7. Ceza Dairesi 2017/10366 E. , 2018/9571 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4926 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-) Sanık ..."in temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 31.10.2012 tarih, 2011/777 Esas ve 2012/1819 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bozmanın sirayetinin, hükmü temyiz etmeyenlerin veya temyiz isteği reddedilenlerin, temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğini gidermek amacıyla 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nun 325 ve 5271 sayılı CMK"nun 306. maddelerinde düzenlendiği, bu suretle hükmü temyiz edenler lehine oluşacak durumdan temyiz etmeyenlerin de yararlandırıldığı, ancak bozmanın sirayetinde yerel mahkeme hükmünün, temyiz yetmeyen sanık yönünden bozulmadığı, anılan maddeler uyarınca sanığın bozma kararının sonucundan yararlandırıldığı ve lehe bozmadan yararlanan sanığın, bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gözetilerek; Başkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 2007/83 Esas ve 2009/136 Karar sayılı ilamı ile verilen mahkumiyet hükmünü temyiz etmeyen ancak Dairemizin 06.06.2013 tarihli, 2013/3744 Esas ve 2013/12435 Karar sayılı ilamı ile diğer sanık ... hakkındaki bozmadan CMUK"nun 325. maddesi uyarınca yararlandırılan sanık ... hakkında, Mahkemenin Dairemizin bozma kararına uyarak verdiği 29.01.2015 tarihli hükmü sanığın temyiz etme hakkı bulunmadığından, CMUK"nun 317. maddesi gereğince temyiz isteğinin REDDİNE,
II) Sanık ..."in temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
Dairemizin 06.06.2013 tarih, 2013/3744 Esas- 2013/12435 Karar sayılı ilamına 13.03.2014 tarihli celsede uyma kararı alındığı halde;
1-Yargıtay Ceza Genel Ceza Kurulu"nun 31.01.2012 gün ve 2011/7-465 Esas, 2012/11 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 5/son maddesinde belirtilen toplu kaçakçılık suçunun iki kişi tarafından işlenebileceğinin belirtilmiş olması karşısında sanıkların birlikte işledikleri fiilden dolayı
eylemlerinin toplu kaçakçılık olarak değerlendirilip buna göre sanıklara, suça konu eşyanın bilirkişi tarafından tespit edilen CİF değeri üzerinden hesaplanan gümrüklenmiş değerinin 4.5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, bu hususta işlem yapılmaması,
2. 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK"nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç itibarıyla 5607 sayılı Yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu"nun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu hususun tartışılmaması suretiyle ilamın gerekleri yerine getirilmeyerek ilama aykırı hüküm tesisi,
3- Sanıkların toplu kaçakçılık kabul edilen eylemleri nedeniyle hüküm kurulurken dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 4926 sayılı Kanunun 5/son maddesi uyarınca yarı oranında artırılarak 4.5 katı üzerinden tazmini adli para cezasına hükmolunması gerekirken yazılı şekilde eşyanın gümrüklenmiş değerinin 3 katı üzerinden hüküm tesisi,
4- Nispi harç miktarının hesaplanmasında hüküm tarihi itibarıyla geçerli olan binde 68,31 oran yerine binde 54 oranında hesaplanması,
Yasaya aykırı, sanık ..."in temyiz itirazları bu itibarlarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.