14. Hukuk Dairesi 2016/5219 E. , 2016/8837 K.
"İçtihat Metni" Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : Adalar Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.04.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; bozma ilamına uyularak davalı hazine açısından davanın husumet nedeniyle reddine, mirasçılık belgesi isteminin kabulüne dair verilen 13.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KA R A R
Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, Yunan vatandaşı ...."nin 11.03.1988 tarihinde ....da ölümü ile; eşi ...nin de 17.06.2009 tarihinde Yunanistanda ölmüş olması itibarı ile, geriye mirasçı olarak; kızı .... ile kızı...yi bırakmış olduğunu belirterek ... ..."nin mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2015/2225 Esas, 2015/7147 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davalı Hazine hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, mirasçılık belgesi isteminin kabulü ile; ...oğlu 1927 ... D.lu, Yunan vatandaşı ... ... "nin 11.03.1988 tarihinde ..."da ölümü ile; miras meselesi 2 pay kabul edilerek; 1 payının kızı Yunan uyruklu .... "ye, 1 payının kızı Yunan uyruklu ...."ye aidiyetine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mirasçılık belgesi, mirasçıların murisle irs ilişkisini ve miras paylarını gösteren bir belgedir. Hukukumuzda mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davaların kural olarak hasımsız olarak açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekmekte ise de hukuki yarar bulunması koşulu ile bu tür davaların uyuşmazlık çıkaran kişiler hasım gösterilmek suretiyle hasımlı olarak açılması ve çekişmeli yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması da mümkün bulunmaktadır.
Yabancıların taşınmaz edinimi ve mirasçılığı Türk Hukukunda sıklıkla mevzuat değişikliklerine konu olmuş olup ...ten önceki dönemde 1868 tarihine kadar.....Devletinde bir kısım istisnalar hariç yabancı gerçek kişilerin taşınmaz mal edinmelerine ilişkin bir hak tanınmamıştır. 08.06.1868 tarihinde kabul edilen ... Olmaları Hakkında Kanun" (...Kanunu) ile buna dayalı imzalanan 09.06.1868 tarihli... uyarınca Hicaz toprağı hariç.... ... ... vatandaşlarının ... tebasıyla eşit durumda bulundukları kabul edilmiş ve bu durum kapitülasyonların kaldırılması hakkındaki kanunun yürürlüğe girdiği 1914 yılına kadar devam etmiştir. 24.07.1923 tarihinde imzalanan ... Antlaşması ile yabancıların taşınmaz edinmelerinde karşılıklılık aranacağı hükme bağlanmıştır. 22.12.1934 tarihli ve 2644 sayılı Tapu Kanununun 35. maddesinde sınırlamaya ilişkin diğer kanuni hükümler saklı kalmak üzere ve karşılıklı olmak şartıyla yabancı gerçek kişilere Türkiye"de taşınmaz edinme ve miras hakkı tanınmıştır. 6302 sayılı yasa ile Tapu Kanununun 35. maddesinde değişiklik yapılarak yabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanının özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemeyeceği belirtilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 598. maddesine göre başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir. 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 17. maddesine göre mirasçılık ve mirasın geçişi murisin ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir.
Somut olayda, mahkemece murisin ölüm tarihinde (mirasın intikal tarihinde) Türkiye ile Yunanistan arasında taşınmazların miras yoluyla intikaline ilişkin olarak karşılıklılık mevcut olup olmadığı konusunda ...
Bakanlığı .... Genel Müdürlüğü aracılığıyla... Bakanlığı"ndan sorularak gelecek yazı cevabına göre dosyadaki diğer deliller de birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.