Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/29902
Karar No: 2020/7454
Karar Tarihi: 23.06.2020

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/29902 Esas 2020/7454 Karar Sayılı İlamı

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2017/29902 E.  ,  2020/7454 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ... davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
    Y A R G I T A Y K A R A R I
    Davacı isteminin özeti:
    Davacı, 05/03/2012-2014 tarihleri arasında davalı şirketler nezdinde ... ... Hidroelektrik Santrali inşaatında çalıştığını, işyerine gidebilmek için sabah 05:30 da servise bindiğini, mesaisinin 06:45’de başlayıp 18:30’a kadar sürdüğünü, iş akdinin davalı taraflarca haklı neden olmaksızın feshedildiğini, ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek, fazla mesai ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsiline hükmedilmesini talep etmiştir.
    Davalı cevabının özeti:
    Davalı ... AŞ. vekili, davacının iş akdinin işvereni olan iş ortaklığının Kozan Şantiyesindeki işi bittiği için son bulduğunu, haftada 7 gün ve günde 11 saat çalıştığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hafta tatili ve genel tatillerde çalışma olmadığını,davacının ücretlerinin tam olarak banka hesabına yatırıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
    Davalı ... İnşaat Ltd. Şti. vekili; zamanaşımı def’inde bulunmuş, inşaat sektöründe hava durumu ve gece gündüz durumuna göre fazla mesai yapılamayacağını, davacının hafta tatillerini kullandığını, kullanmadığı gün yerine izin verildiğini, genel tatillerde çalışma olmadığını,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı .... vekili, müvekkilinin işveren konumunda olmadığını, ihale makamı ve iş sahibi olduğundan husumet yöneltilmeyeceğini, zira Enerjisa AŞ. nin faaliyet konusunun elektrik enerjisi üretimi olduğunu, dava konusu işin ise eser sözleşmesi ile yüklenicilere bırakılmış inşaat işi olduğunu, davacının işvereninin yapım işini üstlenen diğer şirketler olduğunu, kontrol ve denetim yetkisinin projenin gereği gibi uygulanıp uygulanmadığını denetlemek amacına yönelik olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkeme kararının özeti:
    Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Karar süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
    2-Taraflar arasında öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, davalılar .... ile ... İnşaat San.Tic.AŞ ve ... İnşaat San.Tic.Ltd.Şti iş ortaklığı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı noktasındadır.
    4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinin altıncı fıkrasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi; “bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişki” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre, asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması gereklidir.
    Somut olayda, davalı .... ile iş ortaklığı olan diğer davalı şirketler arasında,... İli ... Barajı ... ... Hidroelektrik Santrali yapım inşaatı işlerine ilişkin imzalanan sözleşme kapsamında açıklanan işlerin davalı iş ortaklığını oluşturan ... İnşaat San. Tic. A.Ş. ve ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılması kararlaştırılmıştır. Davacının, söz konusu işte, davalılar ... İnşaat San. Tic. A.Ş. ve ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çalıştığı anlaşılmaktadır.
    Mahkemece verilen kararda davalılar arasındaki ilişki irdelenmeden, 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu belirtilmiştir.
    Dosya kapsamında ana sözleşme bulunmakta ise de, davalı ....’nin faaliyet alanına ilişkin detaylı sicil bilgileri dosya içeriğine kazandırılmamıştır. Anılan sebeplerle, davalılar arasında imzalanmış sözleşmenin tüm ekleri ve davalı ....’nin faaaliyet alanına ilişkin ticaret sicili belgeleri dosyaya celp edilmeli; davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı noktasındaki uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgiyi de gerektirdiği hususu dikkate alınarak bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve neticeye göre bir sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
    3-Davacının fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının bulunup bulunmadığı noktasında uyuşmazlık mevcuttur.
    Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
    Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
    İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
    Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
    Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu"nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
    Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ispatı bakımından da aynı ilkeler geçerlidir.
    Somut olayda; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı işyerinde tanık anlatımlarına dayalı olarak haftada oniki saat fazla çalışma yapıldığı belirtilerek hesaplama yapılmış ise de, dosyadaki bir kısım imzasız bordroda ‘diğer kazanç’ başlığı altında fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuklarının bulunduğu görülmüş olmakla, bu hususun dikkate alınmaması doğru olmamıştır. Mahkemece, imzasız bordrolarda yer alan tahakkuklar açısından, bu tahakkukların dosyada bulunan banka kayıtları ile karşılaştırmak ve eksik dönem varsa getirtilmek suretiyle işçiye ödenip ödenmediği araştırılmalı, ödendiği belirlenirse bu tutarların hesaplanan alacaklardan mahsup edilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde verilen karar isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
    Sonuç:
    Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 23.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi