Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/14187
Karar No: 2018/23680
Karar Tarihi: 06.11.2018

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2018/14187 Esas 2018/23680 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2018/14187 E.  ,  2018/23680 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, davacının önce tır şoförü, sonrasında tanker şoförü olarak 2006-12.11.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını son ücretinin net 1.750.00 TL olduğunu, günlük 16 saat çalıştırıldığını, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatillerde çalıştırıldığı halde ücretinin ödenmediğini, iş akdinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili davacının çalışmasının aralıklı olduğunu işyerinden istifa ederek ayrıldığını, çalışmasının 07:00-18:00 saatleri arasında olduğunu, ..."da çalıştığında hafta tatilini kullandığını, şehir dışında çalıştığında ise toplu halde haftalık izin kullandırıldığını, belgelerin dosyada bulunduğunu, davacının aralıklı çalıştığı dönemde bir yıldan az sürelerde yıllık izne hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz Başvurusu:
    Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    2- Taraflar arasında davacının aylık ücretinin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

    4857 sayılı İş Kanununda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
    İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
    Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Mahkemece, Türkiye İstatistik Kurumunun resmi internet sitesindeki "kazanç bilgisi sorgulama" kısmından da faydalanılması ve emsal ücret araştırması sonucunda elde edilen verilerle birlikte, anılan Kurumun resmi internet sitesindeki bilgiler de dikkate alınarak emsal ücretin belirlenmesi mümkündür.
    Somut olayda, davalı işyerinde tanker şoförü olarak çalışan davacı aylık net 1.750.00 TL ücret aldığını iddia ederken, davalı asgari ücret ile çalıştığını savunmuştur. Davacı tanıklarından ... davacının aylık ücretinin 1.600.00/1.700.00 TL olduğunu, kendilerinin tır şoförü olarak 1.200.00 TL ücret aldığını, davacının da ücretinin 1.200.00 TL"sına düşürülmek istenildiğini, kabul etmemesi üzerine işten çıkartıldığını beyan etmiştir. Mahkemece ... Şoförler Odası Başkanlığından ücret araştırması yapılmış gelen cevabi yazıda tır şoförünün aylık 1.100.00 TL ücret aldığı bildirilmiştir. Hükme esas alınan raporda 1.100.00 TL ve davacı beyanına göre tercihli hesaplama yapılmış, Mahkemece 1.100.00 TL üzerinden yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulmuştur. Kendi ücretinin 1.200.00 TL olduğunu beyan eden husumetli davacı tanığının çalışma koşulları hakkındaki beyanı tek başına hükme esas alınamazsa da davacının ücreti konusundaki beyanında bir menfaati bulunmamaktadır. Bu nedenle sendikalar, işçi, işveren kuruluşları ile TÜİK"ten araştırma yapılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının aylık ücreti belirlenmeli ve belirlenen bu ücret üzerinden davacının hüküm altına alınan alacakları yeniden hesaplanarak sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
    3- Davacının yıllık izin ücretinin hesabı konusunda da uyuşmazlık söz konusudur.
    4857 sayılı İş Kanunu"nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
    Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
    Somut olayda dosya içeriğindeki belgeler ve davalı beyanına göre davacıya 2006 ve 2007 yılları için yıllık izin kullandırıldığı anlaşılmıştır. Davalı açıkça toplu izinlerin hafta tatili olduğunu beyan etmesine rağmen hükme esas alınan raporda 1 günlük izinler dışındaki tüm izin belgeleri hatalı olarak yıllık izin alacağından mahsup edilmiştir.
    Mahkemece, davacının 28 günlük yıllık izin dışında yıllık izin kullanmadığı kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    4-Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
    4857 sayılı İş Kanunu"nun 46. maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63. maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46. maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
    Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
    Somut olayda; davalı işverence davacıya haftalık izinlerin günlük ve toplu olarak kullandırıldığına dair izin belgeleri sunulmuştur. Mahkemece sadece 1 günlük izin belgeleri hafta tatili alacağından mahsup edilmiştir. Dairemiz uygulamasına göre hafta tatilinin toplu kullandırılması gibi bir usul bulunmamaktadır. İşverence bir günlük izin veya toplu izin kullandırıldığı haftada hafta tatilinin kullandırıldığı, diğer haftalarda hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken yazılı gerekçe ile hatalı hesaplaya göre hüküm kurulması da isabetsiz olmuştur.
    Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 06.11.2018 gününde oy birliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi