19. Hukuk Dairesi 2019/224 E. , 2020/1384 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülmekte olan itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda davanın reddine yönelik olarak verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına ilişkin kararın süresi içinde davacı vekilince duruşmasız ve davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ..."in geldiği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, ... T.A.Ş. ile dava dışı müflis ... Santral ... A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını ve dava dışı diğer müteselsil kefil ... tarafından 16.07.2013 tarihinde davacı şirkete 200.000.-TL ödenerek, dava dışı kefilin davacı tarafından ibra edilmiş olması sebebiyle borcun sona erdiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davaya dayanak takip konusu alacağın .... tarafından ... A.Ş."nden temlik alındığı, .... ile davacı şirket arasında akdedilen temlik sözleşmesi ile de davacı şirket tarafından temlik alındığı, dava konusu alacağın ...."ndan temlik alınan fon alacağı olması nedeniyle zamanaşımı süresinin 20 yıl olarak uygulanması gerektiği ve bu sürenin alacağın muaccelliyetinin gerçekleştiği kat ihtarıyla başlayacağı, kat tarihinden takip tarihine kadar 20 yıllık süre dolmadığından davalının zamanaşımı def"inin yerinde bulunmadığı, takip tarihinden sonra dava dışı müteselsil kefil tarafından 16.07.2013 tarihinde 200.000.-TL ödeme yapılmış olması nedeniyle bu borçlunun borcun tamamından ibra edildiği, davacının, bu tahsilatı tenzil etmek suretiyle, diğer kefil davalıya karşı itirazın iptali davasını açtığı, davacının dayandığı ve davalının müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmelerinin mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte iken düzenlendiği, 6098 Sayılı T.B.K."nın uygulanmasına ilişkin 6101 Sayılı Yasa"da sözleşmenin sona ermesi hususunda 6098 sayılı T.B.K. hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, T.B.K."nun 587/3. maddesindeki düzenlemeye göre, müteselsil kefil olan dava dışı ...."den 200.000.-TL tahsil edilip tüm borçtan tamamen ibra edilerek, 16.07.2013 tarihli ibranamenin düzenlenmesi karşısında davalı diğer müteselsil kefil ..."in de borçtan kurtulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 14.5. maddesinde, "Kefiller, bu borç için diğer kimselerin de kefalet etmesi şart edilse dahi; Bankanın dilediği taktirde bu kişilerin kefaletini alıp almamakta serbest olduğunu, birden fazla kişinin kefaleti alınmış olsa da, muvafakatlerine gerek olmaksızın bir kısmının kefaletinden vazgeçebileceğini, ibra edebileceğini kabul eder. Bu taktirde kefil veya kefiller kendi kefaletlerinin aynen devam edeceğini ve Borçlar Kanununun 488/son cümlesinde yazılı def"i ve itiraz hakkından peşinen vazgeçtiklerini beyan ve kabul ederler"" şeklinde düzenlenme yapıldığı, davalı kefilin, borca kefil olurken, başka kefillerin de mevcudiyetini bir koşul olarak görmediği, alacaklının diğer kefilleri kefaletten kurtarması halinde dahi kefalet borcunun devam edeceğini kabul ettiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, mahkemece benimsenen 27.07.2017 tarihli ikinci ek bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 2.540,00"ar TL duruşma vekalet ücretinin tarafların bir diğerinden alınıp yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.