21. Hukuk Dairesi 2015/10693 E. , 2015/14847 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum kayıtlarında doğum tarihinin 20/12/1962 olarak sigortalılık başlama tarihinin 02/04/1973 olarak düzeltilmesine ve yatırılan isteğe bağlı sigorta primlerinin 6123231 nolu sicil numarasının kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Kurum kayıtlarındaki doğum tarihinin 20.12.1962, sigortalılık başlangıcının 02.04.1973 ve ..sigorta sicil numarasının kendisine ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, yargılama sırasında 04.11.1968 tarihli işe giriş bildirgesinin de davacıya ait olduğunu, davacının gerçek doğum tarihinin 1956 veya 1957 olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece istemin kabulü ile, .. sigorta sicil numarasının davacıya ait olduğunun tespiti ile davacının Kurum kayıtlarında 1956 ve 1957 olan doğum tarihlerinin nüfus kaydı gibi 20.12.1962 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
Bu tür davalar için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, yerel mahkemenin davanın kabulüne dair ilk kararının, davacının... sigorta sicil numarasıdaki tüm çalışmaların kendisine ait olduğunu iddia etmesine rağmen hizmet cetvelinde 9 farklı işyerinde çalışması olduğu gözetilerek .. sigorta sicil numaralı hizmet cetvelinde görünen 9 adet işe girişe ait işe giriş bildirgesi ve tüm farklı işyerlerine ait işyeri dönem bordroları getirtilmeden, bu işyerlerinde davacı ile aynı dönemde çalışması kayıtlara geçmiş bordro tanıklarının beyanlarına başvurulmadan ve işe giriş bildirgelerindeki farklı kimlik bilgilerine sahip kişilerin kimlik bilgileri yazılmak suretiyle bu kimlik bilgilerine sahip kişilerin varlığı ilgili nüfus müdürlüklerinden sorulmadan ve bu kişiler hakkında zabıta araştırması yapılmadan, davacının ilk işe giriş tarihi olan 04.11.1968 tarihinde nüfus kaydına göre 5, iddia edilen
doğum tarihine göre ise 11 yaşında olduğu gözetilmeden karar verildiğinden Dairemizin 13.06.2013 günlü 2012/8289E, 2013/12403K sayılı ilamı ile bozulduğu, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince davacının ... sicil numaralı hizmet cetvelinde görülen 1978 yılına kadar olan hizmetlere ilişkin işe giriş bildirgelerinin getirildiği, 1979 ve sonrasına ilişkin işe giriş bildirgelerinin istenmediği, sadece ... sicil numaralı işyerinde çalışması olan ve aynı zamanda davacının kardeşi olan bordro tanığının beyanının alındığı, davacı adına 04.11.1968 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği ... sicil numaralı işyerine ait dönem bordrolarının getirildiği, bunun dışında işe giriş bildirgesi verilen diğer işyerlerinin dönem bordrolarının getirtilmediği ve davacının ilk işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte nüfus kaydına göre bulunduğu yaşı gözetilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı nüfus kaydındaki doğum tarihinin gerçek yaşını yansıtmadığını beyan etmiş, bunun için 19.09.1971 tarihinde ortaokul birinci sınıf öğrencisi olarak kaydedildiğine ilişkin belgeleri ibraz etmişse de, davacıya aidiyetine karar verilen 04.11.1968 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte davacının nüfus kaydındaki yaşı itibariyle çalışmasının kabul edilemeyeceği göz önünde bulundurulmadan, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmeden karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; öncelikle davacıya yaş tashihi davası açması için süre verilerek bunun sonucunu beklemek, uyulmasına karar verilen bozma ilamımıza göre gerekli araştırma ve inceleme yapılıp tüm deliller birlikte değerlendirilip tartışılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.