14. Hukuk Dairesi 2015/4900 E. , 2016/8693 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.03.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.10.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 27 adet parselde satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... ve ...vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK"nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazlardan 15 ada 160 sayılı parselde ...., 15 ada 54 sayılı parselde ... kızı .., 564 ada 33 sayılı parselde Kızı ..., 567 ada 15 sayılı parselde ... oğlu.. ve kızı ..., 567 ada 23 sayılı parselde ..,..oğlu ...yani tapu maliklerinin baba ismi ve soy ismi tapu kaydında bulunmamaktadır.
Mahkemece bu tapu maliklerinin kim olduğu üzerinde durularak kimlik bilgilerindeki bu eksikliğin idari yoldan tamamlattırılması, mümkün olmadığı takdirde tapuda kayıt düzeltme davası açmak üzere davacıya yetki ve makul süre verilerek bu eksiklik giderildikten ve sonucuna göre taraf teşkili sağlandıktan sonra sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Diğer yandan,...."ın mirasçılık belgesi temin edilmeden ve taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığı denetlenmeden; ayrıca 560 ada 59 sayılı parsel 4 nolu bağımsız bölümde intifa hakkı lehtarı ... davada taraf olarak yer almadan davanın esasının karara bağlanması doğru değildir.
Ayrıca, dava konusu bir kısım parsellerde yer alan tapu maliklerinin davanın tarafları ile ilgisi tam olarak tespit edilememiştir. Bu kişilerin aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Eğer dava konusu bu taşınmazlarda davacının herhangi bir şekilde paylı ya da elbirliği şeklinde mülkiyeti sözkonusu değil ise bu taşınmazlar hakkında açılan davanın aktif dava ehliyeti bulunmaması nedeniyle reddi gerekir. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur.
Bunun yanı sıra, hüküm fıkrasında 516 ada 81 parsel sayılı taşınmaz mükerrer olarak yazılmış olduğu gibi kısa kararda davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki ortaklığın pazarlık suretiyle giderilmesine karar verildiği halde gerekçeli kararda İİK hükümlerine göre açık artırmayla sartış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir. Ayrıca gerekçede 516 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ifraz görerek 88 ve 89 parsel şeklinde ayrılmış ise de davanın tarafları ile bu taşınmazın bir ilgisi bulunmamaktadır. "Bu parseller yönünden hüküm kurulması unutulduğundan ek karar verilmiştir" şeklinde gerekçe yazıldığı görülmüştür. Bu durumda hükmün gerekçesi ile hüküm sonucunun ve kısa kararın çelişkili olduğu görülmüş, belirtilen bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin harcın yatıranlara iadesine, 25.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.