3. Hukuk Dairesi 2014/1113 E. , 2014/8549 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ARABAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/02/2013
NUMARASI : 2012/162-2013/34
Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin eşine ait olan ancak eşi öldüğü için müvekkilinin kullandığı 001854 nolu tarımsal sulama elektrik abonesine fazladan fatura tahakkuk ettirildiğini, herhangi bir kaçak kullanım olmadan Tedaş görevlilerince kaçak tutanağı tutularak adına 16.838,22 TL kaçak faturası kesildiğini, yapılan itirazın kabul edilmediğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, bu sebepten davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının kullandığı 001854 numaralı abonelikten dolayı 4.431,00 TL borçlu olduğunun tespitine, bu miktarı aşan 12.407,22 TL"den borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13.maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş, 15.madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek, Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; mahkemenin 22/10/2010 tarihli ve 2010/133 Esas ve 2010/192 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 10/05/2012 tarih ve 2011/5009 Esas ve 2012/3325 Karar sayılı ilamı ile "......davacının kullanımı ve kontrolü altında abonelik kaydı bulunan elektrik sayacının mühür tellerinin kırılmış olduğu sabit olup, bu durum tutanak tarihinde yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13.maddesi hükmünde kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak tanımlanmıştır. O halde davacının eyleminin kaçak elektrik kullanımı olarak kabulü ile tüketim bedeli konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak kapsam belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekir." gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece; bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, davacının borçlu olduğu miktarın tespiti için bilirkişiden rapor alınmıştır. Elektrik Mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen ve hükme esas alınan raporda, kaçak kullanım süresi davacının yargılandığı ceza dosyasında alınan ziraat bilirkişi raporuna göre ekilen pamuk ürününün sulaması süresi dikkate alınarak 92 gün olarak tespit edilmiş, yönetmelik gereği bu sürenin 90 günü geçemeyeceği tespiti ile 90 gün üzerinden kaçak tüketim bedeli hesaplanmıştır.
İdare tarafından kaçak tüketim bedeli hesaplanırken sayacın bir önceki mevsim sonu 24.11.2004 tarihi itibariyle okunan değeri ile kaçak tespit tarihi arasındaki 328 gün arasındaki süre dikkate alınmış, hükme alınan bilirkişi raporunda ise 90 gün alınmıştır.
Kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve anılan yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yayımlanan 21.03.2003 günlü 122 sayılı kararının “Süre” başlıklı bölümünde;
1) Bağlantı anlaşması ve perakende satış sözleşmesi yapmış olan müşteriler için kaçak elektrik enerjisi kullanma süresi; tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme ve son endeks okuma işlemlerinden en son yapılanın işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde bu süre iki kat olarak alınır.
Bu sürenin dışında müşterinin kaçak elektrik enerjisi kullandığının doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak kullanımın başlangıç tarihi itibariyle geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. Bu dönemdeki faturalar tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınarak gecikme zammı alınmaksızın düzenlenir.
2) Bağlantı anlaşmasının ve perakende satış sözleşmesinin birinin veya her ikisinin de imzalanmamış olması halinde kaçak elektrik enerjisi kullanma süresi; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir.
Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün alınır." hükmünü ihtiva etmektedir.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, her bir kaçak elektrik tutanağı için talep edilen kaçak elektrik bedelinin ayrı ayrı yönetmelik ve kurul kararlarında açıklanan yöntemle hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınması, davalının tahsilini istemekte haklı olduğu alacak miktarının bu şekilde belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.