15. Ceza Dairesi 2017/8991 E. , 2019/11680 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : 1-TCK"nın 158/1-f-son, 52/2-4, 53/1 ve TCK"nın 204/1, 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetin ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ..."in, Türkiye İş Bankası"na ait, keşidecisi ... olan 23/09/2010 keşide tarihli 28.500 TL meblağlı çeki, müşteki ..."e atfen bir başka şahsa düzenlettirdiği ve müşteki ..."ya ciro etmeksizin verdiği, müşteki ..."nun da çekin arkasını ciro ederek tahsil için bankaya ibrazında çekin karşılıksız olduğunun belirlendiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede satecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık alınan beyanında, suça konu çeki kendisine uzun yıllar boyunca arkadaşı olan ve 2009 yılında trafik kazasında ölen ..."nın 4-5 bin TL"lik kira borcuna karşılık olarak verdiğini, kendisinin de bu çeki ciro etmeksizin alacaklısı müşteki ..."ya verdiğini, çeki sahte olarak tanzim etmediğini savunmuşsa da; sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, 4-5 bin TL"lik borca karşılık 28.500 TL meblağlı çek verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kaldı ki tanık olarak dinlenen ve ..."nın iş ortağı olan ..., eşi olan ... ile ..."nın anne ve babası olan ... ile ..."nın Gönen Cumhuriyet Başsavcılığı"nda alınan beyanlarında sanığın iddia ettiği gibi sanık ... ile ... arasında herhangi bir ticari bağlantı ve ortaklık bulunmadığını belirttikleri, suça konu çek üzerinde yaptırılan imza incelemesi sonucunda suça konu çek üzerindeki imzanın ..."ya ait olmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği, bu şekilde sanığın, sahte çek düzenlemek bu çeki de borcuna karşılık vermek suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin mahkumiyet yönünde kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın lehe hükümlerin uygulanmadığına ve beraat hükmü kurulması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılanın soruşturma aşamasında alınan beyanında, suça konu çeki sanığın kendisine 30.000 TL borcu karşılığında, kardeşi ... aracılığı ile gönderdiğini beyan ettiği, yargılama aşamasında alınan beyanında, sanıktan araba aldığını ve parasını da ödediğini, sanığın arabanın devrini vermediğini, bu araba nedeniyle sanığa 12.750 TL ödediğini, sanığın daha sonra kendisini arayarak arabayı teslim edemediğini, ancak çekle ödeme yapabileceğini söyleyerek suça konu çeki gönderdiğini beyan etmesi karşısında, sözleşmeye konu araç sahibinin sanık olup olmadığının satılan aracın katılana fiilen ve devrinin neden verilemediğinin araştırılması, aracın sanık tarafından katılana devrinin mümkün olup olmadığının belirlenmesi ile katılanın beyanları arasındaki çelişkinin de giderilerek, sanığın baştan itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
5237 sayılı TCK"nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (i) ve (k). (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun"un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği ve buna göre, haksız menfaat miktarının 28.500 TL, haksız menfaatin iki katının 57.000 TL olduğu dikkate alınarak temel cezanın bu miktardan az olmayacak şekilde belirlenip sanığın 2850 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 57.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, temel cezanın uygulama maddesine göre eksik olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, aynı Kanun"un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 13/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.