14. Hukuk Dairesi 2015/4927 E. , 2016/8691 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.02.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, İİK"nın 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine göre davalı borçlunun murisi adına kayıtlı 4 adet taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar öncelikle taksim yoluyla ortaklığın giderilmesini mümkün olmazsa davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı borçlu ve mirasçı ... temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK"nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Ayrıca borçlu ortağın alacaklısı, icra hakimliğinden İİK"nın 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak, borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan icra müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir.
Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazlardan 956 (114 ada 9) parsel sayılı taşınmazda dosya içerisindeki tapu kaydına göre, 1/2 pay maliki ....in davada davalı olarak yer almadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla mahkemece öncelikle davada taraf olmayan paylı malike de husumet yöneltilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken belirtilen husus gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre, her ne kadar dava konusu dört adet taşınmazın tümünün satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş ise de esasen yukarıda açıklandığı şekilde, icra müdürlüğünden davanın dayanağı olan icra dosyasında kapak hesabı itibariyle en son borç miktarının belirlenmesi ve borçlu hissesi de nazara alınarak borca yetecek miktarda taşınmazın satışına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, taşınmazların tamamının satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi, karar tarihi itibariyle satış bedeli üzerinden alınacak karar ve ilam harcının binde 11.38 olması gerekirken kararda % 09,9 (binde 9,9) olarak yer alması; HMK"nın 305-306 maddelerinde düzenlenen tavzih hükümlerine aykırı olarak kararda 990,00 TL olarak belirtilen vekalet ücretinin 1.100,00 TL olarak tashih şerhi ile düzeltilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.10.2016 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.