
Esas No: 2015/1158
Karar No: 2016/146
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/1158 Esas 2016/146 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Ağır Ceza
Eşini kasten öldürme suçundan sanık ..."in 5237 sayılı TCK’nun 82/1-d, 62, 53 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin, Siirt Ağır Ceza Mahkem...ce verilen 13.03.2013 gün ve 161-63 sayılı resen temyize tâbi olan hükmün sanık müdafii, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dair...ce 05.05.2015 gün ve 1658-2872 sayı ile hükmün onanmasına oyçokluğu ile karar verilmiş,
Daire Üyeleri ... ve ...,“Akademisyenlerin hazırladığı bilirkişi raporunun sonuç bölümünde "takılma ve-veya denge yitirilmesi sonucunda kazanılan hızla yüksekten düşme ihtimalinin % 10 civarında" olduğunun bildirilmesi, Siirt Özel Hastanesi ve Özel Hayat Hastanesi hasta çıkış özetlerinde, ölenin vertigo hastalığı nedeniyle hastanelerinde tedavi gördüğünün belirtilmesi, adli tıp uzmanının mütalasına göre, vertigo rahatsızlığının baş dönmesi ve koordinasyon kaybına sebebiyet verdiği bunun da baş dönmesi ve sendeleme sonucu doğuracağının bilinmesi, olay anı ve önc...de ölenle sanık ... arasında tartışma ve kavga olduğuna dair herhangi bir bilgi ve beyanın bulunmaması, bu nedenle ölen ...n takılma veya deng...i yitirmesi sonucu uçurumdan düşm...in mümkün ve muhtemel bulunması, bu itibarla da sanık ..."in, eşi ... uçurumdan iterek kasten öldürdüğüne dair varsayıma dayalı kabulün şüphe aşamasında kaldığı sonuç ve kanaatine varıldığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık ..."in atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği” düşüncesiyle karşıoy kullanmışlardır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 05.09.2015 gün ve 237707 sayı ile;
"Akademisyenlerin hazırladığı bilirkişi raporunun sonuç bölümünde "takılma ve-veya denge yitirilmesi sonucunda kazanılan hızla yüksekten düşme ihtimalinin % 10 civarında" olduğunun bildirilmesi, Siirt Özel Hastanesi ve Özel Hayat Hastanesi hasta çıkış özetlerinde, ölenin vertigo hastalığı nedeniyle hastanelerinde tedavi gördüğünün belirtilmesi, adli tıp uzmanının mütalasına göre, vertigo rahatsızlığının baş dönmesi ve koordinasyon kaybına sebebiyet verdiği, bunun da baş dönmesi ve sendeleme sonucu doğuracağının bilinmesi, olay anı ve önc...de ölenle sanık ... arasında tartışma ve kavga olduğuna dair herhangi bir bilgi ve beyanın bulunmaması, bu nedenle ölenin takılma veya deng...i yitirmesi sonucu uçurumdan düşm...in mümkün ve muhtemel bulunması, bu itibarla da sanık ..."in, eşi ... uçurumdan iterek kasten öldürdüğüne dair varsayıma dayalı kabulün şüphe aşamasında kaldığı sonuç ve kanaatine varıldığından, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık ..."in atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
Sanığın eşininin vertigo rahatsızlığını nedeni ile ve baş dönmesi ve koordinasyon kaybına sebebiyet vereceğini bilerek Tillo"daki kalenin seyir manzaralarının ...lik bariyerlerini aşarak, inmesi, çıkması ve oturması sağlıklı bir insan için dahi çok tehlikeli olan ve bu nedenle ...lik bariyeri çekilen yasak yere eşini manevi baskı ile götürmesi nedeni ile sanığın bu olaydaki kusuru, niteliği ve hukuki unsurları tartışılmadan hüküm kurulması kanuna aykırı olduğundan Yargıtay 1. Ceza Dairesi"nin 05.05.2015 gün ve 1658-2872 sayılı kararının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiği” görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK"nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dair...ce 14.10.2015 gün, 4461-4883 sayı ve oyçokluğuyla itirazın yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanık ... Üzüm hakkında kasten öldürme suçundan verilen beraat hükmü Özel Dairece onanmak suretiyle k...leşmiş olup itirazın kapsamına göre inceleme sanık ... hakkında kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın üzerine atılı eşini kasten öldürme suçunun sabit olup olmadığının tespitine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
Sanık ...’in özel ...lik görevlisi, eşi olan maktulenin öğretmen, hakkında verilen beraat hükmü k...leşen sanık ... ise taksici olup sanık ...’in samimi arkadaşı olduğu ve ailecek görüştükleri, sanık ... ile maktulenin 4-5 yıl süren arkadaşlıklarının sonunda maktulenin ail...in evliliklerine karşı çıkması nedeniyle olay tarihinden 1,5 yıl kadar önce maktulenin kaçarak sanık ile evlendiği, ancak maktulenin ailesi evliliği onaylamadığı için sanık ile maktulenin ailesi arasında gerginlik olduğu, olay günü maktule ile ablası Nesrin’in çarşıya çıkmak üzere sözleştikleri, maktulenin çarşıya çıkmak için izin istediğinde sanığın olumsuz cevap vermesi üzerine maktulenin saat 15.29"da ablası Nesrin"e mesaj çekerek çarşıya gelemeyeceğini bildirdiği, ablasının da durumu anneleri olan ...’ye anlattığı, ..."nin maktulenin telefonunu arayarak sanık ile neden izin vermediğini konuştukları ve tartıştıkları, kayınvalid...in eve geleceğini düşünen sanığın maktuleyi de alarak beş dakika içinde dışarı çıktıkları, taksici olan arkadaşı ...’i arayarak kendilerini almalarını istediği, taksiye bindiklerinde bunaldığını söyleyerek kendilerini Aydınlar ilç...e bağlı kale mevkiine götürm...i istediği, bir süre sonra piknik ve mesire yeri olan kale mevkiine gelerek aracı park ettikleri, kameriyeleri gezerek olayın meydana geldiği kayalıklara doğru gittikleri, bu hususun mesire alanının tesadüfen fotoğraflarını çeken ve kaymakamlıkta çalışan tanık ... beyanları ile çektiği fotoğraflardan anlaşıldığı, kayalıklara gelerek bir süre oturdukları, bu esnada inceleme dışı sanık ... saat 16.27"de bir kez, saat 16.32"de de iki kez telefonla görüşme yaptığı, saat 16.35"de ise 112 acil servisini aradığı, saat 16.32 ile 16.35 arasında maktulenin kayalıklardan düşerek öldüğü,
Ölü muayene ve otopsi tutanağında; maktulenin 167 cm boyunda, 50 kg ağırlığında olduğu, künt travmaya bağlı baş bölg...deki çökme kırığı, beyin kanaması ve iç organ yaralanması ile sağ sakrum kırığı nedeniyle öldüğünün bildirildiği,
Olay yeri inceleme ve tespit tutanağında; oturulan kayaların üzerinde bayan çantası olduğu, zemin üzerinde ve taşlık alanlarda herhangi bir çarpma ve vurma sonucu oluşabilecek iz ve emareler ile boğuşma sonucu kalabilecek bulguların bulunmadığı, alt bölümde en uç noktada 30x13 cm ebatlarında kan lekesi olduğu, bu bölgeden bakıldığında kayaların dibinde 100 metre mesafede cesedin görüldüğü tespitlerine yer verildiği,
Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu"nun 10.11.2010 tarihli raporunda; kişinin yüksekten düşm...in bir kişinin itmesi sonucu meydana gelip gelmediğinin tıbben tespitinin mümkün olmadığı,
Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu"nun 08.17.2012 tarihli raporunda ise; kişide tespit edilen lezyonların adli dosyada mevcut şekliyle yüksekten düşme durumunda oluşabileceği, sorulduğu üzere düşme öncesi, sürüklenme, bir başkası tarafından itilme veya atılıp atılmadığının mevcut adli ve tıbbi belgelerle tıbben tayininin yapılamadığı görüşlerine yer verildiği,
Ekspertiz raporunda; olay yerinden alınan kan lekelerinin maktuleye ait olduğu, maktulenin tırnak numunelerinden alınan örnekten sanıklar ... ve ... dışında farklı bir erkek bireye ait DNA profili elde edildiğinin bildirildiği, bunun üzerine yeniden sorulduğunda, her ne kadar önceki raporda C kodu ile kodlanan maktul ... ..."ten alınan tırnak numunelerinden elde edilen DNA profilinin sanıklardan farklı bir erkek bireye ait olduğu yönünde mütalaa bildirilmiş ise de söz konusu mütalaanın maddi hata sonucu bu şekilde bildirildiği, doğrusunun C kodlu şahıstan alınan tırnak numunelerinin sanıklardan ayrı kadın bir bireye ait olduğu, elde edilen DNA profilinin de maktuleye ait tırnağın bizzat kendisinden elde edildiği, dolayısıyla tırnak arasında ayrı bir dokunun bulunmasının söz konusu olmadığı tespitlerine yer verildiği,
Malatya Adli Tıp Kimya İhtisas Dair...in raporunda ise; maktuleye ait kanda uyuşturucu ve uyarıcı maddelere rastlanmadığının bildirildiği,
HTS kayıtlarında; olay günü olan 24.08.2010 tarihinde maktulenin telefonu ile annesi arasında saat 15.33"de 6 dakikalık görüşme yapıldığı, saat 15.43 ve 15.47"de sanıklar ... ve ... görüştüğü, baz bilgilerinin Siirt il merkezi olduğu, saat 16.27 ve 16.32"de ... yaptığı görüşmelerin baz bilgisinin olay yerini de kapsayan Akyayla köyü girişi/Şirvan olarak göründüğü, saat 16.35"de ve sonrasında ... 112 acil servisi ve Jandarma ile görüşmelerinin olduğu,
Tanık ... Tutar’ın çektiği fotoğraflar ile ilgili düzenlenen bilirkişi raporunda; digital fotoğrafların EXIF (değiştirilebilir resim formatı) bilgilerinin çeşitli yazılımlar yardımı ile değiştirilebileceği, fotoğraf makin...in kayıt yaptığı andaki tarih ve saat bilgilerinin doğru olsun veya olmasın çekilen fotoğrafa işleneceği ihtimallerinin gözönünde bulundurulmasının uygun olacağı bildirilerek fotoğrafların çekim tarih ve saatlerinin çıkarıldığı, buna göre fotoğrafların olay günü saat 15.19 ila 15.23 arasında çekildiği bilgilerine yer verildiği,
Maktuleye ait tedavi belgelerinin incelenm...de; 2006-2010 yılları arasında miyalji, sırt ağrısı, nefes darlığı şikayetleri ile tedavi gördüğü, 27.07.2007 günü Özel Siirt Hayat Hastan...in dahiliye polikliniğinde toksik olmayan guatr ve başdönmesi(vertigo) tanıları konulduğu, tahliller yapıldığı, 29.08.2007 günü ise karpal tünel sendromu, miyalji ve baş dönmesi (vertigo) tanıları konularak tetkikler yapıldığı, reçete düzenlenmediği, olaydan dört ay önce 08.04.2010 günü Siirt Devlet Hastanesi Nöroloji polikliniğine başvurduğu, karpal tünel sendromu ve radikülopati tanıları konularak denge/koordinasyon testleri uygulandığı, EMG genel tarama ( üç ekstremide) yapıldığı, en son Özel Siirt Hastan...e 19.07.2010 tarihinde acil polikliniğine öksürük, ateş baş ağrısı, nefes darlığı ve halsizlik şikayeti ile başvurduğu,
Olay yerinde sanıklar ... ve ... yer gösterimleri ile adli tıp uzmanı, olay yeri inceleme uzmanı, bilgisayar mühendisi ve fizikçi bilirkişiler ile keşif yapılarak krokiler düzenlendiği, buna göre;
Adli Tıp Uzmanı Hakan Toka"nın raporunda; sanıkların olaya ilişkin anlatımlarında maktulenin vertigo atağında olduğuna dair herhangi bir beyanda bulunmadıkları, fizikçi bilirkişilerin de takılma/denge yitirilmesi sonucu düşme ihtimalinin düşük olduğunun belirtilmesi birlikte değerlendirildiğinde, olay anında maktulenin baş dönmesi(vertigo) atağında olma ihtimalinin düşük olduğu, olay yeri fotoğrafları ve tanık ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde üç numara ile belirtilen kan lekelerinin olduğu yerin ilk düşme yeri olduğu, bu yerde bir müddet beklediği, çarpıp düşme tarzında olmadığı ancak bekleme sür...in tıbben tespit edilemeyeceği,
Olay yeri inceleme görevlileri Hüseyin Barlas ve Ahmet Dursun Tan’ın raporlarında; olay yerinin ölçümlerini yaparak krokisini çizdikleri, maktulenin eşi olan sanık ... ile birlikte kale mevkiindeki kayalık alana gezmek için gittiği, eşi ile birlikte kale mevkiinde oturdukları yerin 180 cm genişliğinde bir kaya olduğu, bu kayanın bitiminden itibaren 115 cm"lik bir mesafeden sonra kayanın ucuna gelindiği, sanıkların ifad...de maktulenin oturduğu kayadan kalktıktan sonra deng...i kaybederek aşağıya düştüğü yönünde beyanda bulundukları, ancak olay günü tanık ... Tutar"ın çekmiş olduğu fotoğraflarda yer aldığı üzere maktulenin ayağında plastik ve düz tabanlı bir ayakkabının bulunduğu, zeminin kuru olması göz önüne alınarak kayma veya burkulmadan bahsedilm...in söz konusu olamayacağı, maktulenin düştüğü ilk kayalık üzerinde toprak bir zemin olduğu, sanıkların beyanlarında yer aldığı gibi maktulenin alttaki bu kayaya düştükten sonra kendiliğinden alt kattaki kayanın ucuna kadar gelm...in mümkün olmadığı, zira ilk düşmeden sonra zeminin toprak ve düz olması sebebiyle ileriye doğru bir ivmenin söz konusu olmadığından dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu yüksekten düşme ihtimalinin düşük olduğu, olayın itme-atılma ya da atlama sonucu meydana gelmiş olma ihtimalinin daha yüksek olduğu,
Öğretim görevlileri Ahmet Yıldırım ve Serdar Abut"un raporlarında; olayın kinematik denklemler analizi ve bilgisayar ortamındaki analizleri ile yapılan hesaplamalar sonucunda, ölen şahsın baygınlık etkisi ile deng...i yitirip kan izinin bulunduğu ve raporda zemin üç diye adlandırılan platforma düşm...in söz konusu olmadığı, takılma veya denge yitirilmesi sonucunda kazanılan hız ile yüksekten düşme ihtimalinin % 10 civarında olduğu, ölen şahsın düştüğü bildirilen yerde ve düştükten sonra sanıkların ifade ettikleri şekildeki pozisyonda yatay konumda durabilme ihtimalinin düşme veya intihar etme gibi senaryolar düşünüldüğünde oldukça düşük olduğu, atılma ihtimalinin ölen şahsın düşmeden önceki başlangıç hızının 2 mt/saniye dolayında hesaplanmış olduğu dikkate alındığında duran bir bedenin bu hıza ulaşabilmesi için bir dış kuvvetin etkisinin gerekli olduğu sonucuna varılabileceği, ölen şahsın düştüğü belirtilen pozisyon dikkate alındığında bir boğuşma sırasında dış kuvvetin etkisine maruz kaldığı kanaatine varılabileceği yönünde görüş beyan ettikleri,
Katılan vekilleri tarafından dosyaya sunulan ODTÜ fizik bölümü öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik heyetin düzenlediği raporda; herhangi bir dış etki olmaksızın maktulenin ikinci zemini atlayıp üçüncü zemine düşme ihtimalinin neredeyse sıfır olduğu yönünde mütalaada bulundukları,
Cumhuriyet savcılığınca 2007-2012 yılları arasında sanık ... hakkında eşi ... ... tarafından yapılan bir şikayet ve soruşturma bulunmadığının bildirildiği,
Anlaşılmaktadır.
Katılan ...; kızı olan ... ile sanık ..."in geçen yıl evlendiğini, ailesi olarak istemediklerini, ancak kendi istediği için rızaları olmadan evlendiklerini, evlendikleri günden beri aralarında devamlı tartışmaların olduğunu, tartışmalar esnasında sanığın "boşanırsan aileni öldürürüm" diye ... tehdit ettiğini ve dövdüğünü, ...n sonradan kendilerine anlattığını, iki hafta önce yine kavga ettiklerini öğrenince eşi ...’le beraber kızlarını almaya gittiklerini, ...n "bana sahip çıkarsanız burada kalmayacağım, ... beni öldürecek" deyince ... alarak eve geldiklerini, ertesi günün akşamı sanık ..., babası Hasan ve tanık Mehmet Sıddık"ın geldiğini, ...n kayınbabasına sanık ...’in yaptıklarını anlattığını, sanık ..."in ise bir daha yapmayacağına söz verince ertesi gün sanık ..."in ...’i alarak götürdüğünü, olay günü ise ... ve ablası Nesrin"in çarşıya çıkmak üzere sözleştiklerini, ancak sanık ... izin vermeyince ...n Nesrin"e mesaj attığını, Nesrin de arayınca kendisinin de sanık ...’i aradığını, neden yaptığını sorunca "göndermiyorum, o benim karım, ben ne istersem o olur" diyerek telefonu yüzüne kapattığını, hemen üzerini giyinerek on dakika sonra evlerine gittiğini, ancak evin kapalı olduğunu, telefonla aradığında sanık ..."in cevap vermediğini, ...’in telefonunun ise kapalı olduğunu, daha sonra olayı öğrenerek olay yerine gittiklerini beyan etmiş,
Katılan ...; eşi olan katılan ... gibi anlatımlarda bulunarak iki hafta önce kavga sonucu küstüklerinden ... ile beraber ... almaya gittiklerini, kendisinin dışarıda beklediğini, eşi ..."nin kızlarını alıp geldiğini, kızları ...n üç gün kendilerinde kaldığını ifade etmiş,
Tanık Murat İşik; kardeşi ...n geçen yıl sanık ... ile kaçarak evlendiğini, aile olarak rızalarının olmadığını, evlendikleri günden itibaren problemlerinin olduğunu, sanığın ... devamlı tehdit ettiğini, on gün önce de ...’i ann...in eve getirdiğini, ikinci gün sanık ..."in geldiğini, olayları konuştuklarını, tehdit ve dövme olaylarını da kısmen doğruladığını anlatmış,
Tanık Nesrin İşik savcılıkta; geçen yıl kardeşi ...n sanık ... ile evlendiğini, aile olarak rızalarının olmadığını, evlendikleri günden itibaren problemlerinin olduğunu, sanık ...’in öldürmekle tehdit ettiğini ...n kendisine anlattığını, olaydan bir gün önce çarşıya çıkmak için ... ile sözleştiklerini, ancak ertesi gün gelemeyeceğine dair mesaj çekince durumu ann...e anlattığını söylemiş, telefonu alıp incelendiğinde maktulenin kullandığı telefondan saat 15.29"da “abla ben gelemeyeceğim çarşıya seninle” şeklinde mesaj geldiği görülmüş,
Duruşmada; aynı beyanlarını tekrar ederek ... ile sanık ..."in sürekli tartıştıklarını, bir seferinde dudağını patlattığını, bir kere de kül tablası fırlattığını, ayrılmak istediği zaman da "bizde ayrılık olmaz, ölüm var" şeklinde tehditlerde bulunduğunu anlattığını, ... evlendikten sonra 2-3 kez evine gittiğini, sanığın evde bulunmadığını beyan etmiş,
Tanık Nergiz Uras; yeğeni olan ... ile sanık ..."in kaçarak evlendiklerini, ailede hiç kimsenin evliliklerine rızası olmadığını, ...n olaydan 4-5 ay önce eşiyle tartıştığını, kendisine vurduğunu, durumu ann...e anlatmasını istediğini, zaman zaman sanık ..."in kötü davrandığını, tehdit ettiğini söylediğini ifade etmiş,
Tanık Hasan ...; gelini ...n oğlu olan sanık ... ile yaklaşık beş yıllık bir süre zarfında görüştükten sonra evlenmeye karar verdiklerini, ancak ...n ailesi razı olmadığı için kaçarak evlenmek zorunda kaldıklarını, olay günü oğlu ve gelininin iftar yemeğine geleceklerini iki gün önc...den kararlaştırdıklarını, pazarda iken ...n arayarak ...’in kaleden düştüğünü söylediğini, hemen eve giderek arkadaşlarına ve akrabalarına haber verdiğini, ... ile sanık ..."in 5-6 yıldan beri arkadaş olduklarını, ailece de görüştüklerini, evlendikten sonra ...n iki defa ann...in evine gittiğini, ilk seferinde ..."in kayınvalid...in eve gelerek gıda malzemesi getirdiğinde ..."in "siz oturun, sohbet edin, ben geliyorum” deyince kayınvalid...in "sen bizi kabul etmiyorsun" diyerek kızını alıp evine götürdüğünü, olaydan iki hafta önce de gelini ve oğlu tartışınca gelininin evine gittiğini, evlerine giderek konuştuklarını, iki gün sonra gelininin evine döndüğünü, bu iki olay dışında oğlu ve gelini arasında başka bir kavga ya da tartışmanın olduğuna şahit olmadığını, Mehmet Sıddık ile konuşmaya gittiklerinde bazı konuşmalar yapıldığını, ancak ...n kül tablası fırlatıldığından ya da tehdit edildiğinden bahsetmediğini söylemiş,
Tanık Mehmet Sıddık Çelik savcılıkta; her iki aileyi de tanıdığını, Ramazan ayı başında sanık ..."in babası ile katılan ...’in evine gittiklerini, aralarındaki meseleleri konuştuklarını, bir ara ...n, sanık ...’in kafasına bir şey attığını, kendisini dövdüğünü anlattığını, sanık ..."in ise s...i çıkarmadığını, en son barıştıklarını, sanık ..."in bir daha yapmayacağına söz verdiğini,
Duruşmada; sanığın babası ile birlikte ...’in baba evine gittiklerinde ...n annesi ..."nin sanık ..."in kızına şiddet uyguladığını söyleyerek bu yönde bazı şeyler anlattığını, ...n de zaman zaman ann...in söylediklerini tasdik ettiğini, ...’in büyük abisi ile içerdeki bir odaya geçtiklerini, ne olup bittiğini sorduğunda sanık ..."in kız kardeşine şiddet uyguladığını anlattığını, daha sonra sanık ...’e olanların doğru olup olmadığını sorduğunu, bundan sonra eşine karşı daha dikkati davranması gerektiğini söylediğini, onun da "siz ne sözlerseniz kabulümdür, bundan sonra daha dikkatli olacağım" şeklinde konuştuğunu, ...n doğrudan sanık ...’in dövdüğünden bahsetmediğini, ann...in dövdüğü şeklindeki sözlerini onayladığını, sanık ..."in de "bir daha eşimi dövmeyeceğim" şeklinde sözler söylemediğini, ancak söylenen her şeyi kabul ettiğini, karşılık vermediğini anlatmış,
Tanık ... Tutar; olay günü içme suyu ve çeşme projesi için saat 16.00 sıralarında kale mevkiine gittiğini, beş-on dakika fotoğraf çekip saat 16.10 sıralarında kaymakamlığa geri döndüğünü, fotoğrafa yansıyan bayanın düşerek öldüğünü öğrenince fotoğrafları jandarmaya getirdiğini, kale bölgesi sıcak ve Ramazan ayı olduğu için kale girişinde bir aile ve fotoğrafa yansıyan bayan ve yanındakilerin olduğunu ifade etmiş,
Tanık Melike Erkul; ...n alt komşuları olduğunu, devamlı birbirlerini cep telefonundan arayarak mesajlaştıklarını, evliliği ile ilgili fazla bir şey anlatmadığını, sadece ann...in izni olmadan evlendiği için üzüntüleri olduğundan bahsettiğini, eşini de komşuları olduğundan tanıdığını, gördüğü kadarıyla çok mutlu olduklarını beyan etmiş,
Tanık ... Soysal; ...n ann...in alt komşusu olduğunu, genelde telefonda konuştuklarını, daha çok gece mesajlaştıklarını, eşi ...’i tanımadığını, ancak eşi ile mutlu olduklarını bildiğini, ...n zaman zaman eşinin kendisi ile ilgilendiğini söylediğini, kendisinin hamile olduğunu ...n ise daha önce düşük yaptığı için bir daha çocuk sahibi olamayacağını düşündüğünü ve çok üzüldüğünü söylemiş,
Hakkında verilen beraat hükmü k...leşen sanık ... kollukta; olay günü aile dostu olan sanık ..."in arayarak "taksi ile gel bizi al" dediğini, aracı ile kendilerini aldığını, sanık ..."in "Ramazan olduğu için hem hava alalım hem vakit geçsin, bizi kaleye götür" demesi üzerine kale mevkiine gelerek kayaların olduğu yere oturduklarını, ... ile sanık ..."in yanyana oturduğunu, müşterileri aradığı için kendisinin telefonla meşgul olduğunu, onların ise normal konuşma havasında sohbet ettiklerini, birbirlerine bağırdıklarını duymadığını, saat 16.30 sıralarında gitmeye karar verdiklerini, kendisinin onlardan iki üç metre uzakta olduğunu, ilk kalkanı görmediğini, ancak ...’in ayağa kalktığında birden bulunduğu yerden kafa üstü aşağı doğru düşerek kafasını kayaya çarptığını, çarpması ile birlikte 10-15 saniye düştüğü yerde çırpındığını, bulunduğu yere hızla hareket ettiğini, ancak yetişemediğini, ayağa kalkmadan birden uçuruma düştüğünü, sanık ... ilk önce düşmeden tutmak istediğini, ancak tutamadığını, daha sonra şoka girerek hareketsiz kaldığını, hemen 112 acil servisi aradığını, sanık ... ile beraber patikadan ...’in bulunduğu yere indiklerini, olayda herhangi bir kasıt olmadığını, ...n kendi dikkatsizliği sonucu olayın meydana geldiğini,
Savcılıkta; aynı beyanlarını tekrarlayarak kaleye geldiklerinde gölge olduğu için kameriyelerde oturmayı teklif ettiğini, sanık ... ile ...n ise parmaklıkların ilerisindeki bir kayalıkta devamlı oturduklarını, orayı sevdiklerini söyleyerek oraya gitmek istediklerini, birlikte kayalıklara gittiklerini, yarım saat kadar oturduklarını, telefon görüşmeleri yaptığını, sanık ... ve ...n ayağa kalktıklarında bir anda nasıl olduysa ...’in kayadan aşağı düştüğünü ve "ay" diye bağırdığını duyduğunu, aşağı baktığında ...’in alttaki kayanın ucuna doğru yan yatar vaziyette gördüğünü, kafasının kayanın ucunda hafif çırpındığını, aşağı atlamayı düşündüğünü, ancak yüksek olduğu için atlayamadığını, yan taraftaki patika yoldan yanına inmeye çalışırken ...’in çırpınıp aşağı düştüğünü, sanık ... ile yanına indiklerinde devamlı “gitti gitti” diye söylendiğini,
Duruşmada; olay anına ilişkin olarak olay yerinde yaklaşık yarım saat kaldıktan sonra sanık ...’e döndüğünüde bir anda “ay” sesi duyduğunu ve ...’in aşağı düştüğünü gördüğünü, basamak gibi yere düştüğünü, burada da 10-15 saniye titrek vaziyette durduğunu, daha sonra uçuruma yuvarlandığını, hemen 112 acil servisi aradığını beyan etmiş,
Sanık ... kollukta; 1,5 yıldır maktule ile evli olduğunu, ailesi rıza göstermediği için kaçarak evlendiklerini, maktulenin ail...in evliliklerini kabullenmediğini, olay günü maktulenin saat 17.00"de ablası Nesrin ile çarşıya gitmek için izin istediğini, akşam babasına yemeğe gidecekleri için çarşıya gitm...in uygun olmayacağını söyleyince üzüldüğünü, biraz sonra kayınvalidesi ..."nin aradığını, "çarşıya çıkmasına neden izin vermiyorsun" diyerek kendisini azarladığını, kendisinin ise ailevi konulara karışmaması gerektiğini söylediğini, bu nedenle tartıştıklarını, daha sonra arkadaşı ...’i arayarak gelip kendilerini almasını istediğini, ... geldiğinde "eşimin canı sıkkın, nereye gidelim" diye sorduğunu, onun da "nereye isterseniz götüreyim" dediğini, kendisininde "eşimle her zaman gittiğimiz yer olan Aydınlar İlçesi Kale mevkiine gidelim" dediğini, bir süre sonra kaleye vardıklarını, ... ile yanyana giderken eşinin de arkadan geldiğini, demirli kısımlardan barajı seyrettiklerini, hepsi oruçlu olduğundan fazla yorulmamak için olayın olduğu yere gelerek oturduklarını, en sağa kendisinin, kendi sağına da eşinin oturduğunu, ...n ise yarım metre arkada olduğunu, ...’e telefon gelince iki üç metre yan tarafa geçerek konuşmaya başladığını, eşine ail...in kendi işlerine karışmasının uygun olmayacağını, artık bir aile olduklarını, kararları kendilerinin vermesi gerektiğini söylediğini, aralarında tartışma geçmediğini, bir süre sonra eşine "artık kalkalım, seni babama bırakacağız, biz ...’le fıstık bahç...e gidip geleceğiz" dediğini ve ...’e doğru oturduğu yerden dönerek "artık gidelim" diyeceği esnada eşinin de kalktığını hissettiğini ve birden çığlık sesi duyduğunu, arkasını dönmesiyle eşinin kafa üstü aşağı doğru düştüğünü gördüğünü, kendisini tutmak için yerinden sıçradığını, ancak yetişemediğini, aşağıda da oturdukları yere benzeyen bir yere eşinin kafa üstü düştüğünü, kayanın üzerinde yan şekilde titrediğini, şoka girerek donup kaldığını, ...n aşağı inerek eşini kurtarmaya çalıştığını, ancak yetişemediğini, eşinin oradan da aşağı düştüğünü, bir müddet sonra aşağı indiklerinde eşinin cansız şekilde yattığını, telefonda kayınvalidesiyle münakaşa ettiği için tekrar arayacağını düşünerek telefonları arabada bıraktığını,
Duruşmada; babasına ait bir aracın olduğunu, ihtiyaç duyduğunda babasından izin alarak kullandığını, eşiyle kaçarak evlendiğini, bu nedenle eşinin ailesiyle aralarında ciddi bir problem olduğunu, olay günü eşiyle babasına iftara gitmeye karar verdiklerini, saat 16.00-16.30 gibi evden çıkıp eşini babasının evine bırakarak fıstık toplamak için arkadaşı ... ile birlikte bahçeye gitmeyi planladığını, saat 14.00-14.30 sıralarında ise eşinin telefonunu arayan kayınvalidesi ile tartıştığını, eve geleceğini söylediğini, daha önce yaşadıkları problemler tekrar meydana gelir diye korkarak eşi ile hemen çıkmak istediğini, eşinin normalde başını örten biri olduğunu, başını örtmesi de normalden biraz fazla zaman aldığı için oyalanacağını düşünerek eşinin başı açık biçimde evden dışarı çıkmaya ikna ettiğini, evden ayrıldıktan sonra arkadaşı ... arayarak kendilerini almasını söylediğini, ... arabasıyla Tillo’daki kaleye birlikte çıktıklarını, kale içerisinde ... ile birlikte konuşarak yürüdüklerini, eşinin de arkalarından geldiğini, daha sonra eşi ile birlikte kalenin duvarının üzerine oturduklarını, bir süre konuştuklarını, bu sırada ...n gelen telefonları cevaplamak için yanlarından biraz ayrıldığını, bir ara ...’e gitmek istediğini söylemek için dönerek eliyle gideceklerini işaret edeceği sırada bir ses duyduğunu, dönüp baktığında eşinin duvarın hemen altındaki yere düşmüş olduğunu fark ettiğini, orada 15-20 saniye kadar titredikten sonra oradan da aşağıya düştüğünü, tam hatırlamamakla birlikte 30-45 dakika arasında kalede oturduklarını, eşi ile aynı yere sayısını hatırlamadığı kadar daha öncede gittiklerini, aynı yere oturduklarını, eşi düştüğünde yan vaziyette olduğunu, düştükten sonra bir 10-15 saniye kadar kalıp ardından da uçurumdan aşağıya düştüğünü, eşiyle bu olay olmadan bir hafta önce tartışmış olduklarını, ancak eşinin hiçbir zaman boşanmak istemediğini, sadece tartıştıklarında ann...e söylediğini, ann...in de gelip eşini aldığını, olay sırasında aralarında tartışma olmadığını, eşine ann...in huzursuzluğa sebep olduğunu söyleyince "beni ilgilendirmez, ben annem ile senin aranda kaldım" diye söylediğini, konuşmaya niyetli olmadığını anlayınca kalkalım demek için ...’e döndüğü sırada “ay” s...i duyduğunu, sesi duyunca dönüp baktığında keşifte gösterdiği yerde eşinin bacakları hafif bükülmüş şekilde yattığını gördüğünü, olayın şoku ile yerinden kıpırdayamadığını, eşini öldürmediğini savunmuştur.
"Kasten öldürme" suçunun temel şekli; 5237 sayılı TCK’nun 81. madd...de “Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır” şeklinde düzenlenmiş, suçun nitelikli halleri ise aynı kanunun 82. madd...de onbir bent halinde sayılmış, 82. maddenin birinci fıkrasının "d" bendinde suçun "Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı" işlenmesi de nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.
Eş, kanunlarımızın kabul kabul ettiği şekillere uygun yapılan evlilik sonucunda kazanılan, boşanma ile sonuçlanmamış ve fiilin meydana geldiği tarihte devam eden medeni durumdur. (Ersin Turan-Cengiz Otacı, Kasten İnsan Öldürme Suçları, Adalet Yayınevi, 2. Baskı, Ankara, 2016, s. 724) Geçerli evlenme şekli, Medeni Kanun"un 134 ve MÖHUK 12. maddelerinde kabul edilen evlenmedir.
Medeni Kanunun geçerli evlenme kabul etmediği imam nikahı, ya da evlenme olmaksızın birlikte yaşama halinde taraflar, kanun gereği eş unvanını almadıkları için bu kişilere bu bendin uygulanması mümkün değildir. Bu maddenin uygulanması için evlenmenin varlığı yeterli olup, eşlerin fiilen ayrı yaşaması, bir araya gelmemiş olmaları, haklarında verilmiş ayrılık kararı bulunması önemli değildir. Boşanma halinde karar k...leşmediği sürece eşin öldürülmesi halinde yine bu bend uygulanacaktır. Kararın k...leşmesi yeterli olup, nüfus müdürlüğünce kayda işlenmesi şart değildir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık ... ile eşi olan maktule ...n olaydan 1,5 yıl kadar önce kaçarak evlenmeleri, maktulenin ail...in bu evliliğe rıza göstermemesi nedeniyle aralarında geçimsizlik olması, bu geçimsizlik netic...de sanığın maktuleye şiddet uyguladığının katılanların ve tanıkların beyanlarından anlaşılması, maktulenin kayalıklardan düşm...den hemen önce sanık ..."in maktule ile annesi hakkında konuşmaları, bu konuşma sırasında evliliklerinin başlangıcından bu yana sanık ..."in huzursuzluk kaynağı olarak gördüğü kayınvalidesi ile ilgili sözlerine maktulenin "beni ilgilendirmez, ben senin ile annem arasında kaldım" sözleri ile mukabele etm...den kaynaklanan bir tartışma yaşandığının anlaşılması, sanık ... ve hakkında verilen beraat kararı k...leşen sanık ...n, olay yerinde yarım saat aralarında konuştukları, bu sırada ...n de telefon ile görüştüğü hatta telefon görüşmesi önc...de ...n, ... ve maktuleye baraj ile ilgili bilgi verdiği şeklindeki sözlerine rağmen dosyada mevcut tanık ... Tutar"ın çekmiş olduğu fotoğrafların çekilme zamanları, HTS raporlarındaki konuşma süreleri ve sanıklar ile maktulenin oturdukları yerde geçirdikleri toplam zamanın 7-8 dakika kadar olabileceği gözönüne alındığında sanıkların olayın gelişimi ile ilgili dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile uyumsuz ifadelerde bulunmuş olmaları, yine maktulenin oturduğu yerden kalktıktan sonra deng...i kaybedip altta bulunan kayalığa düştüğünü söyledikleri, ancak maktulenin oturduğu kaya parçasının genişliği, kayalığın ucuna kadarki mesafe, maktulenin bulunduğu yerden ayrılmak için izlemesi gereken yol ve yön dikkate alındığında, maktulenin düştüğü anda öncelikle bastığı zemin ile vücudunun temasından sonra altta bulunan kayalığa düşmesi gerektiğinin dosyada mevcut bilirkişi raporları ile ortaya konulması, sanıkların ifadelerinde belirttikleri şekilde maktulenin deng...i kaybederek altta bulunan kayalığa düştüğü kabul edildiğinde maktulenin oturduğu kaya parçasından kayalığın ucuna kadar ki 115 cm"lik mesafeyi almak için birkaç adım atması veya kayalık üzerinde bir süre sendeler biçimde hareket etmesi gerekeceği, bu sırada maktulenin bu harketlerini rahatlıkla görebilecek konumda olan sanıkların bu durumu farketmemeleri mümkün olmadığı halde ifadelerinde böyle bir durumdan bahsetmemeleri, anlatımları doğrultusunda olayın geliştiği kabul edildiğinde maktulenin önce ayağa kalkıp sonra çantasını alması gerektiği, bu ihtimalde dahi maktulenin ayağa kalktıktan sonra çantasına dokunmasının etkisi ile çantanın bulunduğu yerden farklı bir yere savrulması veya düşmesi gerekirken çantanın sanıklarca maktulenin oturduğu yer olarak gösterilen yerde bulunması, dosyada mevcut olay yeri inceleme elemanı bilirkişilerin raporu ile 165 cm"lik kısmının kalın toprak tabakası olduğu anlaşılan alttaki kayalık düz zeminin üzerine düşen maktulenin bu zeminin ancak ortasına kadar gelebileceğinin fizikçi bilirkişiler tarafından yapılan hesaplama ve simülasyondan anlaşılması, dolayısıyla sanıkların iddia ettiği gibi hiçbir dış kuvvetin müdahalesi olmaksızın alttaki kayalığa düşen maktulenin ancak sürüklenmesi veya düştükten sonra tekrar ayağa kalkıp hareket etmesi netic...de kan izinin bulunduğu bölgeye kadar gelebilm...in mümkün olmasına karşın sanıkların, maktule düşer düşmez alttaki kayalığa baktıklarını söyledikleri halde maktuleyi ne sürüklenirken ne de ayağa kalkıp hareket ederken gördüklerine dair bir beyanda bulunmamaları, ayrıca bilgisayar mühendisi bilirkişinin raporunda maktulenin bayılma, takılarak düşme veyahut bir başkası tarafından itilmesi sonucunda düşmesi hallerinde alacağı pozisyon ve gideceği yer ile ilgili hazırladığı simülasyonların hiçbirinde maktulenin bulunduğu yerden düştükten sonra sanıkların anlattığı yerde ve pozisyonda bulunmasının imkansız olduğunun anlaşılması, yine alttaki kayalık zeminin düz olması sebebiyle bahsedildiği şekilde bir sürüklenmenin fiziken mümkün olmadığının bilirkişi raporlarında yer alması, bu yönden de sanıkların anlatımlarının olay yeri ile uyumsuz olması, dosyada mevcut olay yeri inceleme, adli tıp ve fizik bilirkişilerinin sanıkların anlatımlarını dikkate alarak keşif mahallinde yaptıkları gözlem netic...de, maktulenin düşer düşmez sanıkların maktuleyi yaralı vaziyette gördüklerini belirttikleri yere kadar gelm...in mümkün olmadığı ve maktulenin dıştan bir müdahale ile kayalıktan aşağıya atıldığı yönündeki ortak kanaatleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı eşini kasten öldürme suçunu işlediği sabit olup, yerel mahkemenin bu yöndeki mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin Özel Daire kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan Genel Kurul Başkanı; "Sanık ... ile maktulenin 4-5 yıllık görüşmeden sonra maktulenin ail...in rızası olmadığı için kaçarak evlendikleri, özellikle maktulenin ann...in evliliklerine müdahale ettiğinden aralarında tartışmalar yaşandığı, sanığın maktuleye şiddet uyguladığı ve tehdit ettiğine dair resmi bir soruşturma olmadığı ancak katılanların ve akrabalarının bu yönde beyanlarının olduğu, maktulenin arkadaşları ... ve Melike"nin ise maktulenin mutlu bir evliliği olduğundan bahsettiği, olaydan iki hafta önce aralarında yaşanan tartışma üzerine yine maktulenin annesi olan ..."nin olaya müdahale ederek maktuleyi alıp kendi evine getirdiği, maktulenin 2007 yılında hastaneye müracaat ettiğinde vertigo tanısı konulduğu, olaydan 4 ay önce Nöroloji bölümüne başvurduğunda karpal tünel sendromu ve radikülopati tanısı konularak denge/koordinasyon testi yapıldığı, bu nedenle maktulede mevcut rahatsızlığına bağlı bir denge problemi olduğunun anlaşıldığı, olay günü ise sanık ile kayınvalidesi arasında yaşanan tartışmadan dolayı bunalan sanığın kayınvalid...in baskına geleceğinden çekinerek arkadaşı sanık ... ile eşiyle her zaman gittikleri olay yerine saat 16.00-16.10 sıralarında geldikleri, bu hususun fotoğraf çeken tanık ... beyanlarından anlaşıldığı, ancak mahkemenin fotoğrafları inceleyen bilirkişinin fotoğrafların saat 15.23 sıralarında çekildiğini bildirm...e rağmen bir saat hatalı olduğu yorumuyla fotoğrafın saat 16.23"de çekildiği, buna göre sanıkların olay yerinde 5-6 dakika kaldıkları, bu nedenle de yalan söyledikleri şeklindeki kabulünün varsayıma dayalı olduğu, tanık ... saat 16.00"da kale mevkiine geldiğine ilişkin beyanlarının sanıkları doğruladığı, akademisyenlerin hazırladığı bilirkişi raporunun sonuç bölümünde "takılma ve-veya denge yitirilmesi sonucunda kazanılan hızla yüksekten düşme ihtimalinin % 10 civarında" olduğunun bildirilmesi, olay anı ve önc...de maktule ile sanık ... arasında tartışma ve kavga olduğuna dair herhangi bir bilgi ve beyanın bulunmaması, bu nedenle maktule ...n takılma veya deng...i yitirmesi sonucu uçurumdan düşm...in mümkün ve muhtemel bulunması, bu itibarla da sanık ..."in eşi ... iterek aşağı basamağa düşürdüğü, daha sonrada yanına inerek oradan da uçuruma yuvarlayarak kasten öldürdüğüne dair kabulün varsayıma dayalı olup bu hususun şüphe aşamasında kaldığı, ‘şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi uyarınca da sanık ..."in atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği" görüşüyle,
Yirmi Genel Kurul Üyesi de; benzer düşüncelerle itirazın kabulü gerektiği yönünde karşıoy kullanmışlardır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2016 tarihinde yapılan ilk müzakerede yasal çoğunluk sağlanamadığından 29.03.2016 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.