3. Hukuk Dairesi 2014/3496 E. , 2014/7932 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL 10.SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/06/2012
NUMARASI : 2012/15-2012/364
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; abone olan davalı hakkında ödenmeyen elektrik borcunun tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; aboneliğe konu taşınmazda davacının 1993-1994 yıllarında çok kısa oturduğunu, 1994 yılında “işhanına” çevrilince ayrıldığını, ayrılırken kuruma başvurduğunu belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalının taşınmaz mesken iken oturduğu, daha sonra taşınmazın işhanına dönüştüğü, davalının taşındığı ve bilfiil enerjiyi kullandığına dair adına düzenlenmiş bir fatura ibraz edilemediği, davacı adına olan aboneliğin taşınmazın niteliği değişmekle davalı kurumca sona erdirileceğinin açık olduğu, ayrıca alacağın ispat edilemediği, 15 yıl sonra emekli olan bir öğretmene yönelik icra takibinde bulunulmasının dürüstlük kuralına uygun düşmediği gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmektedir.
4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun"un Amaç başlıklı 1.maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, 1.maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir.
Anılan kanunun 3.maddesinde ise “Mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti, Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında mal sunan gerçek veya tüzel kişileri, Tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için, yasanın amacı içerisinde yukarıda da tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Dosyada mevcut taraflar arasındaki 13.09.1993 tarihli sözleşmede; “abone grubu: Daire-19” olarak belirtilmiş, 15.10.2009 tarihli abone borç bilgileri dökümünde ise “abone grubu: Mesken” olarak gösterilmiştir.
Bu durumda, somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı Yasayla değişik 11/A maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğu, davacının mesken abonesi olduğu anlaşılmaktadır. 4077 sayılı Yasa"nın 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re"sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Mahkeme anılan ilkeler benimsenerek görevsizlik kararı verilerek dosyanın tüketici mahkemesine gönderilmesi gerekir iken, esasa girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.