10. Hukuk Dairesi 2018/6160 E. , 2018/11073 K.
"İçtihat Metni"......
Dava, faiz alacağı istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine,.... Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
........ Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı avukatı, müvekkilinin, 506 sayılı Yasa"nın 53. maddesi 53/a bendine göre malul sayılması konusunda kuruma başvuru yaptığını ve kurumun cevabında 506 sayılı Yasa"nın 53. maddesine göre kurumda ilk defa çalışmaya başladığı tarihte maluliyetini gerektirir arızasının bulunması nedenlerinden ötürü talebini reddettiğini, bunun üzerine...... sayılı dosyası ile açtıkları dava sonunda mahkemenin 2014/309 karar sayılı kararı ile kurum işleminin iptali ile müvekkilinin 06.01.2004 tahsis talep tarihini takip eden 01.02.2004 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmasının tespitine karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından onandığını, kararın kesinleşmesinden sonra birikmiş aylıklarının ve faizinin ödenmesi için talepte bulunduğunu, aylıklarının ödenmesine rağmen faiz istemine yönelik işlem yapılmadığını, kuruma ikinci kez 09.10.2015 tarihinde müracaat ettiğini, 21.10.2015 tarihli cevabi yazıda faiz ödemelerinin mahkeme kararına istinaden yapılması gerektiğinin belirtildiğini bu sebeple fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL"nin kuruma başvuru tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
506 sayılı yasanın "Bildiri ve itiraz" başlıklı 116. maddesinde, "Kurum malûllük yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için gerekli belgeler tamamlanınca, bağlanacak aylıkları ve yapılacak toptan ödemeleri hesap ve tespit ederek en geç üç ay içinde ilgililere yazı ile bildirir." hükmü, 5510 sayılı Yasa"nın "Bildirim ve itiraz" başlıklı 42. maddesinde, "Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 12.04.2010 tarih, 2009/5960 E. ve 2010/4205 K. sayılı ilamında, "...B.K.nun 113.maddesinde yazılı saklı durumlar hariç olmak üzere "asıl borç ifa veya başka suretle sona erdiği takdirde kural olarak diğer fer"i haklar da sona erer." Ancak B.K.113/2"de bu kuralın faiz yönünden ayrık durumunu düzenlemiştir.Anılan maddeye göre; "faiz talep hakkının saklı tutulduğu" durumda asıl borç sona ermiş olsa bile borcun ferisi olan faiz sona ermez....Hal böyle olunca davacının itirazi kayıt koyarak ödemeyi kabul ettiği dikkate alınarak ödenmeyen faiz alacakları ile ilgili 506 sayılı Yasa"nın 116. maddesinde öngörülen süre de nazara alınarak işleyecek faiz alacağını hesaplanırken faizin başlatılacağı tarihe esas olmak üzere anılan 116. maddedeki 3 aylık sürenin sonu olan 07.04.2002 tarihinden itibaren faiz hesaplanması gerekirken 01.02.2002 tarihinden itibaren faiz hesaplanarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 07.06.2011 tarih, 2011/3108 E. ve 2011/8442 K. sayılı ilamında, "... Borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince varlığını sürdüren bir karşılık olarak, alacaklının aksi iddia olunmayan farazi zararının asgari oranda giderilmesine yönelik, para borcunun fer"isi niteliğindeki (BK. Md.l13/2 ve 131) faizin, asıl alacakla birlikte sona ermemesi için saklı tutulması, ya da, halin icabından saklı tutulduğunun anlaşılması da yasal bir gerekliliktir." denilmektedir.
Yargıtay ilamlarında belirtilen ilkelere bağlı kalınmakla; dava konusu......karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacının emekliliğe hak kazandığına ilişkin dava dosyasında alacağının faizi ile birlikte tahsilini talep ettiği ve kurum tarafından talebin reddedildiği dosya kapsamında sabit olduğundan dolayı, davacının faiz hakkını açıkça talep ettiği ve hakkını saklı tuttuğu kabul edilmiş, ödenmeyen birikmiş aylıklarına yasal faiz uygulanması gerektiği görüş ve kanaatine varılmış, 506 sayılı yasanın 116. maddesi ile 5510 sayılı yasanın 42. maddesi gereğince, davacının, ödenen aylıklardan kaynaklanan toplam 62.906,34 TL faiz alacağının bulunduğu sonucuna varılmış, mahkememizce, 05/06/2017 havale tarihli bilirkişi raporuna ve davacının 02/10/2017 tarihli ıslah dilekçesine itibar edilerek davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI:
....... 07.06.2018 günlü ilamı ile istinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılmıştır.
..... 2012/274 Esas,2014/309 Karar sayılı dosyasında ......velayeten açılan davada mahkemece Âdem Namlı"nın 06/01/2004 tarihli sağlık kurulu raporunu takip eden 01/02/2004 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmiş karar Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 12/09/2014 gün 2014/786, 2014/332 E-K sayılı ilamı ile onanmıştır.
Davacı taraf 16.03.2015 günlü dilekçesi ile kesinleşen mahkeme ilamı doğrultusuna maaş alacağı ve faizlerinin ödenmesini istemiştir.
Kurum 21.10.2015 günlü yazı ile maaş alacağı yönünden talebin kabul edildiği, faiz yönünden ise reddedildiği belirtilmiştir.
Mahkeme ilamında 01.02.2004 tarihinden itibaren, aylık bağlanmasına karar verildiği, kararın da kesin hüküm halini aldığı göz önüne alınarak bilirkişi tarafından hesaplanan 62.906,34 TL faiz alacağının tahsiline karar verilmiştir.
Davacı taraf mahkeme ilamı ile faiz alacağının ödenmesini birlikte talep ettiğinden, faiz alacağı sakıt olmamıştır, mahkemece verilen karar yerinde bulunduğundan, davalı tarafın tüm istinaf taleplerinin HMK nun 353/b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
V-TEMYİZ NEDENLERİ:
.... verilen karar, davalı avukatı tarafından, davacı hakkında yapılan işlemlerin yerinde olduğu gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ
1-Eldeki davada, Mahkemece, davacının kesinleşen mahkeme kararı ile maluliyet aylığına işleyen faizlere de hak kazanmış olduğuna dair karar verilmesi isabetli ise de, aylıkların geç ödenmesi nedeniyle işleyen faizler bakımından, 5510 sayılı Yasa’nın 42. (506 sayılı Yasa"nın 116.) maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurum"un, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı nazara alındığında, mahkemece bu durumun dikkate alınmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 370/2. maddesi gereğince verilen karar, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: ....kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılması ile ......tarihli hükmünün, tamamen silinmesi ile yerine;
“1-Davanın kısmen kabulü ile 62.734,82 TL faiz alacağının davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,
2-Davalı Kurum harçtan bağışık olduğundan harç takdirine yer olmadığına,
3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 7.250,83 TL Vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Kısmen kabule göre, AAÜT. Uyarınca 1.71,52 TL ücreti vekâletin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalı kuruma verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 421,60 TL yargılama giderinin kısmen kabule göre takdiren 400 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Gider avansının artan kısmının talep halinde ilgilisine iadesine,”hükmünün yazılmasına ve hükmün yazılarak Bölge Adliye Mahkemesi hükünün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi"ne gönderilmesine, 25.12.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
...........