3. Ceza Dairesi 2020/2865 E. , 2020/6747 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, cincel taciz
HÜKÜMLER : Beraatlere, mahkumiyetlere dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Mağdur ..."nın katılan sıfatıyla sanık ... hakkında müşteki ..."ya yönelik cinsel taciz suçundan verilen beraat hükmü ile, sanık ... hakkında kendisine yönelik kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mağdur sanık ..."nin 04.04.2016 havale tarihli temyiz süre tutum dilekçesini "sanık" sıfatı ile verdiği, ancak 19.04.2016 havale tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde ise, katılan sıfatıyla sanık ... hakkında müşteki ..."a yönelik cinsel taciz suçundan verilen beraat hükmü ile sanık ... hakkında kendisine yönelik kasten yaralama suçundan verilen beraat hükmünü de temyiz ettiği, bu haliyle katılan sıfatıyla temyize yönelik 19.04.2016 havale tarihli dilekçenin 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK"un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra verildiği, ayrıca yine mağdur ..."nin kovuşturma aşamasında 19.02.2016 tarihli duruşmada "sanık ..."den şikayetçi olmadığını" beyan etmesi nedeniyle şikayetçi olmayan mağdurun katılma hakkının da olmadığı, bu nedenle 5271 sayılı CMK"nin 237-243. maddelerine uygun olarak katılan sıfatını almayan mağdurun CMK"nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı da bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur ..."nin temyiz talebinin, 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık ... hakkında müşteki ..."a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Kasıtlı suçtan verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık ... hakkında müşteki ..."a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Müşteki sanık ..."nin eşi olan müşteki ... ile birlikte müşteki sanık ..."in bakkal dükkanında alışveriş için bulundukları sırada,..."nin veresiye olarak sigara da istemesi üzerine ..."in ilk önce kabul etmediği, ..."un sigarayı vermesini istemesi üzerine ..."in sigara vermeyi kabul ederek ..."ye yönelmek suretiyle "... ile hallederiz" şeklinde sözler sarf ettiğinin ..."nin iddiası ve müştekinin de bu iddiayı doğrulaması karşısında, her ne kadar müşteki ..., müşteki sanık ..."in olay öncesinde kendisine yönelik cinsel içerikli bir davranışının olmadığını belirtmiş ise de, olayın gelişimi ve söz konusu sözlerin ilk anda yaratacağı olumsuz etki dikkate alındığında yalnız başına haksız tahrik teşkil edeceğinden sanığın cezasında 5237 sayılı TCK"nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle indirim yapılması gerekirken, yetersiz gerekçe ile TCK"nin 29. maddesinin uygulanmaması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 16.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.