11. Ceza Dairesi 2017/5226 E. , 2017/7772 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
I. Sanık ... hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan verilen hüküm ile sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik sanıkların temyiz itirazlarının incelenmesinde;
6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca, sanık ... hakkında mahkemece doğrudan hükmedilen 1500 lira adli para cezasına dair hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık ..."in yokluğunda verilip, duruşmada bildirdiği ve mernis adresi olan adresine 08.01.2014 tarihinde Tebligat Kanununun 21. maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinden sonra 12.02.2014 havale tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği anlaşıldığından, sanıkların temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın sahte nüfus cüzdanı talep belgesi düzenletip bununla nüfus müdürlüğünden nüfus cüzdanı aldığının anlaşılması karşısında, sahtecilik suçunun zincirleme olarak işlendiği dikkate alınarak hakkında 5237 sayılı TCK"nın 43. maddesinin uygulanmaması ve sanığın adli sicil kaydında görülen, suç tarihinden önce kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerini içeren ilamların, infaz tarihlerini gösterir onaylı suretlerinin ilgili mahkemelerden celp edilerek tekerrüre esas olup olmadıklarının değerlendirilmemesi isabetsizlikleri aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının sanığın kendi alt soyu dışındakiler için hapis cezasının infazı tamamlanana kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamada toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III. Sanık ... hakkında verilen hükümlere yönelik Cumuriyet Savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
10.06.1942 gün ve 26-16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıkça ifade edildiği üzere; mahkemeler arasında ortaya çıkan görev uyuşmazlığı üzerine tayini merci makamlarınca görevli olduğu belirlenen mahkemece verilen hüküm, temyiz incelemesi sırasında “velev ki görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olsa bile, görev cihetinden bozulamayacaktır.” Batman Ağır Ceza Mahkemesi ile Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlığının merci tayini yetkisi bulunan Yargıtay 5. Ceza Dairesinin, 07.02.2013 tarih, 2013/1643E., 2013/1048K. sayılı kararı ile Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı kaldırılmak suretiyle çözüme kavuşturulduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki görev cihetinden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet Savcısnın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1-Suç tarihinden önce, 09.04.2006 tarih ve 26153 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Yasanın 67/1. maddesindeki “gerçeğe aykırı yerleşim yeri veya cüzdan talep belgesi veren köy veya mahalle muhtarları ile herhangi bir işlem sebebiyle nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunanlar ve bunlara tanıklık edenler altı aydan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” şeklindeki özel hüküm karşısında, muhtar olan sanığın sahte nüfus cüzdanı talep belgesi düzenlemekten ibaret eyleminin anılan kanundaki suç kapsamında kaldığı gözetilmeden kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve 5490 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından iki ayrı hüküm kurularak fazla ceza tayini,
2-Kabule göre de;
a)Suç tarihindeki adli sicil kaydına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahkumiyeti bulunmayan ve duruşmadaki iyi hali dikkate alınarak hakkında takdiri indirim nedenleri uygulanan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve TCK"nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme kurumlarının uygulanmama nedeni hususunda denetime olanak verecek şekilde herhangi bir gerekçe gösterilmeden, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi, yasaya aykırı
b) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.