Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/1415
Karar No: 2015/13001
Karar Tarihi: 08.06.2015

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2015/1415 Esas 2015/13001 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2015/1415 E.  ,  2015/13001 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk İş Mahkemesi
    ..


    Davacı, murisinin davalılardan işverene ait işyerinde 04/02/1995-05/01/1997 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
    Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

    K A R A R

    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2-Dava, davacının babası olan muris..."in 04/02/1995-05/01/1997 tarihleri arası davalı işveren nezdinde geçen ve Kuruma eksik bildirilen sürelerin tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, yazılı olduğu şekilde istemin reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme sonucu varılmıştır.
    Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa"nın 79. ve 5510 sayılı Yasa"nın 86/8. maddeleri gereği bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay"ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurumca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de, çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile
    aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden, muris adına davalı tarafından 04/02/1995 ve 02/08/1996 tarihli işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği, 02/08/1996-05/01/1997 tarihleri arası yine davalı tarafından 133 günlük bildirim yapıldığı, Kuruma sunulan prim belgelerinde 1995/1. dönemde muris adına 10 gün bildirim yapıldığı ancak bu 10 günlük sürenin murise ait hizmet döküm cetvelinde gözükmediği, 1995-1997 arası dönem bordrolarının getirtildiği ancak bordroların kısmi olduğu, dinlenen kısmi bordro tanıkların birinin kendi çalıştığı dönem itibariyle fiili çalışmayı doğruladığı, işyerinde meydana gelen bir iş kazası ile ilgili yürütülen ceza soruşturmasında murisin usta olarak çalıştığının belirtildiği, murisin 24/09/1996 tarihli kolluk beyanında, sigorta kaydının 02/08/1996 tarihinde yapıldığını ancak bir yıldan beri sigortasız çalıştığını beyan ettiği, ayrıca murisin iş kazası tespiti soruşturmasında...müfettişine Ekim/1996 tarihinde verdiği beyanda ise, Ağustos/1996 tarihinden itibaren işyerinde çalıştığını belirttiği anlaşılmaktadır.
    Somut olayda, muris adına davalı tarafından Kuruma bildirilen ancak hizmet döküm cetvelinde gözükmeyen 1995/1. dönemdeki 10 günlük sürenin hüküm altına alınmaması, .. müdürlüğü, belediye başkanlığı, vergi dairesi, Kurum ve muhtarlık gibi kamu kurumları aracılığıyla komşu işyerleri sahipleri ve çalışanlarının tespit edilip dinlenmediği, murisin iş kazası nedeniyle kolluğa ve...müfettişine verdiği beyanları dikkate alınıp dosyadaki diğer bilgi ve belgelerle karşılaştırılıp değerlendirilmediği böylece davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmeden sonuca gidildiği görülmektedir.
    Yapılacak iş;
    1-) muris adına davalı tarafından Kuruma bildirilen ancak hizmet döküm cetvelinde gözükmeyen 1995/1. dönemdeki 10 günlük süreyi hüküm altına almak,
    2-) uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde Kurum, vergi idaresi, belediye, muhtarlık ve emniyet müdürlüğü gibi kamu kurumları aracılığıyla tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, murisin iş kazası nedeniyle kolluğa ve...müfettişine verdiği beyanları dikkate alınıp, dosyadaki diğer bilgi ve belgelerle birlikte karşılaştırılıp ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi