Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/8169
Karar No: 2014/9258
Karar Tarihi: 10.06.2014

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2014/8169 Esas 2014/9258 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2014/8169 E.  ,  2014/9258 K.

    "İçtihat Metni"


    Davacı ... ile davalı ...... aralarındaki tazminat davasına dair....Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11.04.2013 günlü ve 2012/58 E.-2013/242 K.sayılı hükmün Bozulması hakkında dairece verilen 16.02.2013 günlü ve 2013/15006 E.-2013/17958 K.sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
    Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin inşaat işçisi olduğunu, 23.06.2009 tarihinde çalışmakta olduğu binanın üzerinden geçmekte olan elektrik hattından kaynaklı elektrik çarpması sonucu yaralandığını, olayın meydana geldiği binanın inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izninin bulunmadığını, ancak davalı idarenin bu nitelikteki binaya elektrik verdiği gibi yüksek gerilim hatlarını da yönetmeliklerde belirtilen güvenlik mesafelerini nazara almadan tesis ettiğini, bu nedenle davalı idarenin sorumluluğu kabul ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiş, 11.03.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile de maddi tazminat talebini 47.820,15 TL ye yükseltmiştir.
    Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; olayın müvekkili idareye ait hatta yaklaşım mesafesine dikkat edilmeden kaçak inşaat yapılmasından kaynaklandığını, inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izni bulunmayan binaya hizmet götüren dava dışı belediyenin de kusurlu bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporları ile davalı idarenin 1/8 oranında, dava dışı bina sahibinin ise 7/8 oranında kusurlu bulunduğu, ancak davalı idarenin müşterek ve müteselsil kusuruna göre davacının uğramış bulunduğu işgücü kaybı tazminat tutarı olan 47.820,15 TL"nin tamamından sorumlu bulunduğu, davacının çektiği elem ve ızdırabın ağırlığı ile ekonomik ve sosyal durumuna göre ise 3.000 TL manevi tazminatın uygun görüldüğü gerekçesiyle; maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hükmün taraf vekillerince temyizi üzerine; Dairemizin 16.12.2013 gün ve 2013/15006- 17958 sayılı ilamı ile "..Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Dava, elektrik çarpması nedeniyle yaralanmadan dolayı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
    Davacı, haksız fiilin sorumlusunun davalı idare olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden ise, aynı olay nedeniyle adli makamlarca yürütülen soruşturmanın davalı idare ile dava dışı bina sahibi hakkında yürütüldüğü, davacının şikayetçi olmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve sonrasında eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda da, davalı idarenin 1/8 oranında, dava dışı bina sahibinin ise 7/8 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.
    Bu durumda; davacının, davaya konu haksız fiilin sorumlusunun davalı idare ile dava dışı bina sahibi olduğunu bilmesine rağmen, meydana gelen zarardan davalı idareyi sorumlu tuttuğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı idarenin, davacının uğradığı işgücü kaybı tazminatından kusuruna isabet eden (1/8) tutar oranında sorumlu tutulması gerekirken, tamamından sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırıdır.
    Bundan ayrı, olayın oluş şekli, davacının yaralanma derecesi ve tedavi süresi gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır. Mahkemece, daha üst düzeyde bir tazminatın takdiri gerekirken belirtilen şekilde manevi tazminata karar verilmiş olması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle; mahkeme kararı bozulmuştur.
    Davacı vekilinin 10.03.2014 tarihli dilekçesi ile; "Davacının, ceza kovuşturması sırasında, şikayetçi olmadığına ilişkin beyanı, davalı idare ile dava dışı bina sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından; davalı idarenin, davacının uğradığı işgücü kaybı tazminatından kusuruna isabet eden (1/8) tutar oranında sorumlu tutulması yönündeki bozma ilamının yasa ve içtihatlara uygun olmadığını ileri sürerek" kararın düzeltilmesini istemiştir. Bu kez, yeniden yapılan incelemede;
    Davacı, dava dilekçesinde; müvekkilinin 3. Kişiye ait binanın çatısında çalışırken 1,5 metre üstünden geçen elektrik teline teması olmadığı halde muhtemelen zeminin ıslak olmasından da kaynaklı elektrik çarpmasına maruz kalıp yaralandığını ifade ettikten sonra, meydana gelen kazada davalı TEDAŞ"ın da ihmali bulunduğunu belirterek, olayda, haksız fiili nedeniyle davalının sorumlu tutulmasını istemiş; 11.03.2013 tarihli ıslah dilekçesinde ise, "Her ne kadar, davalı tarafın kusur oranı belirlenmiş olsa da bilindiği üzere dava konusu zararın tazmini hakkında tüm sorumlular müştereken ve müteselsilen sorumludur. İş bu nedenle zararın tamamını davalıdan talep etme gereği doğmuştur." gerekçesiyle, bilirkişi raporunda hesaplanan tazminatın tamamından davalının sorumlu tutulmasını istemiştir.

    Müteselsil (dayanışmalı) sorumluluk kuralına göre, olayda kusurlu olanların her biri, zararın oluşmasına birleşen veya bağımsız hareket eden davranışları ile katkıda bulunduklarından, meydana gelen zararın tamamından müteselsil olarak sorumludurlar. (TBK 61. madde). 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 163. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu"nun 142. maddesi ) gereğince de; müteselsil sorumlulukta, zarar görenin dilediği borçluya başvurma hakkı vardır. Dilerse sorumlulardan birine, dilerse hepsine veya bir kısmına karşı dava açabilir. Bu durumda, zararın tamamından davalı ... idaresinin sorumlu tutulması gerekir.
    Açıklanan nedenle, mahkemenin bilirkişi raporu ile belirlenen maddi zararın tamamından davalıyı sorumlu tutmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Ne var ki, olayın oluş şekli, davacının yaralanma derecesi ve tedavi süresi gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır. Mahkemece, daha üst düzeyde bir manevi tazminatın takdir edilmesi için, karar bozulmalıdır.
    Açıklanan nedenlerle, adı geçen davalının kendi kusuru oranında sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin dairemizin bozma gerekçesi zuhule dayandığından; davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme talebinin kabulü ile; hükmün yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi