1. Hukuk Dairesi 2014/21054 E. , 2017/2057 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacılar,801 ada 26 parsel numaralı taşınmazın murisleri ... adına kayıtlı iken ölümü ile kendilerine intikal ettiğini,bu taşınmaz ile ilgili olarak muris ile müteahhit arasında noterde düzenlenmiş bir kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, ancak müteahhitin sözleşmeye uygun olarak inşaatı süresinde tamamladığını, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, inşaatın geri kalan kısmının murisleri ... tarafından kendi imkanları ile tamamlandığını, davalının ise müteahhit ile kendi aralarında yaptılarını belirttiği bir satış vaadi sözleşmesini ileri sürerek 2004 yılında murislerine ait daireyi haksız olarak işgal ederek yerleştiğini, davalı ile müteahhit arasında yapılan sözleşmenin kendilerini bağlamadığını ileri sürerek 801 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 1 numaralı dairesine davalı tarafından gerçekleştirilen müdahalenin önlenmesine, davalının taşınmazdan tahliyesine, işgal tarihi olan 2004 yılından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı,ecrimisil davalarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu,kendisi ile davacıların murisi ... arasında noterde düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesinin imzalandığını,bu sözleşmeden davacıların da haberdar olduklarını,inşaatın yarım bırakıldığı ve büyük bir kısmının davacıların murisi tarafından tamamlandığı iddiasının doğru olmadığını,herkesin kendi çabası ile daireleri tamamladığını,kendisinin yapmış olduğu ödemeler neticesinde dava konusu dairede 2000 yılından beri oturduğunu, ayrıca tarafından ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/88 E sayılı dosyası ile açılan davada yapılan yargılama neticesinde davacılar tarafından kendisine 48.000 TL bedelin ödenmesine karar verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların murisinden tahsiline karar verilen 48000 TL nin henüz satış vaad eden davacıların murisi ve davacılar tarafından davalıya ödenmediği, kendisine satış bedeli ödenmediği sürece davacının satış vaadine dayanarak davaya konu taşınmazda oturmaya devam etmesinde fuzuli işgal söz konusu olmayacağından ecrimisilin yasal dayanağı bulunmadığı, men-i müdahele talebinin ise satış vaadine konu ve davalı tarafından davacıların murisine ödenen mahkemece iadesine karar verilen 48000 TL bedel ödeninceye kadar talep edilmesi hukuken mümkün bulunmadığından davacının bu süre içersinde hapis hakkını kullanma hakkı bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava konusu eski 801 ada 26 parsel(yeni 988 ada 13 parsel) sayılı taşınmazın 7/12 hisse ile davacıların murisi ... adına kayıtlı olduğu, davalının 22.08.2008 tarihinde ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/87 E sayılı dosyası ile muris ...’e karşı tapu iptal tescil ve tazminat davası açtığı, yapılan yargılama neticesinde 48.000 TL bedelin davacıların murisi ...dan tahsiline karar verildiği,kararın 18.05.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, bu tarihten sonra davalının kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı açıktır.Bu nedenle kararın kesinleştiği tarihten itibaren davalının kullanımının haklı olduğu söylenemeyeceğinden bu tarihten sonraki tarihler için el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesi gerekir.
Öte yandan 03.07.2014 tarihli celsede; davalı vekili tarafından davalının dava konusu daireyi boşalttığı ve davacı tarafından bu dairenin kiraya verildiği beyan edilmiş olmasına rağmen mahkemece bu husus üzerinde durulmadığı anlaşılmakla ,bu hususun mahkemece değerlendirilerek sonucuna göre meni müdahale yönüden bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetli değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.