20. Hukuk Dairesi 2015/5124 E. , 2016/1952 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
... ilçesi, ... köyünde bulunan 3912 m2 yüzölçümlü 363 parsel sayılı tarla nitelikli ... adına kayıtlı olan taşınmaz, 2011 yılında 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan çalışmalarda 3860,48 m2 yüzölçümü ve 135 ada 36 sayılı parsel altında tarla niteliğiyle tespit görmüş, malik hanesinde “tapu kütüğünde olduğu gibi” belirtmesi yapılmıştır.
... köyünde bulunan 2011,12 m2 yüzölçümlü 101 ada 77 parsel sayılı tarla nitelikli ... adına kayıtlı taşınmaz, aynı çalışmada 1810,63 m2 yüzölçümü ve 135 ada 37 parsel altında tarla niteliği ile tespit görmüş, malik hanesine “tapu kütüğünde olduğu gibi” belirtmesi yapılmıştır.
Davacı ... vekili, 01.12.2011 tarihli dava dilekçesinde özetle; dava konusu yerde 36 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yürütülen ve 21.05.1990 tarihinde kesinleşen çalışmaların yapılması esnasında komisyonun kesinleşmiş mahkeme kararlarını ve orman tahdit haritalarını uygulamadığını, Orman İşletme Müdürlüğünce 15.11.2013 tarih ve 2013/13-1 sayılı müfettiş raporuna dayanılarak bu çalışmaların iptalinin istendiğini ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/439 E. - 2005/135 K. sayılı kararı ile bu işlemlerin iptal edildiğini, bu mahkeme kararının dayandığı bilirkişi raporunun incelenmesinde dava konusu eski 363 yeni 135 ada 36 sayılı parsel ile eski 101 ada 77 yeni 135 ada 37 sayılı parsellerin memleket haritasında ve hava fotoğraflarında yeşil renkli ormanlık alanda kaldığını ileri sürerek, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına yapılan hatalı tespitinin iptali ile taşınmazların orman vasfıyla ... adına tescil edilmelerini talep ve dava etmiş, 02.04.2012 tarihli dilekçe ile dava dilekçesini açıklayarak; dava konusu taşınmazların memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre orman sınırları içinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla tapuya tescillerine karar verilmesini talep etmiştir.
... Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, mahkemenin 11/10/2013 tarih ve 2013/31 E. - 2013/104 K. sayılı ilâmı ile davacı vekilinin talebinin, mülkiyet değişikliğini öngören tapu iptali ve tescile yönelik olduğu, genel mahkemelerde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, ... köyü, (eski 363) yeni 135 ada 36 sayılı parselde davalılar adına kayıtlı taşınmazın fen bilirkişisinin 12.10.2014 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 1389,79 m2"lik kısmın tapu kaydının iptaline, bu kısmın orman vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline, ...
köyü, (eski 101 ada 77) yeni 135 ada 37 sayılı parselde davalılar adına kayıtlı taşınmazın fen bilirkişisinin 12.10.2014 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 386,13 m2"lik kısmın tapu kaydının iptaline bu kısmın orman vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; tapu kaydının iptali ve orman vasfıyla tescili istemine ilişkindir.
Yörede 1990 yılında 6831 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları bulunmakta olup, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/439 E. - 2005/135 K. sayılı ilâmı ile ... köyünde 36 nolu Orman Kadastro Komisyonu çalışmaları yok hükmünde sayılmıştır. ... köyünde tapulama çalışmaları 01.04.1988 - 02.05.1988 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazların kısmen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne yönelik hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/02/2016 gününde oy birliği ile karar verildi.