Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/95
Karar No: 2018/3658
Karar Tarihi: 29.03.2018

Taksirle öldürme - suçu bildirmeme - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2018/95 Esas 2018/3658 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen bir davada sanık, taksirle öldürme suçundan mahkum edildi ve suçu bildirmeme suçundan suça sürüklenen çocuklar ise beraat etti. Ancak suça sürüklenen çocuğun suçu bildirmeme suçundan verilecek ceza zamanaşımına uğradığı için dava düştü. Sanığın avukatı, müdafiiler ve katılanlar temyiz etti. Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise verilen kararı inceleyerek, suça sürüklenen çocukların suçu bildirmeme suçundan beraatine ilişkin hükümlerin onanmasına karar verirken, sanık ile ilgili kararı bozdu. Mahkeme, sanığın kusuru konusunda yeterli bir açıklama yapmadığı için kararı bozdu. Kanun maddeleri olarak ise TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/4, 278, 66/1-e, 66/2 ve 64/1; 5237 sayılı TCK'nın 278. maddesi; 5271 sayılı CMK'nın 223/8., 232/6, 289/1-g ve 34; 1412 sayılı CMUK'un 308/7 ve 321. maddeleri gösterildi.
12. Ceza Dairesi         2018/95 E.  ,  2018/3658 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle öldürme, suçu bildirmeme
    Hüküm : Sanık ... hakkında- TCK" nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
    Sanık ... ve suça sürüklenen çocuklar hakkında- beraat

    Taksirle öldürme suçundan sanık ..."ın mahkumiyetine, suçu bildirmeme suçundan suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... ile sanık ...’ın ayrı ayrı beraatlerine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii, katılan ... vekili ve katılan ... tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    1- Sanık ... ile suça sürüklene çocuklar ... hakkında suçu bildirmemek suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından, unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan ..."un sanık ile suça sürüklenen çocukların cezalandırılması gerektiğine, katılan vekilinin ise bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
    2- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında suçu bildirmemek suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu bildirmeme suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK"nın 278. maddesi gereğince 1 yıla kadar hapis cezası tayin ve takdir edileceği, aynı Kanunun 66/1-e maddesi gereği beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımının 8 yıl olduğu, yine aynı Kanunun 66/2 maddesi gereği fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş 15 yaşını doldurmamış olanlar için bu süresin yarısının geçmesi durumunda zamanaşımının dolacağı, suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 28.01.2014 tarihinden itibaren 4 yıllık zamanaşımının inceleme tarihinden önce gerçekleştiği anlaşılmakla, katılan ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK" un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK"nın 66/1-e, 66/2 ve 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE,
    2- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında suçu bildirmemek suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    UYAP sisteminden alınan nüfus kayıt örneğinden sanığın hükümden sonra 13.08.2015 tarihinde öldüğü anlaşıldığından TCK"nın 64/1. maddesi uyarınca gerekli araştırma ve kararın mahallinde verilmek üzere hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,
    3- Sanık ...’ın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesine gelince;
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, illiyet bağına, eksik inceleme yapıldığına, katılan ... ile katılan ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
    1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşıoy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, bu ilkelere uyulmadan, mahkemece "İddia, sanıklar ile ssç"lerin savunmaları, katılan beyanları, tanık beyanları,mahallinde icra edilen keşif, bilirkişi raporu, adli tıp kurumu raporu ve dosya kapsamında bulunan sair belge ve tutanaklar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; gerek icra edilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu gerekse adli tıp kurumu tarafından düzenlenen rapor içeriği dikkate alındığında mahkememiz değerlendirmesi ile kazanın oluşu, tarafların neticenin meydana gelmesindeki etkileri ve kusur durumları açısından yapılan incelemede bilirkişi raporlarında da belirtilen kanaat ile uyumlu olarak, sanığın kazanın oluşumunda asli kusurlu ölenin tali kusurlu olduğu yönünde mahkememizce de kabul görüldüğü, bu hali ile sanık ..."in üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu...” şeklindeki olayın oluşu ve sanığın kusuruna ilişkin hiçbir tespit ve kabul yapılmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
    Kabul ve uygulamaya göre de;
    1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK"nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
    2- Sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının ve kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK"nın 232/6. maddesine ve TCK"nın 52/3. maddesine aykırı davranılması,
    3- Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 5237 sayılı TCK"nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi,
    4-Sanığın idaresindeki araç ile seyir halinde iken, araçta yolcu olarak bulunan ... ve ..."ın sağ ve sol kapı üzerinde cam inik vaziyetteyken dışarı sarkık şekilde oturduğunu görmesine rağmen, el frenini çekerek spin attığı, direksiyonu sağa sola kırarak ve zig zag yaparak araç kullandığı sırada aracı mıcıra kaptırarak takla atması sonucu, araçta camdan dışarı sarkmış vaziyette bulunan ..."ın ölümü ile sonuçlanan olayda, sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği ve hakkında TCK"nın 22/3. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
    Kanuna aykırı olup, katılan ... ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi