19. Hukuk Dairesi 2019/254 E. , 2020/1385 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davalarının ilk derece mahkemesinde yapılan yargılaması sonunda asıl ve birleşen davaların reddine yönelik olarak verilen kararın asıl ve birleşen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi tarafından asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde asıl ve birleşen davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asıl ve birleşen davacı vekili Av. ..., asıl ve birleşen bir kısım davalılar vekili Av. ...’ın geldiği, davalılar ... ve ...’in gelmediği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl davada davacı vekili, davacı banka ile dava dışı... arasında arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden ...’e kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, kredi alacağının tahsili için ... hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin ...’e tebliğ edildiği, takip devam ederken ...’in ölümü üzerine mirasçılarına ödeme emri tebliğ edildiği, ödeme emri tebliğ edilen mirasçılardan bir kısmı olan davalıların icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı ... mirasçısı ..., veraset ilamını dosyaya sunarak, babası ...’in dava tarihinden önce vefat ettiğini, vefatından önce asıl borçlu ...’in mirasının reddi için açtığı davada mahkemece ...’in mirasının ... tarafından kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespit ve tescil edildiğine karar verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalı ... , ...asıl borçlu ...’in mirasının reddi için açtığı davada mahkemece ...’in mirasının kayıtsız şartsız reddedildiğinin tespit ve tescil edildiğine karar verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl davada davalılar ..., ..., ...ve ... vekili, T.M.K."nın 605/2 maddesi gereğince davalıların mirası reddettiklerinin kabulü gerektiğini, terekenin borca batıklığının tespiti ile davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/340 esas sayılı dosyasında davacı vekili, davacı banka ile dava dışı ... arasında arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden ...’e kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, kredi alacağının tahsili için ... hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin ...’e tebliğ edildiği, takip devam ederken ...’in ölümü üzerine mirasçılarına ödeme emri tebliğ edildiği, ödeme emri tebliğ edilen mirasçılardan bir kısmı olan davalıların icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/340 esas sayılı dosyasında davalılar ..., ..., ...ve ... vekili, T.M.K."nın 605/2 maddesi gereğince davalıların mirası reddettiklerinin kabulü gerektiğini, terekenin borca batıklığının tespiti ile davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/340 esas sayılı dosyasında davalı ... ,... davaya cevap vermemiştir.
Birleşen ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/371 esas sayılı dosyasında davacı vekili, davacı banka ile dava dışı ... arasında arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden ...’e kredi kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, kredi alacağının tahsili için ... hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin ...’e tebliğ edildiği, takip devam ederken ...’in ölümü üzerine mirasçılarına ödeme emri tebliğ edildiği, ödeme emri tebliğ edilen mirasçılardan bir kısmı olan davalıların icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/371 esas sayılı dosyasında davalılar ..., ..., ...ve ... vekili, T.M.K."nın 605/2 maddesi gereğince davalıların mirası reddettiklerinin kabulü gerektiğini, terekenin borca batıklığının tespiti ile davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/371 esas sayılı dosyasında davalı ... ..., davaya cevap vermemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı bankanın, müteveffa asıl borçlunun ölüm tarihi itibarıyla, müteveffa asıl borçludan 482.565,30 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, dava dışı asıl borçlu murisin bankalar ve 3. kişiler nezdinde herhangi bir hak ve alacağı bulunup bulunmadığının araştırıldığı, asıl borçlunun tespit edilen taşınır ve taşınmaz malvarlığının, murisin ölüm tarihi itibariyle davacı bankanın 482.565,30 TL tutarındaki alacağını karşılamadığı, davacı banka borcu haricinde mütevveffa asıl borçlu hakkında 3. şahıslarca yürütülen çok sayıda icra takibi bulunduğu hususu dikkate alındığında T.M.K.’nun 605. maddesi anlamında terekenin borca batık olduğu, mirasçıların mirası kabul anlamına gelecek herhangi bir davranışları olmadığı gibi tam tersi yönde irade beyanlarında bulundukları, T.M.K.’nın 605. maddesi anlamında hükmi ret koşullarının oluştuğu, davalı ... yönünden de mirasın hakiki reddinin gerçekleştiği, asıl davadaki davalı ... dışındaki diğer davalılar aleyhine açılan davanın ve birleşen davaların reddine, davadan önce asıl davadaki davalı ... vefat ettiğinden ve taraf ehliyeti olmadığından bu davalı yönünden dava şartın yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı asıl ve birleşen davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve bilirkişi raporlarından davalıların murisi ..."in 28.05.2009 ölüm tarihi itibariyle davacı bankaya 482.265,30 TL borcu bulunduğu, taşınmazlarının 135.478,00 TL, araçlarının ise 206.500,00 TL olmak üzere toplam 341.978,00 TL değerinde olduğu, ayrıca dava dışı üçüncü şahıslarca başka borçları nedeniyle hakkında birçok icra takibi yapıldığı ve malları üzerine haciz konulduğu, terekesinin borca batık olduğu, davalılar ... ve ..."in mahkeme kararı ile mirası reddettiklerinin tespit ve tesciline karar verildiği, diğer davalı mirasçıların ise mirası kabul anlamına gelecek herhangi bir davranışta bulunmadığı, tam tersi yönde irade beyanında bulunduklarından bunlar yönünden hükmi reddin gerçekleştiği, davalı ..., 30.06.2010 tarihli asıl dava tarihinden önce 04.01.2010 tarihinde öldüğünden, mahkemenin, asıl davadaki davalı ... yönünden dava şartı olan taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, asıl davadaki diğer davalılar ile birleştirilen davadaki davalılar yönünden ise davaların reddine ilişkin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf mahkemesi kararının aşağıdaki bentte belirtilen husus dışında muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun olmasına göre, aşağıdaki bent dışındaki asıl ve birleşen davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davalar yönünden T.M.K.’nun 605. maddesi uyarınca hükmi red koşulları oluştuğundan dava usulden reddedildiği halde, davacı aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davacı istinaf başvurusunda kendi aleyhlerine nispi vekalet ücreti değil, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirttiği halde, istinaf mahkemesince bunun üzerinde durulmamıştır. İstinaf mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı bütünüyle benimsenerek istinaf talebinin esastan reddine karar verildiğinden, istinaf mahkemesi kararının açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün asıl ve birleşen davacı yararına BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi"ne gönderilmesine, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 09.07.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.