14. Hukuk Dairesi 2015/17167 E. , 2016/7630 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.01.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, ... Belediyesince satışa çıkarılan 184 ada 3-4 ve 5 parselleri yerinde görerek beğendiğini, parselleri alacağını kişilere belirttiğini, ilgili kişilerin kurşun kalem ile parsel üzerine ismini yazdığını, belediye yetkililerince eğer parayı ödemeye başlarsa tapuların direk kendisine geçeceğini hiçbir problem olmayacağını belirttiklerini, arsa ile ilgili olarak para yatırmaya devam ettiğini, bu paraları hem Belediyeye hem de bankaya yatırdığını, bununla ilgili olarak makbuzları dosya içerisine sunduğunu beyan ederek 184 ada 3-4 ve 5 parsellerin tapularının iptali ile adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde ödediği paraların ödediği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, uğradığı mağduriyet nedeni ile 3.000,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, 5393 sayılı Belediye Kanununa göre belediyeye ait taşınmazların satımı konusunda karar verme yetkisinin Belediye meclisine ait olduğunu, taşınmaz satışı için Belediye meclisince alınmış bir karar olmadığını, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, geçerli bir satış olmadığından tapu iptali ve tescil davasının ve zamanaşımı nedeniyle de tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve özellikle 5393 sayılı Belediye Kanununun 18/e maddesi uyarınca belediyeye ait taşınmaz alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulması halinde tahsisin kaldırılmasına karar verme yetkisi Belediye encümenine değil belediye meclisine ait bulunmasına ve anılan madde uyarınca belediye meclisince çekişmeli taşınmazın davacıya satışına ilişkin karar bulunmamasına göre, davacının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacının ödediği paraların geri alınmasına dair terditli, istemine gelince;
Mahkemece tazminat istemini zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiş ise de; taşınmaz mal satışından doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar.
Somut olayda; davacı tarafın dosyaya ibraz edilen ödeme belgelerine göre 10.08.2000 tarihinden itibaren çeşitli tarihlerde arsa satış bedeli olarak ödemeler de bulunduğu ve davalı ... 22.07.2003 tarih 344 sayılı yazısı ile arsa satışından kaynaklanan borcun yasal faizi ile birlikte ödenmesinin istendiği görülmüştür. Taşınmazların aynına yönelik davalarda zamanaşımı başlangıcı hak sahibi olduğunu iddia edenlerin ferağa icbar umudunu yitirdiği zamanda başlar. Davacı ferağa icbar için 23.05.2012 günlü dilekçesi ile belediyeye başvurmuş ve belediye tarafından gönderilen 29.06.2012 gün 2012/661 sayılı cevabı yazıda satışa ilişkin kayıt ve belgelere ulaşılamadığı belirtilerek bu konuda yargı yoluna başvurulması önerilmiştir. Davacı tarafça Temmuz 2012 tarihinde öncelikle idare mahkemesine dava açılmış ise de, görevsizlik kararı üzerine elde ki dava açılmıştır. Dava öncelikle tapu iptali ve tescil mümkün olmaması halinde ödenen bedellerin tahsili istemine ilişkin olarak terditli açılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre; davacı eldeki dava tarihine kadar ferağa icbar umudunu yitirmemiş olmakla zamanaşımı süresi başlamamıştır. Bu nedenle terditli istem olan ödeme bedellerinin tahsiline dair davanın esasının tarafların iddia ve savunmaları toplanmış ve toplanacak deliller çerçevesinde incelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu kalemle ilgili davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle yazılı şekilde red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.09.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.