3. Hukuk Dairesi 2014/1288 E. , 2014/10032 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL 7.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/02/2013
NUMARASI : 2010/256-2013/37
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen ortaklık sözleşmesi gereğince davalının işletme ruhsatına sahip olduğu kıraathanenin %50 hissesini davacılar Y.. D.. ve H.. D.."e devrettiğini, davacıların davaya konu işyerinde tadilat yaptıklarını, işyerinin 08.10.2006 tarihinde çalışmaya başladığını, davalının ruhsatı yenilememesi nedeniyle işyerinin 18.10.2007 tarihinde belediye tarafından mühürlendiğini, tarafların ortak kararla işyerini dava dışı bir kişiye kiraya verdiklerini, kiracının 3 ay sonra işyerini tahliye etmesi üzerine işyerinin bir süre boş kaldığını, bir süre sonra davalının işyerini tek başına kiraya vererek kira tahsil ettiğini öğrendiklerini, bunun üzerine davalıya ihtar göndererek, kiraların %50"sinin müvekkillerine ödenmesini talep ettiklerini, davalının olumsuz cevabı üzerine davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ancak davalının takibe itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptali ile 45.000,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına ve asıl alacak miktarı üzerinden %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kurulduğunu ancak ortaklığa konu işyerinin sürekli zarar etmesi üzerine tarafların ortak karar alarak işyerini tamamen kapatmaya karar verdiklerini, davacıların kendilerine ait olan malları almalarından ve ortaklığın tasfiye işlemlerinin tamamlanmasından sonra müvekkilinin işyerini yeniden kiraya verdiğini artık davacıların ortaklık sözleşmesine bağlı olarak kiracıdan tahsil edilen kiraları talep etme haklarının bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; sabit olmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ortaklık sözleşmesine dayalı olarak %50 ortaklık hisselerine tekabül eden kira bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık; 22.06.2006 tarihli ortaklık sözleşmesine dayalı olarak, ortaklığa konu işyerinden davalının elde ettiği kiralardan davacıların ortaklık sözleşmesi gereğince pay talep edip edemeyecekleri noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlık, ortaklık sözleşmesi gereğince daha önce Ö.. Kıraathanesi olarak ruhsatlı olan dava konusu yerde, kafeterya ruhsatının alınmaması ve iş yerinin kapatılıp mühürlenmesi nedeniyle davacıların bu iş yerine yaptıkları masrafların tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali olarak nitelendirilmiş ve tarafların iddia ve savunmaları bu doğrultuda incelenerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Oysa ki; davacılar vekili dava dilekçesinde; taleplerinin kira bedellerine ilişkin olduğunu açıkça ifade etmiştir.
Taraflarca Getirilme İlkesi gereğince, davanın ve savunmanın dayanağı olan vakıaların ve bunların delillerinin taraflarca mahkemeye bildirilmesi gerekir. Bu ilke, tasarruf ilkesinin doğal bir tamamlayıcısıdır. Kural olarak hakim, taraflarca kendisine bildirilmiş olan dava malzemeleri üzerinde inceleme yapar, tarafların bildirmediği hususları veya vakıaları kendiliğinden inceleyemez (HMK m.25). Hakim, tarafların kendisine bildirdikleri vakıalara göre dava konusu olayı tespit eder ve gerekli hukuk kurallarını uygular. Hakim, sadece taraflar arasında çekişmeli olan vakıaları araştırma konusu yapabilir. Çekişmeli olmayan vakıalar, kural olarak hakim tarafından araştırılmaz.
Hal böyle olunca mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlık yanlış değerlendirilerek taraflarca getirilme ilkesine aykırı şekilde; taraflar arasında çekişme konusu olmayan hususlarda inceleme yapılarak, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.