Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/1488
Karar No: 2016/5941
Karar Tarihi: 16.05.2016

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2015/1488 Esas 2016/5941 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2015/1488 E.  ,  2016/5941 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.08.2008 gününde verilen dilekçe ile suya vaki elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    _ K A R A R _
    Dava, suya vaki elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın kabulü ile davalı ... tarafından orman arazisi içerisinden çıkmakta olan kaynak suyuna vaki tecavüzün önlenmesine dair verilen kararın, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, hüküm Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 18.04.2012 tarihli ve 2012/2862 Esas, 2012/10612 Karar sayılı ilamı ile davaya konu suyun genel su olduğu, genel sulardan herkesin ihtiyacı oranında yararlanacağı kadim hak bulunmadığından içme suyuna öncelik tanınmak suretiyle sudan faydalananların ihtiyacı belirlenerek taraflar arasında su kullanım rejimi kurulması gerektiği hususu belirtilerek bozulmuştur.
    Mahkemece, davacının suyun kullanımında kadim hakkı olduğu rejim kurulmasına ihtiyaç bulunmadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
    Hukuk Genel Kurulunun 03.04.2013 tarihli ve 2012/3-1397 Esas, 2013/414 sayılı Kararı ile davacı, babası ile davalının dava konusu su kaynağından yararlanılması konusunda 1974-1975 yıllarında anlaştıklarını, o tarihten beri babasının ve ölümü ile kendisinin bu sudan içme ve sulama suyu olarak yararlandığını belirtmekte olup davacının kadim yararlanma hakkı olduğu iddiası bulunmadığı, öte yandan, böyle bir iddası bulunsa dahi, dava konusu sudan yararlanma tarihi belirli olduğu için davacının kadim yararlanma hakkı bulunduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığı, aynı hususa işaret eden ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek direnme kararı bozulmuştur.
    Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, mahallinde yeniden keşif yapılmasına karar verilmiş, 15.10.2014 tarihli celsede davacıya dava şartlarından olan eksik gider avansını tamamlaması için bir haftalık kesin süre verilip kesin süre sonunda eksiklik giderilmediği takdirde yine aynı madde uyarınca davanın usülden reddedileceği ihtaratı yapılmıştır.
    Davacı vekili, 19.11.2014 tarihli celsede müvekkilinin birden fazla keşif yapıldığı için keşif avansını yatırmak istemediğini beyan etmiştir.
    Mahkemece, gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, HMK 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
    Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
    Her ne kadar HMK 115. maddesi gereğince gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece verilen süre keşif yapılmasına yönelik olup, bozma öncesinde mahkemece keşif yapılarak genel sudan tarafların ihtiyaç durumu saptandığına göre mahallinde yeniden keşif yapılması gerekli bulunmadığından verilen süre usule uygun bulunmamıştır.
    Mahkemece, dosyada mevcut zirai bilirkişi raporu doğrultusunda tarafların ihtiyaçları oranında sudan ne şekilde yararlanabilecekleri dolayısıyla su rejiminin ne şekilde olması gerektiği hususunda zirai bilirkişiden ek rapor alınarak rapor denetlendikten sonra su rejimi oluşturmak suretiyle karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi