14. Hukuk Dairesi 2015/510 E. , 2015/1566 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.07.2008 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen 01.10.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar ve davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, İİK"nın 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne, 57, 1042 ve 1311 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, satış bedelinden davalıların payı oranında % 0,9 (binde dokuz) harç tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü bir kısım davalılar ve davalı ... temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı ..."ın murisi adına kayıtlı 57 ve 1311 parsel sayılı taşınmazlara yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Ancak 492 sayılı Harçlar Kanunu ve eki Tarifenin karar ve ilam harcına ilişkin hükmü uyarınca karar tarihi itibariyle gayrimenkulün satış bedeli üzerinden alınacak harcın % 09,9 olması gerekirken hüküm sonucunda binde % 0,9 (binde dokuz) olarak gösterilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK"nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalıların dava konusu 1042 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
5578 sayılı Kanunla değiştirilen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesi gereğince bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne sebeple gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, payların 3. şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceği hükmü mevcutken, 5403 sayılı Kanunun 8. maddesinde 30.04.2014 tarihli ve 6537
sayılı Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişiklikle "Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez. Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz...." şeklinde düzenleme yapıldığından artık asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki arazilerde de payın üçüncü şahıslara satışı ve devri mümkün hale gelmiştir.
Somut uyuşmazlıkta 1042 parsel sayılı taşınmazda borçlu (davalı) "... oğlu ..."ın murisi "... oğlu ..." 1/2 paydaş durumundadır. Yukarıda bahsedilen yasal değişiklikle alacaklı (davacı) tarafından borçlu "... oğlu ..."ın murisi "... oğlu ..." haczedilen payının doğrudan icra yolu ile satışı mümkün hale geldiğinden alacaklının (davacı) İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi gereğince yetki alarak 1042 parsel sayılı taşınmaz yönünden ortaklığın giderilmesi davası açmasında hukuki yararı kalmamıştır. Bu nedenle 1042 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bent uyarınca temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm sonucunun sekiz numaralı bendinde yer alan "0,9 (binde dokuz) oranında" ibaresinin hüküm sonucundan çıkarılarak bunun yerine "% 09,9 (binde 9,9) oranında" ibaresinin yazılmasına, hükmün HUMK"nun 438/7. maddesi gereğince 57 ve 1311 parsel sayılı taşınmazlar yönünden DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, (3) numaralı bent uyarınca davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile 1042 parsel sayılı taşınmaz yönünden hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 16.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.