(Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/15899 E. , 2021/95 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yokluğunda verilen kararın, tebligat tarihinde cezaevinde bulunan sanığa tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriği okunup, anlatılma suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında; cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen 05.03.2014 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre, tebliğ işlemi CMK"nın 35/3. maddesinde öngörülen usule uygun olmadığından geçersiz olduğu anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenerek; ve yine sanık hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarına göre, sanığın duruşma talebinin 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"un 308. maddesi ve 5271 sayılı CMK"nin 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilerek, yapılan temyiz incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer nedenlerinin reddine, ancak;
1) Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen kayıtlar ile dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında ve kısa kararın açıklandığı celsede Bandırma 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan ve 08.12.2010 tarihli savunması sırasında duruşmadan bağışık tutulma talebi olmayan sanığın son celseye getirtilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nin 193 ve 196. maddelerine muhalefet edilmesi,
2) Mahkemece, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenemediğinden bahisle sanık lehine haksız tahrik indirimi yapıldığının belirtilmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK"nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indirimi uygulanırken, TCK"nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi gereğince asgari hadden (¼) oranında indirim yapılması gerekirken; (½) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
3) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas – 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK"nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK"nin 226. maddesine aykırı davranılması,
4) Aynı eylem nedeniyle mağdur ..."da yüzde sabit iz kalacak şekilde yaralanma ve kemik kırığı meydana gelmiş olmakla, sanığın en ağır cezayı gerektiren sonuçtan dolayı bir defa cezalandırılması gerekmekte olup, 5237 sayılı TCK"nin 86/1.maddesine göre temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinden sonra TCK"nin 87/1-c ve 87/1-son. maddelerinin uygulanması ile yetinilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK"nin 87/3. maddesi ile ayrıca artırım yapılması,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK"un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 04.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.