14. Hukuk Dairesi 2016/2498 E. , 2016/8085 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.01.2014 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, tazminat, 24.02.2014 gününde verilen karşı dava ile ecrimisil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 01.12.2015 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı- davalı ... vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 11.10.2016 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı-karşı davalı vekili Av. .. Çırakman ile karşı taraftan davalı - davacılar vekili Av... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamalar dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KA R A R
Dava temliken tescil karşı dava ise ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı-karşı davalı 408 ada 6 parsel sayılı taşınmazın babasına ait olan bölümü üzerine elektrik tesisatı kurduğunu, meyve fidanı diktiğini, ahır yaptığını, tel örgü çektiğini, sulama havuzu inşaa ettiğini, bütün bunları babasının rızası ile gerçekleştirdiğini, iyi niyetli olduğunu TMK"nın 724.maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın adına temliken tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı ... ise taşınmazda bulunan evin kendisine ait olduğunu, tavuk kümesi, tel örgü gibi menkullerin kendisinin muvafakati olmadan inşaa edildiğini, ev tadilatı ve fidan masraflarını Avrupadan kendisinin gönderdiğini, davalı - karşı davacının herhangi bir kullanım hakkı bulunmadığını açıklayarak temliken tescil isteminin reddini ./..
2016/2498-8095 -2-
savunmuş, ecrimisile hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Öğretide ve yargısal uygulamalarda ifade edildiği gibi ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK 25.02.2004, 2004/1-120-96). Ancak; yukarıda belirtildiği üzere, haksız işgal tazminatı borçlusu başkasına ait taşınmazı haksız olarak zapdedip kullanan kötüniyetli kişidir.
Bütün bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince;
Olayımızda davacı - karşı davalının dava konusu taşınmazı, babası davalı- karşı davacının rızasıyla kullandığı tanık beyanları sabit olduğundan davacı- karşı davalının kötüniyetinden bahsedilemez.
Mahkemece, bu hususlar bir yana bırakılarak ecrimisil isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı- karşı davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1350 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.