17. Hukuk Dairesi 2015/12510 E. , 2018/6355 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkili ..."ün 03.02.2007 tarihinde davalılardan ..."ın sevk ve idaresinde olan diğer davalı ..."ün maliki olduğu ... plakalı kamyonetin çarpması sonucunda ağır şekilde yaralandığını, hayati tehlike geçirdiğini, müvekkilinin vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar meydana geldiğini, tedavi sonucunda kısmen iyileştiğini, ancak ayağındaki kırıkların tam iyileşmediği için aksama meydana geldiğini, bu kaza sebebiyle sakat kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için 20.000,00 TL manevi, İhsan için 20.000,00 TL manevi tazminat ve 10.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere 50.000,00 TL tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, kazada davacı ..."ün %100 kusurlu olduğunu, bu yüzden maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceğini, ceza yargılamasında müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini, maddi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, 1.000,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminatın kısmen kabulüne davacı ... için 7.000,00 TL, davacı eş İhsan için 2.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Davacının talebi, faturalı tedavi giderleri ve maluliyete ilişkin zararlara ilişkin olup mahkemece davacının faturalandırılmayan giderleri kapsamında değerlendirme yapılarak karar verildiği, tedavi giderleri ve bedensel zararlar yönünden değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, mahkemece öncelikle dava dilekçesindeki ileri sürülüşe göre davacının yaralanması nedeniyle talep edilen maddi tazminat kalemlerinin nelerden oluştuğu mahkemece, davacı vekiline açıklattırılarak ve buna göre yargılamaya devam edilmesi, bu tazminat kalemleri yönünden inceleme yapılması gerekirken sadece faturalandırılmayan giderler yönünden karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre; Dava trafik kazasından kaynaklı maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kaza tespit tutanağına göre, sürücü ... aracı ile seyir halinde iken, ... isimli yayanın, yaya geçidinin tahminen 30-35 m ilerisindeki yola birden bire çıkması sonucu çarpması neticesinde gerçekleşen kazada, yaya ..."ün yaya kusurlarından "yola birden bire çıkma" kusurunu, sürücü ..."ın 2918 sayılı ..."nun diğer kusurlardan 47/1-d "Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymamak" kusurunu işlediği, ceza mahkemesine sunulan 08.09.2008 havale tarihli bilirkişi raporuna göre yaya ..."ün 1. Derece, sürücü ..."ın 2. Derecede kusurlu olduğuna dair kanaat belirtilmiştir.
Her ne kadar ceza yargılamasında kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmış ise de 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi (Türk Borçlar Kanunu 74.maddesi)ne göre ceza
mahkemesince alınan kusur raporu hukuk hakimini bağlamayacağından mahkemece uzman bilirkişiden, kusur durumlarının tespiti yönünden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre davalıların sorumlu oldukları tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme sonucu hüküm kurulması doğru değildir.
3-Bozma sebebine göre, davacılar vekilinin ve davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin ve davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalılara geri verilmesine, 25/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.