyla, Mart 1952 tarih 235 nolu tapu kaydı esas alınarak iktisabında “... ait iken 4753 sayılı Kanun ile tescil kılındı” denilmek suretiyle şahıslar adına tespit edilerek tapu kaydının oluştuğu, daha sonra ifraz yoluyla 10000 m2 yüzölçümündeki çekişmeli parselin oluştuğu, HGK’nın 27.02.2002 tarih .... E. – ...E. – ....K. sayılı kararı gereğince makiye ayrılan yerlerde özel kanunlar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği ve çekişmeli taşınmazın dayanağı tapu kaydının da 4753 sayılı Kanun ile tescil olunduğu anlaşıldığına göre, ... davasının reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı” denilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Görüleceği üzere, çekişmeli taşınmaz daha önce aynı iddia ile ...tarafından dava konusu yapılmış ve davası reddedilmiştir. ... tarafından aynı iddia ile daha önce açılan dosyada ... taraf olmadığından kesin hükümden söz edilemez ise de, ... tarafından aynı iddia ile dava açıldığından az yukarıda söz edilen ilâm taşınmazın tahdit dışında olduğu hususunda kesin delil teşkil eder. Hal böyle olunca, mahkemece ...davasının reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı ....vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının ... yükletilmesine 08/02/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.