
Esas No: 2015/1220
Karar No: 2016/153
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2015/1220 Esas 2016/153 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Asliye Ceza
Günü : 20.03.2009
Sayısı : 903-200
Hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ..."nin 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b ve 53/1. maddeleri uyarınca iki kez 3"er yıl hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 20.03.2009 gün ve 903-200 sayılı hükmün sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 17.06.2014 gün ve 20142-13402 sayı ve oyçokluğuyla yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiş,
Daire Üyesi Ali Suat Ertosun; "Evli olan sanıklar ... ve ..., bir sitede kiracı olarak oturmaktadırlar. Sanıkların evlerinde, aynı sitede oturan müştekiler ... ve ...’nın evlerinden çalınan eşya bulunmuştur. Sanıklardan ...’nin adları yazılı müştekilerin evlerinden hırsızlık yaptığı sübuta ermiştir. Ancak diğer sanık ... savunmalarında özetle, ‘bir otelde teknik şef olarak çalıştığını, sabah erken saatlerde işe gidip, geç saatlerde döndüğünü; eşinin, evdeki eşyanın bir kısmının ablası tarafından gönderildiğini, bir kısmının kendisi tarafından alındığını kendisine söylediğini, ona inandığını, hırsızlık yapmadığını’ belirtmiştir. Adı geçen sanığın, bu savunmasının aksine, atılı suçları işlediğine ilişkin, mahkûmiyetine yeter derecede delil elde edilemediğinden, hakkında verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiği” düşüncesiyle sanık ... hakkındaki hükmün düzeltilerek onanması kararıyla ilgili karşı oy kullanmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 12.11.2015 gün ve 359044 sayı ile;
"Yargılamaya ve itiraz konu somut olay incelendiğinde; 2006 yılı Kasım ayında Manavgat ilçesi, .... blokta yazlık ev kiralayan sanıkların burada oturmaya başlamasından sonra 2007 yılı yaz aylarında aynı sitede evi bulunan müştekilerden ilk olarak ..."nın tatil için evine geldiğinde hırsızlık yapıldığını ve ev eşyalarının çalındığını belirlemesinden sonra önce site yönetimine ve bilahare jandarmaya durumun bildirildiği, bu arada diğer üç müştekinin de evlerinde hırsızlık yapılıp ev eşyalarının çalındığı iddiasında bulundukları, müşteki ..."nin kendi evinden çalınan bir adet kilimin komşu olan sanıkların evinde bulunduğunu fark etmesi üzerine jandarma nezaretinde yapılan aramada müştekiler .... ve ..."a ait bir kısım eşyaların bu müştekiler tarafından teşhis edilip teslim alındığı ancak diğer iki müştekiye ait ayırıcı özelliği, fatura veya garanti belgesi olan herhangi bir eşyanın elde edilemediği anlaşılmaktadır. Sanıklardan .... ve...... sanık ..."in akrabası olduklarını ve misafir olarak evde bulunduklarını, suçla bir ilgilerinin ve eşyalarla ilgili bilgilerinin olmadığını beyan etmişler ve haklarında tüm müştekilere yönelik eylemler sebebiyle beraat kararı verilmiş, eşya teşhisinde bulunamayan diğer iki müştekiye yönelik eylemler sebebiyle de sanıklar ....ve ... hakkında beraat kararı verilmiştir. Müştekiler ... ve ..."ya yönelik eylemler sebebiyle ise sanıklar.... ve ....hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Sanık ... eşinin eşyalarla bir ilgisinin olmadığını, müştekilerin teşhis ettiği eşyaların aslında kendisine ait olduğunu, bir kısmını ablasının gönderdiğini bir kısmını ise kendisinin satın aldığını savunmuş ise de, müştekilerin tereddütsüz teşhisi ile müştekilerin evinde içtiği farklı cins sigara izmaritinin de bulunması karşısında savunmasına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, sanık ..., tüm aşamalardaki savunmalarında, diğer sanık ile yakın zamanda evlendiklerini, suça konu eşyaların bulunduğu evin diğer sanık tarafından önceden tutulduğunu, evde zaten bir kısım eşyanın olduğunu, kendisinin bir otelde teknik şef olarak çalışıp gece geç saatte eve gelip sabah erken saatte evden ayrıldığını, eşi olan sanığın bir kısım eşyaları ablasının gönderdiğini, bir kısmını ise kendisinin satın aldığını söylediğini, şüphe gerektiren bir durum olmadığı için inandığını beyan etmiştir.
Yerel mahkemece sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulurken gerekçede, suça konu eşyaların tek başına taşınamayacak olması ve fatura ibraz edilememesi gösterilmiş ise de bu gerekçe yasal ve yeterli olmayıp, sanık ..."nin hukuki durumu beraat eden diğer iki sanıkla aynı olup sanık ..."in eşi olmasından ve aynı evde ikamet etmesinden başkaca bir farklılık arz etmemektedir. Sanık aşamalarda istikrarlı savunmaları ile suçu kabul etmemiş ve eşyalardan haberi olmadığını savunmuş diğer sanıklar da ve bu arada eşi sanık ... de aynı savunmayı desteklemiş, suça iştirakine dair teknik veya fiziki başkaca bir delil de elde edilememiştir.
Bu durum karşısında suçu işlediğine dair somut delil bulunmayan ve suçu işlediği şüpheli kalan sanık ... hakkında her iki suçtan da ‘şüpheden sanık yararlanır" (in dubio pro reo) ilkesi gözetilerek beraat kararı verilmesi gerektiği" görüşüyle itiraz kanun yoluna müracaat ederek, Özel Dairenin düzeltilerek onama kararının sanık ... yönünden kaldırılması ve yerel mahkemenin sanık ..."ye ilişkin hükmünün bozulması talebinde bulunmuştur.
CMK"nun 308/1. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 24.11.2015 gün ve 8615-45412 sayı ile, itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
İtirazın kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözülmesi gereken uyuşmazlık; sanık ...’nin, eşi hükümlü ... ile birlikte mağdur ... ve katılan ..."ya yönelik hırsızlık suçunu müşterek fail olarak işleyip işlemediğinin belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
07.07.2007 tarihli olay yeri tespit, arama, muhafaza altına alma, eşya teşhis, teslim tesellüm tutanaklarına göre; Manavgat İlçesi, ...Başaran Sitesinde olay tarihinden önce hırsızlık olaylarının vuku bulduğu ancak fail ya da faillerin tespit edilemediği, 07.07.2007 tarihinde yaz tatilini geçirmek için Avrupa’dan beldeye gelen mağdur ...’ın, sitedeki dairesinde bulunan eşyalardan bazılarının yerinde olmadığını görmesi üzerine kolluğa müracaat ettiği, İlçe Jandarma Komutanlığınca olay yeri incelemesi sırasında daha önce kendi dairesinde de hırsızlık olayı gerçekleşen katılan ...’nın görevlilere, evinden çalınan kilimi.... ve ... çiftinin evinde gördüğünü beyan etmesi üzerine arama kararı alınarak sanıkların ikamet ettiği A2 nolu dairede yapılan aramada mağdur ...’ın evinden alındığı tespit edilen 13 adet saklama kabı, 12 adet servis tabağı, 6 adet banyo havlusu, 5 adet nevresim takımı, 4 adet metal sandalye, 3’er adet olmak üzere pijama ve fiskos sehpası, 2 adet tül perde, bir adet olmak üzere, çelik tencere, salata tabağı, elektrikli tıraş makinesi, tost makinesi, DVD oynatıcı, TV sehpası, altı metrekarelik halı, çamaşır selesi, ütü, müzik seti, banyo rafı, ahize lambası ve oturma grubu ile katılan ...’nın evinden alındığı tespit edilen 5 adet tabak, 4’er adet plaj çantası ve perde, birer adet kilim, yolluk, tepsi ve temizlik kovasının ele geçirildiği, eşyaların mağdur ... ve katılan ...’ye teslim edildiği,
Aynı tarihli olay yeri inceleme raporunda, sanıklar ile mağdur ve katılanın evlerinin aynı blok içerisinde yer aldıkları, sanıkların A2, mağdur ...’nin A5 ve katılan ...’nin A11 nolu yazlık evlerde oturduğu, bloktaki evlerin teraslarının bitişik olup her evin terası arasında bir metre kadar beton duvar yükseltisinin olduğu, bu nedenle bir evin terasından diğer evlerin terasına kolaylıkla geçilebildiği, sanıkların bulunduğu A2 nolu dairenin terasından diğer evlerin teraslarına doğru gidiş-geliş yapıldığına dair ayakkabı izlerinin bulunduğu, sanıkların evinde bulunan üzerinde Muratti yazılı sigara izmaritlerinin aynısından mağdur ...’nin evinde de ele geçirilmesi üzerine izmaritlerin delil torbasına alındığı hususlarına yer verildiği,
Ankara Kriminal Polis laboratuvarınca düzenlenen ekspertiz raporunda, 2 nolu sigara izmaritinin analizlere cevap vermediği, 1 ve 3 nolu izmaritlere bulaşmış tükürük örneklerinin birbirleri ile uyumlu bayan genotipik özellik gösterdiği, 4 nolu sigara izmaritindeki tükürük örneğinin 1 ve 3 nolu genotipten farklı olup yine bayan genotipik özellik gösterdiğinin belirtildiği,
Sanık ...’in eşyaları Manavgat ilçe merkezindeki ikinci el eşya alım-satımı yapan Koçoğlu firmasından, daha sonra ise Evkur isimli mağazadan aldığını ifade etmesi üzerine yapılan araştırmada, Koçoğlu firmasının 6 ay önce kapandığının, Evkur Mağazası sahiplerinin ise suça konu eşyaları kendilerinin satmadıklarını belirttiklerinin tespit edildiği,
Sanıklar ....ve ...’nin 26.03.2007 tarihinde evlendikleri, itiraza konu sanık ...’ün suç tarihi itibariyle bir otelde teknik servis şefi olarak görev yaptığı, sabıka kaydının bulunmadığı,
Anlaşılmaktadır.
Mağdur ...; tatilini geçirmek üzere Almanya’dan Çolaklı Beldesinde bulunan evine geldiğinde evindeki birçok eşyanın çalındığını ve diğer eşyaların da dağınık vaziyette bırakıldığını görmesi üzerine Jandarmaya haber verdiğini, eşyalarının sanıkların evinde yapılan aramada bulunduğunu, şikâyetçi olmadığını beyan etmiş,
Katılan ...; Başaran Sitesi’nde bulunan evine olaydan 20 gün önce geldiğini, evinde bazı eşyaların olmadığını görünce site başkanına durumu aktardığını, başkanın “Şubat ayında evinizin penceresi açıktı, pencereyi iple bağlayarak kapattık” dediğini, olay gününden üç gün önce sitede dolaşırken sanıkların açık olan evlerinin kapısından içeriye doğru uzaktan baktığında kendisine ait olup kaybolan kilimi gördüğünü, olay günü komşusu Ali’nin de evinde hırsızlık olayının gerçekleştiğini duyunca jandarma görevlilerine kaybolan kiliminin sanıkların evinde olduğunu söylediğini, yapılan aramada eşyalarının sanıkların evinde ele geçirildiğini, şikâyetçi olduğunu belirtmiş,
Hakkındaki beraat kararı kesinleşen sanık ... Gediklioğlu; ...’nin akrabası olduğunu, 05.03.2007 tarihinde otelde çalışmak amacıyla Çolaklı Beldesine geldiğini, bir hafta kadar sanıkların evinde misafir olarak bulunduğunu, daha sonra otelin lojmanında kalmaya başladığını, eve geldiğinde eşyaların mevcut olduğunu söylemiş,
Yine hakkındaki beraat kararı kesinleşen sanık ...; 28.01.2007’den bu yana ablası ...’nin evinde kaldığını, Adana’da iken ablasının telefonda çok ucuza ikinci el ev eşyaları satın aldığını söylediğini, suça konu eşyalardan televizyon sehpası hariç diğer eşyaların ablasının evine geldiğinde zaten var olduğunu, televizyon sehpasının olay gününden bir ay önce evde gördüğünü, sehpanın nasıl ve kim tarafından eve getirildiğini bilmediğini anlatmış,
Hakkındaki mahkûmiyet hükümleri onanmak suretiyle kesinleşen sanık ... aşamalarda özetle; 2006 yılı Ekim ayında Başaran Sitesi A2 nolu daireyi o sırada nişanlı oldukları sanık ... ile birlikte kiraladıklarını, ilk başta zorunlu eşyaları kendi imkânlarıyla aldıklarını, 2007 Mart ayında resmi nikâh kıydıklarını, tarihini hatırlamadığı bir gün site içerisinde yürüyüş yaparken Nermin isimli bir bayanla tanıştığını, daha sonrada Nermin’in eşi olan Kartal’la tanıştığını, bu çiftle samimiyetini artırdığını, bu kişilerle sohbet sırasında ev eşyası almak istemesine rağmen eşinin vakti olmadığı için dışarı çıkamadığına dair dert yanması üzerine Nermin ve Kartal’ın ilk olarak Manavgat ilçe merkezinde ikinci el eşya satan bir dükkânı tavsiye ettiklerini, daha sonra ise “biz Alanya’ya taşınacağız, evimizdeki eşyaları sana satalım” dediklerini, tekliflerini kabul ederek daha önce otelde çalışırken biriktirdiği 1450 Lira karşılığında eşyalarını satın aldığını, 2006 yılı Kasım ayının ilk haftasında kamyonla eşyaların geldiğini, sonrasında Kartal ve Nermin’in kendisini ziyarete geldiklerini, bu gelişlerinde de yine bir kısım eşyaları hediye olarak getirdiklerini, eşi....’ün çok para harcadığı için kendisine kızacağını düşünerek eşyaları Adana’dan ablasının gönderdiği şeklinde yalan söylediğini, hatta elektrikli tıraş makinesini bir ay boyunca eşinden sakladığını, kardeşi.... gelince tıraş makinesini ona verdiğini, Nermin ve Kartal’ı en son olay tarihinden iki ay kadar önce gördüğünü, o görüşmede televizyon sehpası getirdiklerini, sehpa için 20 Lira verdiğini, bu kadar eşyayı çalmış olsa idi müştekilerle aynı site içerisinde oturması nedeniyle kapısını ve penceresini kapalı tutması gerektiğini fakat eşyaları saklamak gibi bir gayretinin olmadığını, eşyaları tek başına satın aldığını, eşi....’ün eşyaların alınmasıyla ilgisinin olmadığını, bu olay nedeniyle eşinin boşanma davası açtığını ifade etmiş,
İtiraza konu sanık ... ise; Çolaklı Beldesi Başaran Sitesi’ndeki daireyi 2006 Kasım ayında eşi ....ile birlikte kiraladıklarını, ilk başta eşyalarının olmadığını, evi hali hazırda olan bazı eşyalarla birlikte kiraladıklarını, bu eşyaların suça konu eşyalar arasında olmadığını, ....ile resmi nikâhı ise 2007 yılı Mart ayında kıydıklarını, otelde teknik servis şefi olarak çalıştığı için sabah saat 05.00 gibi evden çıktığını, akşam saat 20.00 – 21.00 gibi eve geldiğini, eşi Emel’in, birikmiş parası olduğunu, bu parayla ev eşyası almak istediğini söylemesi üzerine eşine eşya almak için vaktinin olmadığını belirttiğini, bir gün sabah eve geldiğinde salondaki kırmızı oturma grubunu gördüğünü, nereden geldiğini sorunca eşi Emel’in Adana’dan ablasının gönderdiğini söylediğini, hatırladığı kadarıyla iki hafta sonra da DVD oynatıcı ve müzik setinin evde olduğunu fark ettiğini, bu eşyaların da nereden geldiğini sorduğunu, eşinin bu elektronik eşyaları da Adana’daki kardeşinin yolladığını söylediğini, bahsettiği bu eşyaların Kasım - Aralık 2006 tarihlerinde eve girdiğini, arama sırasında mağdur ...’ye ait olduğu belirtilen Philips marka taraş makinesini ilk kez 2007 yılı Ocak ayında eşi Emel’in kardeşi ... tarafından kullanılırken gördüğünü, tıraş makinesinin Emel’in kardeşine ait olduğunu düşündüğünü, yine arama sırasında kıyafet dolabında ele geçirilen pijamaları eşinin hediye olarak aldığını söylediğini, bu giysilerin bedeninin L beden olduğunu, oysaki kendisinin XXL beden tişört giydiğini, eşi tarafında bu tişörtler kendisine verildiğinde eşi Emel’e “neden benden habersiz bana kıyafet alıyorsun, aldığın kıyafetler bana olmuyor, bedenleri küçük geliyor” diye kızdığını, bunların dışında evinde bulunan ve başkalarına ait olduğu söylenen tabak, kova, sele, ütü vb. eşyaların eve yeni geldiğini fark etmediğini, çünkü bazen eve gelmeyip otelde de kaldığı zamanlar olduğunu, kimsenin eşyasını çalmadığını, eşinin de hırsızlık yapmış olabileceğini sanmadığını çünkü hırsızlığı gözüyle görmediğini ancak arama yapıldıktan sonra eşinin yalan söylediğinin ortaya çıktığını savunmuştur.
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 141. maddesinde; "Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir" şeklinde hırsızlık suçunun basit hali düzenlenmiş, "Nitelikli Hırsızlık" başlıklı 142. maddesinin konumuza ilişkin 1. fıkrasında ise;
"(1) Hırsızlık suçunun;
a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
b) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,
c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,
d) Bir afet veya genel bir felâketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,
e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,
İşlenmesi hâlinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur..." şeklindeki düzenleme ile suçun bir kısım nitelikli hallerine yer verilmiştir.
6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 62. maddesiyle 5237 sayılı TCK"nun 142. maddesinin 1. fıkrasının (b) yürürlükten kaldırılarak 2. fıkraya “h) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında” bendi eklenmiş, 1. fıkradaki “iki yıldan beş yıla kadar hapis” şeklindeki yaptırım “üç yıldan yedi yıla kadar hapis” olarak, ikinci fıkradaki “üç yıldan yedi yıla kadar hapis” şeklindeki yaptırım ise “beş yıldan on yıla kadar hapis” olarak değiştirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
2006 yılı Ekim ayında Başaran Sitesi A2 nolu daireyi kiralayan sanıkların evinde 07.07.2007 tarihinde yapılan aramada, aynı blok içerisinde yer alan mağdur ...’ın A5, katılan ...’nın A11 numaralı evlerinden 83 parça ve 26 farklı eşyadan oluşan ev eşyalarını alıp kendi evlerinde kullandıkları anlaşılan olayda; beyanlar itibariyle 2006 yılı Kasım ve Aralık ayında edindikleri tespit edilen eşyaların niteliği de dikkate alındığında, bu zaman zarfında sanık ... haricinde evde tek başına olan ..."nin sadece kendi çabasıyla bu eşyaları alıp getirmesinin mümkün olmaması, maddi durumlarının iyi olmadığı için ilk başta acil birkaç eşyayı ev ile birlikte kiraladıklarını ifade eden sanık ...’ün, daha sonra ise eşi Emel’in birikmiş parası olduğunu ve ev eşyası almak istediğini söylemesi çelişkili olduğu gibi bu kadar eşyanın eşi Emel’in Adana’daki kardeşi tarafından defaten gönderildiği şeklindeki Emel’in anlatımına sanık ...’nin inanmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, sanık ... ile hakkında verilen beraat kararı kesinleşen sanık ..."nin beyanlarının sanık ...’yi suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; sanık ...’nin, eşi hükümlü ... ile birlikte mağdur ... ve katılan ..."ya yönelik hırsızlık suçlarını müşterek fail olarak işlediğinin kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, sanık ...’nin, ... ile birlikte hırsızlık suçunu müşterek fail olarak işlediğinin anlaşılması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan Genel Kurul Üyesi ...; "Sanık ..."nin mağdur ..."a yönelik hırsızlık suçundan mahkûmiyetinin onanmasına dair Yargıtay 6. Ceza Dairesi"nin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itirazın reddine ilişkin karara katılmakla birlikte;
Sanık ..."nin ikametinde ele geçen katılan ..."ya ait 9 parça eşyanın kilim, perde, tepsi gibi ikinci bir şahsın yardımına ihtiyaç duyulmadan alınabilecek ve taşınabilecek eşyalar olması sebebiyle, daha önce hakkındaki hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararı kesinleşen sanık ... ile birlikte hırsızlığa konu eşyaların sanık ..."ün katılımıyla alındığı ve götürüldüğü hususunda mahkûmiyete yeterli deliller bulunmadığından, sanık ..."ün katılan ..."ya yönelik olarak eyleminin TCK"nun 165. maddesinde düzenlenen "suç eşyasının kabul edilmesi" suçu olarak değerlendirilmesi gerektiği" görüşüyle,
Çoğunluk görüşüne katılmayan onbir Genel Kurul Üyesi de; "sanık ..."nin hem mağdur ... hem de katılan ..."ya yönelik hırsızlık suçlarına iştirak ettiğine dair yeterli delil bulunmadığından beraatına karar verilmesi gerektiği" düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE,
3- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2016 tarihinde yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.