1. Hukuk Dairesi 2014/5991 E. , 2015/7224 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2013
NUMARASI : 2012/251-2013/696
Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, mirasbırakanları, babaanneleri Hidayet"in 244 parseldeki 8 numaralı bağımsız bölümdeki payını ve 4 parseldeki 17 numaralı bağımsız bölümü davalı kızları Tülay ve Filiz"e satış suretiyle temlik ettiğini işlemlerin davacılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile muris adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.Davalı Filiz, dava konusu 8 nolu bağımsız bölümdeki payını muristen değil dava dışı 3. kişiden edindiğini, davalı Tülay, dava konusu 17 nolu bağımsız bölümü ve 8 nolu bağımsız bölümdeki 1/3 payı dava dışı 3. kişilerden temellük ettiğini, 8 nolu bağımsız bölümdeki 1/3 payı ise muristen bedelini ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “... Somut olayda, elbirliği ( iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup, dava dışı ortak bulunmaktadır. Hal böyle olunca, davaya katılmayan ortak H.İbrahim’in olurunun alınması ya da miras şirketine M.K.nun 640. mad. uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi” gerektiği gerekçeyle mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalı Filiz yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, davalı Tülay yönünden muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ..................."in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Mahkemece, davalı Filiz yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, davalı Tülay yönünden muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 244 nolu parseldeki 8 nolu bağımsız bölüm dava dışı Fehmi Babacan adına kayıtlı iken 18.01.1996 tarihinde davalılar Filiz, Tülay ve muris Hidayet"e 1//3"er pay ile satış suretiyle devrettiği, murisin de taşınmazdaki payını 12.05.2008 tarihinde kızı olan davalı Tülay"a yine satış suretiyle temlik ettiği, dava konusu edilen 4 nolu parseldeki 17 nolu bağımsız bölümü davalı Tülay"ın 3. kişiden temellük ettiğinin tarafların kabulünde olduğu, davacıların, muris tarafından yapılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma ve muvazaalı olduğunu, 3. kişilerden edinilen taşınmazlar yönünden de bedellerinin muris tarafından ödendiğini ileri sürerek tapu iptali ve muris adına tescil isteği ile eldeki davayı açtıkları, muris Hidayet"in 02.05.2009 tarihinde öldüğü, geriye mirasçıları olarak davalı çocukları Filiz, Tülay ile yargılama aşamasında davaya dahil edilen oğlu İbrahim Halil ve kendisinden evvel ölen oğlu ..............Çekişme konusu 4 nolu parseldeki 17 nolu bağımsız bölüm ile 244 parseldeki 8 nolu bağımsız bölümün 3. kişilerden satın alınırken bedellerinin muris Hidayet tarafından ödendiği iddiası ve davalının savunmasına göre; yanlar arasındaki uyuşmazlık, murisin gerçekte bedelini bizzat ödeyip, üçüncü kişiden satın aldığı taşınmazı mirastan mal kaçırmak amacıyla tapu siciline yarar sağlamak istediği kişiler (davalılar) adına kaydettirmesi halinde 1.4.1974 tarih ve 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulup bulmayacağı noktasında toplanmaktadır. Gerçekten, 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı konusu ve sonuç bölümü itibariyle murisin kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden yaptığı temliki işlemler için bağlayıcıdır. Somut olayda olduğu gibi bedeli ödenerek “gizli bağış” şeklinde gerçekleştirilen işlemler hakkında anılan Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının doğrudan bağlayıcı olma niteliği yoktur. Bunun yanısıra karara, yorum yoluyla gizli bağış iddialarına yönelik olarak uygulama olanağı sağlanamayacağı; Hukuk Genel Kurulunun 30.12.1992 tarih 586/782; 21.9.1994 tarih 248/538; 21.12.1994 tarih 667/856; 11.10.1995 tarih 1995/1-608 sayılı kararlarında belirtilmiş; Dairenin yargısal uygulaması bu doğrultuda kararlılık kazanmıştır.
Bu durumda, 3. kişilerden edinilen ve gizli bağış niteliğinde olan taşınmazlar bakımından 1.4.1974 tarih ½ sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri olmadığı, davada tenkis isteğinin de bulunmadığı, muris tarafından davalı Tülay"a devredilen 1/3 pay yönünden de muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğuna göre, davacıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 2,50 TL. bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.