Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/17708
Karar No: 2017/2095
Karar Tarihi: 27.02.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/17708 Esas 2017/2095 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2015/17708 E.  ,  2017/2095 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali-tenkis davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı,davalının murisin eşi ve kendisinin de üvey annesi olduğunu ,ortak murisleri ...."in 22/02/2010 tarihinde vefat ettiğini, murisin ölmeden önce ... Noterliğince tanzim edilen 830 Yevmiye no’lu vasiyetnamesi ile tüm gayrimenkullerini ve evinde bulunan bilumum taşınır eşyaların tamamını öldükten sonra eşi olan davalıya bıraktığını vasiyet ettiğini; bu vasiyetnamenin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 29/03/2010 tarih ve 2010/61 Esas 2010/87 sayılı kararı ile açılıp okunduğunu, muris; tarafından yapılan bu vasiyetnamenin, kendisinden mal kaçırmak amacıyla tanzim edildiğini, murisin kendisini yasal miras hakkından mahrum etmek amacıyla davalı ve davalının murisle müşterek çocukları tarafından murise maddi manevi baskı ve hile ile tanzim edildiğini, yapılan vasiyetnamenin hukuken geçersiz olduğunu, murisin vasiyetnameyi tanzim tarihinde 83 yaşında olduğunu ve yaşlılığı nedeniyle akli melekelerinin de zayıfladığını, hukuki ehliyetinin olmadığını ileri sürerek; vasiyetnamenin iptaline, bunun mümkün olmaması halinde ise mahfuz hisseye tecavüz nispetinde tenkisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı, davacının vasiyetnamenin iptalini istediği dava dilekçesinde belirttiği sebeplerin iptal sebebi olmadığını, vasiyetnamenin TMK"nun ilgili maddesine göre okuma yazma bilmeyenlerin vasiyetnamesinde gerekli şekil şartlarını içerir biçimde noterde yapıldığını, yasanın aradığı ve vasiyetin unsurlarını teşkil eden hususların vasiyetnamede tespit edildiğini, ilgili vasiyetnamenin geçerli olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece;davanın kabulü ile, 28.876,90 TL tenkis bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1-) Dava;vasiyetnamenin iptali,olmaz ise tenkis istemine ilişkindir.
    HMK’nun 297.maddesinde bir hükmün neleri içermesi gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. (6100 sayılı HMK 297/2; 1086 sayılı HUMK 388)
    Davacı, dava dilekçesinde açık bir şekilde vasiyetnamenin iptali talebinin yanı sıra, tenkise de karar verilmesini talep ettiğine göre, mahkemece vasiyetnamenin iptali talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
    Bundan ayrı olarak,
    Somut olayda;davacı, davalılar ile ortak murisleri olan ....’in 22.02.2010 tarihinde vefat ettiğini,murisin ... Noterliğince tanzim edilen 830 Yevmiye no’lu vasiyetnamesi ile tüm gayrimenkullerini ve evinde bulunan bilumum taşınır eşyaların tamamını öldükten sonra eşi olan davalıya bıraktığını vasiyet ettiğini,ancak söz konusu vasiyetnamenin kendisinden mal kaçırmak amacıyla tanzim edildiğini, murisin kendisini yasal miras hakkından mahrum etmek amacıyla davalı ve davalının murisle müşterek çocukları tarafından murise maddi manevi baskı ve hile ile tanzim edildiğini, yapılan vasiyetnamenin hukuken geçersiz olduğunu, murisin vasiyetnameyi tanzim tarihinde 83 yaşında olduğunu ve yaşlılığı nedeniyle akli melekelerinin de zayıfladığını, hukuki ehliyetinin olmadığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini,olmaz ise mahfuz hisseye tecavüz nispetinde tenkise karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
    Mahkemece, her ne kadar, vasiyetnamenin tanzim edildiği tarih itibariyle murisin akli melekelerinin yerinde olup olmadığının tespiti yönünde dosya Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmiş ise de,Adli Tıp Kurumu’nun dosya kapsamında yer alan 22.12.2010 tarihli cevabi yazısı incelendiğinde ,murise ait tedavi evraklarının ,ölüm mernis tutanağının ve sağlık karnesinin gönderilmesinin talep edildiği,mahkemece bu cevabi yazı doğrultusunda murisin tedavi evraklarının ilgili hastanelerden celbedildiği,ancak sonrasında dosya bu eksiklikler giderildikten sonra yeniden Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesi gerekirken,sadece tanık beyanlarının alınması ve vasiyetnamenin tanzim tarihinde alınan doktor raporu yeterli görülmek suretiyle yanılgılı değerlendirme ile murisin akli melekelerinin yerinde olduğu yönünde kanaate varılarak tenkis talebi yönünden inceleme yapılarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Hal böyle olunca, mahkemece;yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle,davacının vasiyetnamenin iptali olmaz ise tenkis talebinde bulunduğu nazara alınmak suretiyle hüküm kurulurken her iki taleple ilgili olarak da hüküm tesisi gerektiğinin gözetilmesi,yine davacının murisin vasiyetnamenin tanzim edildiği tarihte akli melekelerinin yerinde olmadığı yönünde iddiası olduğu dikkate alınmak suretiyle, murise ait tüm tedavi evraklarının ilgili hastanelerden celbedilmesi neticesinde vasiyetnamenin tanzim edildiği tarih itibariyle murisin akli melekelerinin yerinde olup olmadığının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevkinin sağlanması ve alınacak rapor neticesinde dosya

    kapsamında alınan tanık beyanları ve diğer tüm bilgi ve belgeler de birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının vasiyetnamenin iptali talebi yönünden inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken,eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir.
    2-)Bozma nedenine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek bulunmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.












    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi