12. Ceza Dairesi 2016/5841 E. , 2018/2617 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : CMK 231/11 maddesi uyarınca açıklanması ile TCK"nın 89/1, 2-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 22.06.2009 tarihinde işlediği sabit görülen taksirle yaralama suçundan dolayı TCK"nın 89/1, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir (kapatılan) 11.Sulh Ceza Mahkemesinin 10.05.2010 tarihli, 2009/2271 esas, 2010/650 sayılı kararının itiraz edilmeden 29.06.2010 tarihinde kesinleşmesinin ve kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresinin başlamasının ardından, İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2012 tarihli, 2011/341 esas, 2012/469 sayılı kararı ile 09.05.2011 tarihinde işlediği sabit görülen görevi yaptırmamak için direnme ve kasten yaralama suçlarından dolayı TCK"nın 265/1-3, 62. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün ve TCK"nın 86/1, 87/3, 62. maddeleri gereğince 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmü 25.09.2014 tarihinde kesinleşen sanık hakkında, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle ihbarda bulunulmasını müteakip, duruşma açılarak ve sanığın beyanı alınarak 10.05.2010 tarihli hükmün CMK"nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2015 tarihli kararını ve 26.01.2015 tarihli ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Sanık hakkında TCK"nın 89/1, 2-b, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince verilen 2500 TL adli para cezası yanında TCK"nın 53/6. maddesi gereğince güvenlik tedbirine de hükmedilmesi nedeniyle hükmün temyizi kabil olduğunun kabulü ile usul ve kanuna uygun olmayan temyiz isteminin reddine dair verilen 26.01.2015 tarihli ek karar kaldırılarak dosyanın tamamı üzerinde yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanununun 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hükümde önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yeniden hüküm verilmesi ise yalnızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi" halinde mümkündür. Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına yada önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50. veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, İzmir (kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesince, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/1, 62, 50/1-a, 52/2. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen 1500 TL adli para cezası, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi sebebiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının değerlendirilmesi için yapılan ihbar üzerine, dosya yeniden ele alınarak önceki hüküm açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/1, 2-b, 62, 52/2-4. maddeleri gereğince 2500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve TCK"nın 53/6. maddesi gereğince 3 ay süreyle ehliyetinin geri alınmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.