1. Hukuk Dairesi 2014/7484 E. , 2015/7205 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ADANA 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/2013
NUMARASI : 2012/529-2013/714
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi,eski hale getirme,eski hale getirme bedelinin tahsili ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne;eski hale getirme ve eski hale getirme bedelinin tahsili isteklerinin reddine;ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Yusuf vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi "ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi,eski hale getirme,eski hale getirme bedelinin tahsili ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu 1049 ada 219 parsel sayılı taşınmazının komşu 155 parsel sayılı taşınmazın paydaşları olan davalılar tarafından toprak atılıp kot farkı yaratılmak suretiyle kullanıldığını, ayrıca taşınmazının yola cephesinin bulunduğunu ve aynı şekilde davalıların kamu yoluna da tecavüz ettiklerini ileri sürerek taşınmazına ve yola elatmanın önlenmesi,toprağın kaldırılması suretiyle eski hale getirme ve eski hale getirme bedeli olarak 2.000,00 TL nin tahsili ve geriye dönük 5 yıllık 3.000,00 TL ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı Yusuf, yola müdahalenin önlenmesi isteği bakımından davacının dava hakkı olmadığını, herhangi bir müdahalesinin bulunmadığını, kot farkının da arazinin doğal yapısından kaynaklandığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davacıya ait taşınmaza ve yola davalıların müdahalesinin keşfen saptandığı gerekçesi ile elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne;kot farkının ise toprağın doğal yapısından kaynaklandığı gerekçesi ile toprağın kaldırılması ve masrafının tahsili isteğinin reddine; ecrimisil isteğinin ise bilirkişi raporuna atfen kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; tarla niteliğindeki 1049 ada 219 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya, komşu 155 parselin ise davalılar adına kayıtlı olduğu,keşif neticesinde ibraz edilen fen bilirkişi raporuna göre davalıların davacıya ait taşınmazın B harfi ile gösterilen 147,30 m²’lik ve C harfi ile gösterilen 1.792,64 m2"lik kısımlarına ve davacının kendi taşınmazına giden yolun D harfi ile gösterilen 1.899,57 m2" lik kısmına müdahale ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda elatmanın önlenmesine ve ecrimisilin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı Yusuf vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; ecrimisil davalarında alacak miktarı, taşınmazdan alınan ürün geliri esasına göre belirlenebileceği gibi şartları ve talep mevcut ise taşınmazdan alınan kira bedeli esasına göre de tesbit edilebilir. Davacı tarafından alacağın kira esasına göre belirlenmesinin talep edilmesi halinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26. maddesine göre hakim bu talep ile bağlı olup, ürün esasına göre hesaplanan alacağa hükmedemez.
Somut olayda;dava konusu taşınmazın tapu kaydında tarla vasfında olduğu belirtildiği gibi ziraat bilirkişisi raporunda da taşınmaz tarım arazisi olarak tespit edilmiştir. Mahkemece, ziraat bilirkişisi raporuna göre tarla olarak getirebileceği kira esası ile ecrimisile hükmolunmuştur.
Bu durumda talep bu şekilde olmadığı halde kira esasına göre hesaplanan ecrimisile hükmedilmiş olması doğru değildir.
Hal böyle olunca; mahkemece,yeniden keşif yapılmak suretiyle taşınmazın ""tarla"" olarak getireceği ürün esasına göre ecrimisil hesaplanması için uzman ziraatçi bilirkişiden denetime elverişli rapor alınması, belirlenen ecrimisile hükmedilmesi (usûlü kazanılmış hakların nazara alınması) gerekirken yanılgılı değerlendirme ile talep olmadığı halde kira esasına göre belirlenen miktara hükmedilmesi doğru değildir.
Davalı Yusuf vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedene hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.