(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/16567 E. , 2010/238 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,meslek hastalığı sonucu malüliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava,meslek hastalığı sonucu sürekli işgöremezliğe uğrayan davacının 10.480,00 Tl manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece ilamında belirtildiği üzere dava aynen kabul edilmiştir.
Davacının meslek hastalığı sonucu %13,1 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının davalı işverenin tam kusuruna dayandığı kaçınılmazlığı kabul ettiği dosya içerinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu"nun 47.maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 9.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 10.480,00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Hüküm fıkrasının tümden silinerek yerine,
"1-Davacının meslek hastalığı sonucu %13,1 oranında maluliyet nedeniyle takdiren 9.000,00 TL manevi tazminatın 17.3.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazla talebin reddine,
2-Alınması gereken 486,00 TL karar ve ilam harcından davacıdan peşin alınan 141,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 344,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,davacıdan peşin alınan 141,50 TL nisbi harç ile 15,60 TL başvurma harcı toplamı 157,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesine göre kabul edilen miktar yönünden 1.080,00 TL nispi Avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine red edilen miktar yönünden 575,00 TL maktu Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 168,60 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 143,31 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına"rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA,aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine 19.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.