Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/16379
Karar No: 2018/23416
Karar Tarihi: 05.11.2018

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/16379 Esas 2018/23416 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı işçi, dokuma işletmesinde vardiya amiri olarak çalıştığı ve ücretinin eksik ödendiği, işyerinde resmi tatil günlerinde çalışıldığı ve ücretlerinin de eksik ödendiği ve iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği için kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücret alacaklarını istemiştir. Davalı işveren ise kıdem ve ihbar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek davanın reddini istemiştir. Mahkeme, davacının iş akdini feshetmiş olup kıdem tazminatı talep etme şartlarının oluştuğunu ve dosya içerisinde yapılan incelemeler sonucunda fazla mesai talebinin reddi isabetli ise de, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti talepleri yönünden eksik inceleme yapıldığından kararın bozulmasına karar vermiştir.
4857 sayılı iş Kanunu'nun 120. maddesi, Geçici 6. maddesi ve 67. maddesi; mülga 1475 sayılı Kanun'un 14/5. maddesi.
22. Hukuk Dairesi         2017/16379 E.  ,  2018/23416 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davacının dokuma işletmesi katlama bölümünde vardiya amiri olarak çalıştığını, ücretinin eksik ödendiğini, davalı işyerinde resmi tatil günlerinde çalışıldığını ve ücretlerinin de eksik ödendiğini, davacının hafta tatili kullanmadığını, hatta sonu da çalışmasına devam ettirildiğini ve iş sözleşmesini emeklilik sebebi ile haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücret alacaklarını istemiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı, davacının dokuma bölümünde işçi olarak çalıştığını, vardiya amiri olmadığını, kıdem ve ihbar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacının iş akdini başka yerde çalışmak için istifa etmek suretiyle sonlandırdığını, şirkette 3"lü vardiya sisteminde çalışıldığını ileri sürerek; davanın reddini istemiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, dosyada tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişinin özetle: davacının 4857 sayılı Kanun"nun 120 ve Geçici 6. maddesinin atfıyla yürürlükte bulunan mülga 1475 sayılı Kanun"un 14/5. maddesine göre; iş akdini feshetmiş olup kıdem tazminatı talep etme şartları oluşmuş olduğunu ve ayrıca dosya içerisinde davacının imzasını taşıyan 4857 sayılı İş Kanunu 67. maddesi gereğince yapılan duyurulara ilişkin belgeler, puantaj kayıtları ile imzalı bordroların aksinin yazılı belge ile ispatlanamaması nedeniyle ve benzer dosyalarda da (Yargıtay (Kapatılan) 7. H.D. 2013/27525 E. 2014/4539 K. sayılı İlamı) anılan belgelerin aksinin yazılı belge ile ispatlanmaması nedeniyle itibar edilemeyeceğine karar verildiği anlaşıldığından davacının fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili alacağının bulunamayacağını bildirdiği ve alınan raporun dosya kapsamına ve mevzuata uygun olduğundan hükme esas alındığı gerekçesi ile kıdem tazminatı talebinin kabulü diğer taleplerin ise reddi sureti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
    2-Davacı işçinin hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
    Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
    Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
    İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
    Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
    Aynı ilkeler hafta tatili ve ulusal bayram genel tatili çalışmaları için de geçerlidir.
    Somut olayda; davacı 15.02.2007 – 03.09.2012 tarihleri arasında davalıya ait tekstil işinde katlama bölümünde çalışmış olup dava dilekçesinde dini bayram çalışmalarının ödendiğini ancak resmi bayram çalışmalarının ödenmediğini ve hafta tatili de kullanmadığını iddia ederek hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacağı talebinde bulunmuş, davalı taraf ise davacının hafta tatilillerini kullandığını, ulusal bayram ve genel tatilerdede iş yerinde çalışma yapılmadığını savunmuştur. Dinlenen davacı tanıklarından ... aylık en az 3 pazar günü çalıştıklarını ve milli bayramlarda da normal çalışma günü gibi çalıştıklarını, ... da 20 güne bir pazar günleri evde kaldıklarını, milli bayramlarda da çalışmanın normal çalışma şeklinde olduğunu ancak zamlı ücret alamadıklarını beyan etmiş, davalı tanıkları ise davacının her hafta tatil yapmakla beraber tatil gününün değişebileceğini, milli ve dini bayramlarda da işyeri kapalı olduğundan dolayı davacının da çalışma yapmadığını beyan etmişlerdir. Dosya içerisinde 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ait davacı tarafından imzalanmış puantaj kayıtları olduğu görülmüştür. Davacının çalışmasının kayıt altına alındığı dönemler için mahkemece bu kayıtlara itibar edilerek hesaplama yapılmalıdır. Zira hafta tatili ve milli bayram çalışmalarının ispatında, yazılı delilin bulunduğu durumda tanık delili ile sonuca gidilemez. Dosyada yer alan belgeler ve tanık beyanlarına göre iş yerinde üçlü vardiya sistemi ile çalışıldığı anlaşılmakla davacının fazla mesai talebinin Mahkemece reddi isabetli ise de, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti talepleri yönünden yapılacak iş; bilirkişiden ek rapor aldırılıp, puantaj kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, kayıtlara göre; davacının hafta tatili ile milli bayram günlerinde çalışmasının bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa bu günlere ait ücret alacaklarının hesaplanarak hüküm altına alınarak hakkaniyet indirimi yapılmaması ve puantaj ile kayıt altına alınmayan dönem var ise tanıkların davacı ile çalışma dönemleri ile sınırlı olarak davacı tanık beyanlarına göre hesaplama yapılarak ve uygun bir hakkaniyet indirimi de yapıldıktan sonra sonuca gitmekten ibarettir. Eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    Sonuç:
    Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 05.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi